Ana Sayfa › Kelime Listesi
YDS & YÖKDİL Kelime Listesi
YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında en sık karşına çıkan 4841 akademik İngilizce kelime. Her kelimenin Türkçe anlamı, örnek cümlesi, eş anlamlıları ve ezberleme tekniği ayrı sayfasında. Harfe tıklayarak gez, kelimeye tıklayarak çalış.
Konulara Göre Kelimeler
YÖKDİL alan bazlı hazırlık için kelimeleri konularına göre çalış.
4841 kelime · A–Z
A 350
ability yetenek, kabiliyet, kapasiteaccept kabul etmek, onaylamak, üstlenmekagree katılmak, aynı fikirde olmak, mut…avoid kaçınmak, sakınmak, önlemekadvantage avantaj, üstünlük, yararagreement anlaşma, uzlaşma, mutabakat, sözl…authority yetki, otorite, uzman, yetkili me…aware of farkında, haberdar, bilincindearrive in/at varmak, ulaşmakaccess to erişim, giriş hakkıafraid korkmuş, çekinen, ürkmüşaim amaçlamak, hedeflemek; amaç, gayeaware bilinçli, farkında olanauthentic özgün, hakiki, güveniliralternative seçenek, alternatif, çareapparently görünüşe göre, belli ki, anlaşılanapproach yaklaşım, tarz; yaklaşmakattitude tutum, tavır, yaklaşımafford (maddi) gücü yetmek, bedelini kar…appropriate uygun, yerinde, münasip · el koym…accuse suçlamak, itham etmekapologize for özür dilemek, af dilemekappear to gibi görünmek, gözükmekapply to başvurmak, müracaat etmek, (kural…attract cezbetmek, çekmek, ilgi toplamakadjust ayarlamak, uyum sağlamak, düzenle…admit itiraf etmek, kabul etmek (içeri…asset varlık, mülk, kazanç/artı değerattempt çabalamak, girişmek, teşebbüs etm…angle açı, bakış açısı, yönadopt benimsemek (fikir/yöntem), evlat…assessment değerlendirme, kıymet takdiriaid yardım etmek, desteklemek; yardım…amuse eğlendirmek, güldürmek, oyalamak…annoy kızdırmak, rahatsız etmek, canını…adapt to uyum sağlamak, adapte olmakapproach to ...-e yaklaşım, ...-e yaklaşmakassignment ödev, görev, atamaacknowledge kabul etmek (doğruluğunu), tanıma…accordingly buna göre, bu doğrultuda, dolayıs…appeal to cazip gelmek (hitap etmek), başvu…architecture mimariargument about tartışma, sav, argümanassistance yardım, destekassociate with ilişkilendirmek, (biriyle) arkada…attack on saldırı, eleştiriask about/for sormak (about), istemek (for)award ödüllendirmek, (ödül/ceza) vermekacid asitarise ortaya çıkmak, meydana gelmek, ka…attribute to atfetmek, ...-e bağlamak, ...-den…alter değiştirmek, başkalaştırmak, tadi…amusement eğlence, keyif, şaşkınlıkla karış…annoyed kızgın, rahatsız olmuş, sinirliargue with tartışmak, ağız kavgası etmekarrest tutuklamak; (gelişimi) durdurmak/…applicable uygulanabilir, elverişliapplicant aday, başvuru sahibiapproval of onay, tasvip, kabulapprove of onaylamak, uygun bulmakattach to eklemek, bağlamak, önem atfetmekawesome müthiş, harika, heybetliaccompany eşlik etmek, beraberinde bulunmakappropriately uygun bir şekilde, yerindeact as ... görevi görmek, ... olarak işl…autonomous özerk, otonom, kendi kendini yöne…analogy benzeşim, analoji, kıyaslama, örn…awkward sakar, beceriksiz, garip (durum),…add to artırmak, (soruna) katkıda bulunm…adequate for yeterli, uygun, kafiadvisor danışman, müşaviranchor çapa, demir, dayanak noktası, (ha…arm kol, (kurum için) şube; silahland…await beklemek, hazır olmakaxis eksen, mihveraccount for oluşturmak (yüzde/miktar), açıkla…acquisition edinim, kazanım, elde etmeadverse olumsuz, ters, elverişsiz, zararlıadmiration hayranlık, takdir, beğeniagenda gündem, ajanda, yapılacaklar list…anniversary yıl dönümüannoyance kızgınlık, rahatsızlık, bıkkınlıkapplicable to uygulanabilir, geçerli, ilgiliassign to atamak, görevlendirmek, tahsis et…attempt at girişim, teşebbüsautonomy özerklik, otonomi, bağımsızlıkadmission kabul, giriş izni, itirafadolescent ergen, gençlik dönemindeki kişiappreciation for takdir, minnettarlık, (değer) art…attend to ile ilgilenmek, bakmak, kulak ver…attorney avukat, dava vekiliacceptable to -e uygun, kabul edilebilir, makulaircraft uçak, hava taşıtıadhere to (kurala/ilkeye) bağlı kalmak, uym…ankle ayak bileğiaffection sevgi, şefkat, bağlılıkambassador büyükelçi, elçi, temsilcianimated canlı, hareketli, hararetli, anim…anxiously endişeyle, kaygıyla, huzursuzcaapplause alkış, takdiraviation havacılıkassure of garanti etmek, güvence vermek, ik…attachment to bağlılık, sadakat, eklentiattentive dikkatli, tetikteabsent from -den yoksun olmak, -de bulunmamakaged yaşlı, ... yaşında; yıllanmışaloud sesli olarak, yüksek sesleabruptly aniden, birdenbire, keskin bir şe…accountable sorumlu, hesap verebiliracquaintance tanıdık (kişi), aşinalık, bilgi s…aggression saldırganlık, düşmanlık, tecavüz…amount to tekabül etmek, anlamına gelmek, .…adjacent bitişik, komşu, yan yanaallocate tahsis etmek, ayırmak, paylaştırm…amendment yasa değişikliği, düzenleme, düze…ash külaspire to şiddetle arzu etmek, (yüksek bir…assertion iddia, sav, (hakkını) savunmaawfully korkunç bir şekilde, (konuşma dil…ashamed of utanmış, mahcupauction açık artırma, mezataudition seçme sınavı (sanatçı/oyuncu için)act on harekete geçmek, (bir şeye dayana…allowance 1. ödenek, harçlık 2. izin verile…articulate açıkça ifade etmek, (eklem) birle…auditorium konferans salonu, dinleyiciler bö…adore çok sevmek, tapmak, hayran olmakabbreviate kısaltmak (kelime/metin), özetlem…allow for hesaba katmak, göz önünde bulundu…assault on saldırı, hücumassault saldırmak, darp etmekattentive to dikkatli, ilgili, özenliarch kemer, yay; kavis çizmekadvisable tavsiye edilen, akıllıca, uygun,…align hizalamak, uyumlu hale getirmek,…alternate sırayla yapmak, nöbetleşe yapmak,…appreciative takdir eden, minnettar, değer bil…arrogance kibir, küstahlık, büyüklenmeartifact insan yapımı nesne, (tarihi) eserastronomical astronomik, (miktar olarak) çok b…authenticate doğrulamak, tasdik etmek, orijina…abortion kürtaj, gebeliğin sonlandırılmasıagile çevik, atik, hızlı uyum sağlayanangular açısal, köşeli, kemikli (yüz/vücu…animate canlandırmak, hayat vermek, harek…accustom alıştırmak, adapte etmekapron önlük, (havalimanı) apronascribe to atfetmek, (bir nedene) bağlamak,…ascribe atfetmek, yakıştırmakabort iptal etmek, (görevi/süreci) durd…antibody antikor, bağışıklık maddesianxiety over ... üzerine duyulan kaygı, ... il…apprentice çırak, stajyerassorted çeşitli, türlü, karışıkabstraction soyutlama, soyut kavramadorable çok sevimli, tapılasıattic tavan arasıautograph imza (ünlü birinin), el yazısıacquaint tanıtmak, haberdar etmek, aşina k…alignment hizalama, ayar, uyum, (siyasi) it…annex ilhak etmek, (topraklarına) katma…annotation dipnot, ek açıklama, not düşmeanonymously isimsiz olarak, kimliğini gizleye…answer to hesap vermek, karşı sorumlu olmak…apricot kayısıapt to eğilimli, meyilli, olasıarguable tartışılabilir, (savunulabilir) k…arrogantly kibirle, küstahçaascent yükseliş, tırmanışassortment çeşitlilik, karışım, tasnifastonishingly şaşırtıcı bir şekilde, hayret ver…attainment elde etme, başarı, kazanımavail fayda sağlamak, yararı olmakavid hevesli, hırslı, tutkuluadvent (önemli bir şeyin) gelişi, ortaya…affiliate bağlı olmak, iştirak etmek, ilişk…awe hayranlık ve korku karışımı saygı…abdomen karın, karın boşluğu (tıbbi)address as ... olarak hitap etmek, adlandırm…anthem marş, ulusal marşarmour zırhavert önlemek, bertaraf etmek, (gözleri…awkwardly sakarca, acemice, garip bir şekil…adulthood yetişkinlik, erginlik çağıabstain from -den kaçınmak, uzak durmak; (oyla…adherence bağlılık, riayet, (kurallara) uyumaggravate kötüleştirmek, şiddetlendirmek, a…allegation iddia, suçlama (henüz kanıtlanmam…allege iddia etmek (kanıt sunmadan), ile…anonymity anonimlik, isimsizlik, kimliği be…antiquity ilkçağ, antik dönem, eskilik, ant…apathetic ilgisiz, kayıtsız, duygusuzarbitrarily keyfi olarak, rastgeleancestral atalara ait, atalardan kalma, soy…aquatic suda yaşayan, suculartery atardamar, ana yol/hatalleviate hafifletmek, dindirmek, azaltmak…aversion tiksinme, nefret, sevmemeapprehend yakalamak (tutuklamak), kavramak…apprehensive endişeli, kaygılı, kuruntuluauthentically gerçekçi bir şekilde, aslına uygu…austerity kemer sıkma, tutumluluk, sertlik…abduct kaçırmak (birini zorla), alıkoymakantidote panzehir, çare, karşıt etkenapt zeki, kavrayışlı; uygun, yerindeattire kıyafet, giyim kuşamacclaim övmek, alkışlamak; övgü, beğeniacutely ileri derecede, keskin bir şekild…affirmative olumlu, doğrulayıcı, teyit ediciabound bol olmak, (bir şeyle) dolu olmak…ambient çevresel, ortam (sıcaklığı/sesi),…amplification yükseltme, artırma, güçlendirme,…annexation ilhak, topraklarına katma, eklentiannihilate yok etmek, imha etmek, yerle bir…annul feshetmek, iptal etmek, geçersiz…apex zirve, doruk, uç noktaappease yatıştırmak, sakinleştirmek, (tav…arbitrate hakemlik yapmak, ara buluculuk ya…assuredly kesinlikle, elbette, şüphesizavenge intikam almak, öcünü almak · öç a…appetizing iştah açıcı, lezzetliaffinity yatkınlık, yakınlık, benzerlikarticulately açık ve net bir şekilde, düzgün b…articulation telaffuz, (düşünceyi) ifade etme,…atrocity vahşet, mezalim, gaddarlıkabbey manastır, büyük kilisearduous çetin, güç, zahmetliarmpit koltuk altıaverse to karşı, isteksiz, muhalifadditive katkı maddesi, ekaffectionately şefkatle, sevgiyleaisle koridor (uçak, otobüs, mağaza vb.…ambush pusu, tuzak; pusuya düşürmekamnesty genel af, afambivalent kararsız, karmaşık duygular besle…alien to ...-e yabancı, ...-e aykırıalternating ardışık, değişken, nöbetleşe, dal…arousal uyarılma, canlanma, uyanışartillery topçu birliği, ağır silahlarartisan zanaatkar, ustaagitate kışkırtmak, tahrik etmek; çalkala…amphibian iki yaşamlı, amfibi (hem suda hem…akin to ...-e benzer, ... ile yakın, andı…appall dehşete düşürmek, çok şaşırtmak,…armament silahlanma, askeri teçhizatartful kurnaz, becerikli, hünerliasymmetry asimetri, uyumsuzluk, orantısızlıkalibi mazeret, (hukukta) suç anında baş…absenteeism devamsızlık, işe/okula gelmeme or…aggregation toplama, biriktirme, kümeleşmealienate yabancılaştırmak, uzaklaştırmak,…allude to ima etmek, üstü kapalı söz etmek,…attrition yıpranma, azalma, (sayıca) düşüşaudacity cüret, küstahlık, büyük cesaretalienation yabancılaşma, uzaklaşma, aidiyet…animosity düşmanlık, kin, husumet, garezantagonize düşman etmek, karşıtlık yaratmak,…antiquated modası geçmiş, köhne, çağ dışıapprehensively endişeyle, korkuylaarable tarıma elverişli, ekilebilirailment hastalık, rahatsızlık (genellikle…allot pay etmek, bölüştürmek, (süre/hak…almighty kadiri mutlak, her şeye gücü yete…ambitiously hırsla, iddialı bir şekilde, büyü…amiable cana yakın, sevimli, dost canlısı…ace çok başarılı olmak (sınavda), uzm…altruism diğerkamlık, özgecilik, fedakarlı…ambivalence duygu karmaşası, ikilem, kararsız…antecedent öncül, geçmiş, evveliyat; (zamiri…antithesis karşıt sav, tam zıtlık, antitezatrocious menfur, çok kötü, gaddaraccredit yetkilendirmek, akredite etmek, (…adamantly inatla, kesin bir dille, ısrarlaakin benzer, yakın, akrabaaye evet oyu, kabulabrasive aşındırıcı, yıpratıcı; (kişi için…acquit beraat ettirmek, aklamakadjourn (toplantıya/oturuma) ara vermek,…afflicted muzdarip, (hastalığa/derde) yakal…assailant saldırganastutely zekice, ferasetle, kurnazcaatrophy körelme, dumura uğrama; körelmekavidly hevesle, istekle, büyük bir arzuy…abdicate (tahttan/yetkiden) çekilmek, fera…accrue birikmek, (faiz vb.) tahakkuk etm…affliction dert, hastalık, ıstırap, belaalleviation hafifletme, dindirme, azalmaallusion ima, dokundurma, gönderme (edebi/…amenable bir şeye açık, yatkın, dünden raz…apparition hayalet, tayf, garip görünümapportion paylaştırmak, bölüştürmek, tahsis…ardently coşkuyla, ateşli bir şekilde, şev…armistice ateşkes, mütarekeaxiom aksiyom, ilke, temel doğru, düsturaccede to (anlaşmaya/isteğe) razı olmak, ka…assail saldırmak (sözlü/fiziksel), (koku…adultery zina, eşini aldatma (evlilik dışı…alertly tetikte olarak, dikkatle, uyanık…amputation uzuv kesilmesi, ampütasyonattenuate zayıflatmak, etkisini azaltmak, i…abridged kısaltılmış, özetlenmiş (kitap/me…absentmindedly dalgınlıkla, dikkatsizceagitator kışkırtıcı, tahrikçi, eylemciamicably dostça, barışçıl bir şekilde, tat…amphibious hem suda hem karada giden/yaşayan…appallingly korkunç bir şekilde, dehşet veric…aberration sapma, anormallik, olağandışılıkatrociously berbat bir halde, zalimceamoral ahlakla ilgisiz, ahlak dışı (ahla…acquittal beraat, aklanmaallotment pay, hisse, tahsisat, dağıtımamalgamate birleşmek, birleştirmek, kaynaşma…abdication tahttan çekilme, feragat, istifaaudaciously cüretkârca, küstahça, cesurcaagonise kafa patlatmak, çok düşünmek, kıv…amorous şehvetli, aşk dolu, sevdalıavarice açgözlülük, para hırsıanachronism tarih hatası, anakronizm (çağına…atonement kefaret, telafiauspicious hayırlı, uğurlu, umut vericiail rahatsız etmek, sıkıntı vermek, h…alimony nafakaalms sadaka, hayır, bağışamorphous biçimsiz, şekilsiz, amorf (net bi…almanac yıllık, almanak (gökbilim ve hava…afforestation ağaçlandırma, ormanlaştırmaabject sefil, acınası, aşağılık (durum)assiduously gayretle, özenle, bıkmadan usanma…accost yanına sokulmak, yolunu kesmek, (…admonition uyarı, ihtar, nasihataffidavit yeminli ifade, yazılı beyanagonizingly azap verircesine, can sıkıcı dere…amalgam karışım, alaşım, birleşim, harmanabhorrent iğrenç, menfur, nefret uyandıranacquiesce (isteksizce/sessizce) kabul etmek…anachronistic çağdışı, zamanı geçmiş, modası ge…abet (suça) teşvik etmek, yardım ve ya…abomination yüzkarası, iğrenç şey, menfur dur…adroit becerikli, maharetli, usta (özell…altruistically fedakarca, karşılık beklemeden, d…abominate nefret etmek, tiksinmekactuate harekete geçirmek, çalıştırmak, (…antagonistically düşmanca, hasmane bir şekilde, zı…altimeter altimetre, yükseklik ölçerarrogate haksız yere iddia etmek, (yetkiyi…allusive imalı, üstü kapalı, atıfta buluna…austerely sertçe, sade bir şekilde, mütevaz…abscond firar etmek, (suç işleyip/parayla…abjure (inancından/hakkından) vazgeçmek,…auspiciously hayırlı bir şekilde, umut verici…
B 277
based on -e dayalı, temel alan, esas alanbenefit yararlanmak, fayda sağlamakborder sınır, hudut, kenarbreak kırmak, bozmak; (yasa) ihlal etme…belong to ait olmakblind kör, görme engelli · kör etmek, g…broad geniş, engin, kapsamlıban yasaklamak, men etmekbear taşımak, katlanmak, ürün vermekbelieve in inanmak (bir şeye/birine)bottom dip, en alt kısım, tabanbattle savaşmak, mücadele etmekblend karışım, harman · karıştırmak, ha…blow esmek, üflemek; (isim) darbe, şokbone kemikbrief kısa, öz; (fiil) bilgilendirmekbegin with ile başlamak, ilk olarakbrave cesur, yürekliburden yük, sorumluluk, külfet · yükleme…bias önyargı, eğilimboard (taşıta) binmek; kurul, heyetbad at bir şeyde kötü, yeteneksizbite ısırmakbitter acı (tat/duygu), keskin (soğuk),…bond bağ, ilişki; bono/tahvilboost artırmak, desteklemek, yükseltmekbrilliant parlak, zeki, muhteşembroadcast yayın yapmak (radyo/TV); (isim) y…borrow from ...den ödünç almak, borç almakband grup (müzik), şerit, bant, (insan…back desteklemek, arka çıkmakbutter tereyağı · yağlamak, (up ile) dal…barely neredeyse hiç, güçbela, ancakbend bükmek, eğmek, kıvrılmakblank boş, ifadesizbowl kase, çanakbrick tuğlabit parça, kırıntı, az miktarbeg yalvarmak, dilenmekboom patlama (ekonomi/nüfus), ani artı…brand marka; (hayvan) damgalamakby-product yan ürünblink göz kırpmakbare çıplak, yalın, boşbreakthrough çığır, önemli buluş, büyük gelişmebleed kanamak, (para vb.) sızdırmakblessing nimet, lütuf, onay/duaboil kaynamak; (öfke) köpürmekbubble kabarcık, (ekonomik) balonbug böcek, dinleme cihazı, yazılım ha…burst patlamak, yarılmak, patlak vermekbell zil, çanbake fırınlamak, pişirmek (hamur işi v…bucket kovabypass es geçmek, atlamak, etrafından do…bank banka ile çalışmak, (bank on) bel…bow eğilmek, selamlamak; boyun eğmekbreed tür, cins; (fiil) yetiştirmek, ür…broaden genişletmek, arttırmak (ufuk/bilg…bunch demet, salkım, grupbenchmark kriter, mihenk taşı, kıyaslama no…beard sakalbet bahis, iddia · bahse girmek, iddi…brake fren, durdurucu mekanizma · fren…bride gelinbachelor bekar erkek, lisans mezunubargain pazarlık etmek, anlaşmakblast patlama, şiddetli rüzgarbore sıkmak (bunalmak); delmek (matkap…broadly geniş çapta, genel hatlarıyla, ka…bar yasaklamak, engellemek, tıkamakblame on suçu (birine) atmak, sorumlu tutm…blessed kutsanmış, şanslıbored with ...den sıkılmış, bıkmışbreast göğüs, memebreeze esinti, meltem; (fiil) süzülerek…bulb ampul, bitki soğanıbean fasulyeblouse bluzbush çalıbeef sığır etibeloved sevgili, çok sevilenbizarre tuhaf, acayip, garipblade bıçak ağzı, kanat (pervane)blaze yangın, alev · alev alev yanmak/p…boredom can sıkıntısıbounce zıplamak, sekmek; (çek) karşılıks…bribe rüşvetbuzz vızıldamak, (haber) yayılmak · vı…bitterly fena halde, acı bir şekildebelly karın, göbekbuddy yakın arkadaş, ahbapbureaucracy bürokrasi, kırtasiyecilikbackbone omurga, temel direk, (mecazi) kar…banner pankart, afiş, sancakbark havlamak, (emir) yağdırmakbench bank, tezgah, yargı kürsüsüblur bulanıklaşmak, netliğini bozmak;…breathtaking nefes kesici, büyüleyicibrowse göz atmak, incelemek, (hayvan) ot…badge rozet, nişan, kimlik kartıbeam ışın, kiriş (inşaat)bang çarpmak, gümlemek, vurmakbat yarasa, sopa (beyzbol vb.)busy with ile meşgulbinding bağlayıcı, zorunlubackache sırt ağrısı, bel ağrısıballot oy pusulası, oylamabroker komisyoncu, simsar, aracıbilateral iki taraflı, karşılıklıbinary ikili (sistem)blush yüzü kızarmak, utanmakboldly cesurca, cüretkarcabother with zahmet etmek, (biriyle/bir şeyle)…broke beş parasız, iflas etmiş (argo/ko…beverage içecekbin kutu, çöp kutusu, haznebroom süpürgebad-tempered aksi, huysuz, sinirliblossom çiçek açmak, gelişmek, canlanmakblurred bulanık, net olmayanboycott boykot etmekbrainstorm beyin fırtınası yapmak, fikir üre…bully zorba, kabadayı · zorbalık etmek,…bait yem, tuzakbasin havza, leğen, çanakbeggar dilencibeware of sakınmak, dikkat etmekbolster güçlendirmek, desteklemek, tahkim…bystander seyirci, olaya karışmadan izleyenblunt kör (keskin olmayan); dobra, açık…boast of övünmek, böbürlenmek, (bir şeye)…borderline sınır çizgisi, sınırda (belirsiz)barefoot yalınayakblister su toplanması, kabarcıkblooming gelişen, çiçek açan, parlayan (ek…bossy otoriter, emretmeyi seven, patron…boulevard bulvar, geniş caddebracelet bilezik, bileklikbud tomurcuk, filizbaseless asılsız, temelsiz, dayanaksızbeware sakınmak, dikkatli olmakbottleneck darboğaz, tıkanıklık noktasıbrisk canlı, hareketli; sert (rüzgar);…barren çorak, verimsiz, kısırblatant bariz, apaçık (kötü bir şey), küs…bleach beyazlatmak, ağartmakbooklet kitapçık, broşürbrag övünmek, hava atmakbrew demlemek (çay/kahve); (olumsuz bi…bruise morartmak, berelemek, zedelemek ·…burial gömme, definbail out kefaletle serbest bırakmak, (ekon…blackmail şantaj (yapmak)bolt sürgülemek; fırlayıp kaçmak; (isi…boundless sınırsız, uçsuz bucaksızbrutally vahşice, acımasızca, dürüstçe (ar…bulky hantal, cüsseli, çok yer kaplayanbenevolent hayırsever, iyi niyetli, sevecenbenign iyi huylu (tıp), zararsız, yumuşakbackfire geri tepmek, ters tepmek (plan)barricade barikat, engel · barikat kurmak,…blackout elektrik kesintisi, karartma, yay…barley arpabillboard ilan panosu, reklam tabelasıbony kemikli, çok zayıf, sıskabrunch kuşluk yemeği, geç kahvaltıbumper tampon (araç)buzzer zil, sesli uyarıcıbloodshed kan dökme, katliambluff blöf, kandırmaca · blöf yapmak, k…brutality acımasızlık, vahşet, gaddarlıkburglar hırsız (ev/bina)behold seyretmek, görmek, bakmakbarred yasaklı, parmaklıklıbind up bağlamak, sarmak (yara vb.)binoculars dürbünbookkeeping defter tutma, ön muhasebebottomless dipsiz, sonu olmayanbrainwash beyin yıkamakballroom balo salonubandit haydut, eşkıya, soyguncubarrack kışla, baraka (askeri koğuş)bidder teklif veren (ihaleye/açık artırm…blacken karartmak, lekelemek (itibar)baffling şaşırtıcı, kafa karıştırıcı, anla…baggy bol, torba gibi (kıyafet)banish sürgün etmek, kovmak, aklından çı…bewildering şaşırtıcı, kafa karıştırıcı, sers…blatantly apaçık, pervasızca, göz göre göreblemish lekelemek, bozmak, kusurblunder büyük hata, gaf, pot kırmabourgeois burjuva, orta sınıf, maddiyatçıbrittle kırılgan, hassas, kolay kırılanblitz ani ve yoğun saldırı, yıldırım ha…bothersome can sıkıcı, zahmetli, rahatsız ed…bound for ...yolcusu, ...istikametine gidenbrigade tugay, ekipbust iflas etmek, baskın yapmak, patla…bathrobe bornozbeak gagabesiege kuşatmak, etrafını sarmakbrainy zeki, akıllıbushy gür, sık (saç/kıl/bitki)black sheep yüz karası, dışlanmış kişibluntly açıkça, lafını sakınmadan, kabacabouquet buket, çiçek demeti; (şarap) koku…brass pirinç (metal); üst düzey yetkili…briskly çabucak, canlı bir şekildebulge şişmek, çıkıntı yapmak, pırtlamakbutt hedef (alay konusu), izmarit, dip…blacksmith demircibookworm kitap kurdu, çok okuyan kimsebooze alkollü içki (argo)bullshit saçmalık, zırvabestow bahşetmek, sunmak, armağan etmekbeckon el işaretiyle çağırmak, gel gel y…buoyant yüzen, batmayan, neşeli, (piyasa)…burdensome ağır, yorucu, külfetlibatter hırpalamak, sertçe vurmak, (hamur…boastful övüngen, kendini beğenmişbone-dry kupkuru, tamamen kurumuşbrawl arbede, sokak kavgasıbricklayer duvar ustasıbarbed dikenli (tel vb.), iğneleyici (sö…barehanded çıplak elle (silahsız/eldivensiz)bashful utangaç, çekingen, sıkılganbenevolence hayırseverlik, iyilik, lütufbeset kuşatmak, (sorunlarla) çevrili ol…bigotry yobazlık, bağnazlık, tahammülsüzl…bosom bağır, göğüs; (mecazi) kucakbygone geçmiş, mazi, eskide kalmışbellow böğürmek, yüksek sesle bağırmakbefall (kötü bir şey) başına gelmekbenefactor hayırsever, bağışçıbimonthly iki ayda bir (veya ayda iki kez)bigot yobaz, bağnazbigoted yobaz, bağnaz, dar görüşlübefitting uygun, yaraşır, münasipbeguile aklımı çelmek, kandırmak, büyülem…blurt out ağzından kaçırmak, pat diye söyle…bog down batağa saplanmak, ilerleyememek,…bountiful bol, bereketli, cömertbrainchild fikir ürünü, özgün buluş/fikirbrazen utanmaz, yüzsüz, küstahbayonet süngüblasphemy dine hakaret, küfür, kutsal değer…backbite arkasından konuşmak, gıybet etmekblare out bangır bangır çalmak, yüksek ses…booby-trap bubi tuzağıburgle soymak (ev/bina)bailiff icra memuru, mübaşirbenevolently iyilikle, yardımsevercebewitch büyülemek, aklını başından almakblandly yavan bir şekilde, ilgisizce, sır…boisterous gürültülü, şamatacı, taşkınbeget yol açmak, sebep olmak, (baba) do…bisect iki eşit parçaya bölmekbleakly umutsuzca, kasvetli bir şekildeboastfully böbürlenerekbewitching büyüleyici, efsunlubrazenly utanmazca, yüzsüzcebrusque kaba, sert, tersburnish cilalamak, parlatmak, (imaj) düze…bereft mahrum, yoksunbigamy iki eşlilikblissfully mutlulukla, (olumsuz bir şeyden)…bountifully cömertçe, bolcabrashly küstahça, aceleci ve düşüncesizcebrimful ağzına kadar dolu, taşanbrusquely kabaca, sert bir şekildebellicose kavgacı, savaş yanlısıbombastic gösterişli (söz/yazı), abartılı,…blithely umursamazca, gamsızca, neşeylebuoyantly neşeyle, canlı bir şekildeboorishly kabaca, yontulmamış bir şekildebeguilingly kandırarak, ayartıcı bir şekilde
C 490
choose seçmek, tercih etmekcompare karşılaştırmak, kıyaslamakconclusion sonuç, yargı, bitişcarry taşımak, götürmek, sürdürmekchange dönüşmek, değişmekcontact iletişime geçmek, temas kurmakcertain emin, kesin, belirlicomparison karşılaştırma, kıyasconversation sohbet, konuşma, söyleşiclose to -e yakın, neredeysechoice seçenek, tercih, seçimcover 1. kaplamak (v) 2. (haber vb.) ya…care bakım, özen, dikkatchallenge zorluk, sorun, meydan okumaconsist of -den oluşmak, meydana gelmekcandidate adaycapable of ... yeteneğine sahip, ... yapabil…claim to iddia etmek; hak talep etmekcommunicate with iletişim kurmak, haberleşmekconcentrate on odaklanmak, yoğunlaşmakcontent içerik, kapsamcontribute to katkıda bulunmak, sebep olmak, yo…constantly sürekli, durmaksızıncrime suç, cürümcure tedavi etmek, iyileştirmek; (soru…cycle döngü, devir, dönemconclude sonuçlandırmak, karara varmak, (a…considerable hatırı sayılır, önemli, kayda değ…cause of nedeni, sebebicitizen vatandaş, yurttaşconsider as olarak görmek, değerlendirmekcontrast karşılaştırmak (farkları), zıtlık…currency para birimi, döviz; geçerlilikcircumstance durum, koşul, halcombine with ile birleşmek, birleştirmek, harm…compete rekabet etmek, yarışmakconcern about endişelenmek, kaygılanmakcount 1. saymak, hesaba katmak 2. öneml…cloth kumaş, bezcommitment bağlılık, taahhüt, sorumlulukcomplicated karmaşık, çetrefillicomponent bileşen, parça, unsurconsiderably oldukça, önemli ölçüde, epeyceconvince of ikna etmek, inandırmakcope with başa çıkmak, üstesinden gelmekcolumn sütun, kolon; köşe yazısıcomment on hakkında yorum yapmak, fikir beya…comprehension kavrama, anlama, idrakconduct yürütmek, yönetmek, iletmek, (isi…conservative muhafazakar, tutucu, (tahmin için…contract 1. sözleşme, kontrat (n) 2. (hast…cover with ile kaplamak, ile örtmekcapture yakalamak, ele geçirmek, zapt etm…colleague meslektaş, iş arkadaşıcommit to kendini adamak, taahhüt etmekcooperate with işbirliği yapmak, birlikte çalışm…calendar takvimcontemporary çağdaş, modern, aynı dönemde yaşa…control over üzerinde denetim, hakimiyetchallenging zorlu, güç, uğraştırıcıcommit (suç) işlemek; kalkışmakcomposed of -den oluşmuş, meydana gelenconcrete somut, betonconsult danışmak, başvurmakcontinent kıta, anakaracurve kavis, eğri, viraj · bükmek, kavi…coal kömürcompetent yetkin, ehil, beceriklicorn mısır, nasırcrucial to hayati, çok önemli, kritikconfusing kafa karıştırıcı, şaşırtıcıconsistent with tutarlı, uyumlucorporation şirket, kurum, ticari kuruluşcredit 1. kredi, güven (n) 2. atfetmek,…cross haç, çarpı işareti, kesişim · (ba…cable kablo, telgrafcliff yalıyar, sarp kayalık, uçurum ken…casual gündelik, sıradan, geçici (işçi),…chronic kronik, süreğen, müzmincompletion tamamlama, bitirme, bütünlemeconscience vicdanconscious of bilinçli, farkındaconstitution anayasa, bünye, oluşumcontent with memnun, hoşnutcontrary to -in aksine, -in tersinecrush ezmek, parçalamak, (isyanı) bastı…careful about ... konusunda dikkatli/titizchain zincir, seri · zincirlemek, bağla…chase kovalamak, takip etmekchoice of seçimicease sona erdirmek, durdurmak, kesilmekcharacteristic of -e özgü, tipik, karakteristikcollaborate with ile iş birliği yapmak, ortak çalı…compatible with ile uyumlu, bağdaşırcompatible uyumlu, geçimliconceal gizlemek, saklamak, örtbas etmekcourt 1. mahkeme (n) 2. kur yapmak, (te…cow inekcare for bakımını üstlenmek, hoşlanmak/sev…chart çizelge, tablo, harita · haritası…companion yoldaş, arkadaş, eşlik edencompute hesaplamak, işlem yapmakconfess to itiraf etmekconfidently kendinden emin bir şekildeconsciously bilinçli olarak, kastenconveniently rahatça, elverişli bir şekilde, t…countless sayısız, pek çokcruel to zalim, acımasız, gaddarcognitive bilişsel, zihinselcompel zorlamak, mecbur bırakmakcomply with kurallara uymak, riayet etmek, bo…condemn kınamak, ayıplamak, (cezaya) mahk…consensus fikir birliği, uzlaşı, mutabakatconstraint zorunluluk, baskı, kısıtcrack çatlak, yarık (n) · çatlamak, kır…curtain perdecentre on odaklanmak, merkeze almak, üzerin…cite as olarak belirtmek, alıntılamak, ör…civilized uygar, medeniclassify as olarak sınıflandırmak, tasnif etm…climax doruk noktası, zirve, en heyecanl…confess itiraf etmek, günah çıkarmakconfuse with karıştırmak (ayırt edememek), ben…contrary zıt, ters, karşıtcontradict çelişmek, aksini iddia etmek, iti…contradiction çelişki, tutarsızlıkchest göğüs; sandıkconstraint on kısıtlama, baskı, engelcontroversy anlaşmazlık, tartışma, ihtilafcrown taç, hükümdarlık, zirvecage kafescharacterize as olarak tanımlamak, nitelendirmekcoincide with ile aynı zamana denk gelmek, uyuş…compile derlemek, bir araya getirmekcomplication zorluk, karmaşa; (tıpta) komplika…confined kısıtlı, kapalı, sınırlıconflicting çelişkili, çatışancorresponding ilgili, tekabül eden, denk gelencorrupt yozlaşmış, ahlaksız, rüşvetçi (ad…coverage kapsam, yayın (medya), sigorta te…critical of eleştirel, kusur bulan, muhalifcube küpceiling tavan, (fiyat/ücret için) üst sın…chosen seçilmişcoat kaplamak (yüzeyi); paltocoin yeni bir sözcük/deyim türetmek; m…criterion kriter, ölçüt, kıstascrop tahıl, ekin, mahsul, ürün · kısa…cruise gemi seyahati, (sabit hızla) seyr…curved eğri, kavisli, bükükcorruption yolsuzluk, yozlaşma, çürümeclown palyaço, soytarıcoalition koalisyon, güç birliğicomb tarak · taramak; didik didik aram…commission görevlendirmek, sipariş etmek; ko…commodity ticari mal, hammadde, metacomplementary tamamlayıcı, bütünleyicicompliance uyumluluk, kurallara uyma, riayetconcise kısa ve öz, az ve özconclusive kesin, nihai, inandırıcı (kanıt)conform to (kurala/standarda) uymak, uyum sa…confrontation yüzleşme, çatışma, karşı karşıya…conspiracy komplo, gizli anlaşmacarrier taşıyıcı (hastalık/eşya), nakliye…casually üstünkörü, havadan sudan, gündeli…categorise as ... olarak sınıflandırmak/kategor…cautiously temkinli bir şekilde, dikkatlicecharm çekicilik, cazibe, tılsım · büyül…citizenship vatandaşlıkcivilian sivil (asker olmayan) · sivil, as…confession itirafcontroversy over ... üzerine anlaşmazlık/tartışmacough öksürmek (v); öksürük (n)curiously merakla; tuhaf bir şekildecheer up neşelenmek, neşelendirmek, moral…collar yaka; (hayvan için) tasmacompound bileşik; (sorunu) katlayarak büyü…comprise oluşturmak, kapsamak, içermekconcede kabul etmek (yenilgiyi/gerçeği),…conceive tasarlamak, hayal etmek, hamile k…cottage kulübe, kır evicumulative birikimli, kümülatif, artarak çoğ…contamination kirlilik, kirlenme, bulaşmacontradictory çelişkili, tutarsızcandy şekerlemecaution uyarmak, ihtar etmekcertify onaylamak, tasdik etmek, belgelem…charge with suçlamak, ile görevlendirmekcherry kirazcirculate dolaşmak, devretmek, yayılmak (ha…clause madde (hukuk/anlaşma), cümlecik (…coarse pütürlü, kaba (doku/davranış), adicolossal devasa, muazzam büyüklüktecommentary yorum, canlı anlatım (maç vb.), ş…commute (ev ile iş arasında) gidip gelmek…conductor iletken (madde), orkestra şeficonsiderate düşünceli, nazikcorrelate ilişkilendirmek, ilişki kurmak, k…correspond with 1. ile haberleşmek/yazışmak 2. il…crow karga · (horoz) ötmek; (mecaz) öv…campaign against ...-e karşı kampanya yürütmek/müc…careless of ... konusunda dikkatsiz, umursamazcash bozdurmak (çek), paraya çevirmekchildish çocukça (olumsuz), çocuksuchip yontmak, (kenarından) kırmak; çip…copyright telif hakkıcurse lanet, bela, beddua; küfürcab taksi, sürücü kabinichew çiğnemekcirculation dolaşım, (gazete/dergi için) tirajclap alkışlamakconcession taviz, ödün, imtiyazconstrained zoraki, kısıtlanmış, baskı altındacontagious bulaşıcıcontend iddia etmek, ileri sürmek, mücade…convict of (bir suçtan) hüküm giydirmek, suç…copper bakırcucumber salatalık, hıyarcaptive tutsak, esircliché klişe, basmakalıp sözcomplain of şikayet etmek; (hastalık vb.) yak…counter 1. tezgah, gişe 2. karşı koymak (…county ilçe, idari bölge (ABD/İngiltere)correspondence 1. yazışma 2. uyum, benzerlikcounsel tavsiye vermek, danışmanlık yapma…courtesy nezaket, kibarlık, lütufcrucially önemli ölçüde, kritik bir şekilde…cart el arabası, at arabası, sepet (sa…chop doğramak, (balta ile) kesmekcognition biliş, kavrama, idrakcontemplate tasarlamak, niyet etmek, derin dü…counterpart mevkidaş, muadil, karşılıkcurl kıvırmak, bükülmek; buklecynical alaycı, insanlara güvenmeyen, köt…cabbage lahanacater to hitap etmek, ihtiyacını karşılama…centralize merkezileştirmek, tek elde toplam…chamber oda, bölme, meclischerish değer vermek, (bir umudu/anıyı) y…circuit devre, dolaşım, pistcling yapışmak, sıkıca tutunmak, bağlı…compliment on övmek, iltifat etmekconfide sır vermek, güvenmekcorrespondent muhabir · muhabir (veya mektuplaş…chilly serin, soğuk; mesafeli (davranış)choke boğulmak (nefessiz kalmak), tıkam…countable sayılabilircrawl emeklemek, sürünmekcrew mürettebat, ekipcrumb kırıntı, zerrecikcurb kontrol altına almak, dizginlemek…chalk tebeşir, kireç taşıchin çene (alt uç)circus sirkclay kil, balçıkcolloquial konuşma diline ait, günlük dilde…commendable övgüye değer, takdire şayancommunal toplumsal, ortaklaşa, müşterekcompilation derleme, toplamacomposite bileşik, karmacompulsive takıntılı, zorunlu, önlenemezcongestion tıkanıklık, sıkışıklık (trafik/bu…contempt for aşağılama, hor görme, küçümsemecrab yengeçcaption resim altı yazısı, başlıkcaptivity tutsaklık, esaretcarriage vagon, fayton, taşımaceasefire ateşkescheek yanak; küstahlık/yüzsüzlük (argo)clothe giydirmek, donatmakcoil sarmak, dolamak; bobin, kangalcosmic evrensel, kozmikcozy rahat, sıcak, samimi (yer)chimney bacaclaw pençe; pençelemekcock horoz, erkek kuşconducive to olanak sağlayan, vesile olan, yar…confer görüşmek, danışmak (with); (hak/ü…conformity uyum, benzerlik, itaatcontingent on -e bağlı, şarta bağlı, endekslicork mantar, tıpacarve oymak, (et) kesmek, şekillendirmekclearance tasfiye, izin, yetki, açıklıkcloak pelerin, cübbe; (mec.) örtmek, gi…competently yetkin bir şekilde, ustacacorpse ceset, naaşcourteous kibar, nazik, saygılıcrooked yamuk, eğri; (mecaz) sahtekar, do…calf baldır, danacarpenter marangozchorus koro, nakaratcolor-blind renk körücreek dere, çay, küçük ırmakcubic kübik, küp şeklinde, hacimselcuddle sarılmak, kucaklaşmakchampion savunmak, desteklemek, öncülük et…civic kentsel, yurttaşlıkla ilgili, kam…concisely kısaca, öz bir şekildeconfide in sırrını açmak, güvenip dertleşmekconfidentially gizlice, mahrem bir şekildeconverge birleşmek, aynı noktada buluşmak,…coup darbe, askeri darbe, büyük başarıcanvas tuval, branda, çadır bezicatchy akılda kalıcı, cazip, ilgi çekiciclass as olarak sınıflandırmakcleanse arıtmak, temizlemek, paklamakcomplacent rehavete kapılmış, halinden memnu…crane vinç (inşaat); turna (kuş) · boyn…cane baston, kamışcannon top (silah)chick civciv; genç kuşchina porselen, çinicome to terms over/with uzlaşmak, (zor bir durumu) kabull…concerted kararlaştırılmış, ortaklaşa, yoğu…conclusively kesin olarak, tartışmasız bir şek…confinement hapsedilme, kapatılma, (doğum) lo…confiscate el koymak, müsadere etmekconnote çağrıştırmak, yan anlam içermekconscientious işini iyi yapan, vicdanlı, titizconspicuous for göze çarpan, belirgin (bir özelli…convene toplamak (kurul vb.), toplanmak,…converse 1. konuşmak (v) 2. zıt, aksi (adj…cordial samimi, içten, nazikcavity oyuk, boşluk, (diş) çürükclash over üzerine çatışmak, anlaşmazlığa dü…clergy ruhban sınıfı, din adamlarıclutch sımsıkı tutmak, kavramak; debriyajcold-blooded soğukkanlı (canlı/katil); acımasızconvertible dönüştürülebilir, üstü açılır ara…cram tıkıştırmak, (sınav için) ineklem…cross with melezlemek, çaprazlamakcry for feryat etmek, şiddetle talep etme…coercion baskı, zorlama, cebrcoercive zorlayıcı, baskıcıconspicuously apaçık, göze batacak şekildeconsiderately düşünceli bir şekilde, nezaketlecorrective düzeltici, ıslah edicicramped dar, sıkışık (mekan)candidly içtenlikle, samimiyetle, açıkçacaptivated büyülenmiş, etkilenmişcascade çağlayan, şelale, ardışık dökülmekchancellor şansölye (başbakan), rektörcoherently tutarlı bir şekilde, anlaşılır bi…contraceptive gebelik önleyici, doğum kontrol i…correspondingly buna bağlı olarak, buna paralel ş…crafty kurnaz, düzenbaz, hilekarcultivated ekili, işlenmiş; (kişi için) kült…counterfeit sahte (para/belge), taklitcovertly gizlice, el altındancaretaker bakıcı, hademe, geçici görevlicellar kiler, mahzen, bodrumclog tıkamak, tıkanmak, engel olmakcoffin tabutcomically gülünç bir halde, komikçecomplacency rehavet, (tehlikeli) rahatlık, ha…courthouse adliye binasıcardinal asli, temel, başlıcacerebral beyinle ilgili, zihinsel, entelek…conceit kibir, kendini beğenmişlikconcur aynı fikirde olmak, uyuşmak, aynı…confiscation el koyma, müsaderecongregate toplanmak, bir araya gelmekcustomarily adet olduğu üzere, alışılagelmiş…craze moda, akım, geçici heves (çılgınl…chuckle kıkırdamak, kendi kendine gülmekclench (diş/yumruk) sıkmak, kenetlemekclumsily acemice, sakarcacoarsely kabaca, pütürlü şekildecrammed tıklım tıklım, dolu, sıkışıkcrease kırışıklık (n); kırışmak, buruşma…crest doruk, zirve, (dalga/dağ) tepesi;…cuff manşet, paça; kelepçecontemptuous küçümseyen, hor görencorrosion korozyon, aşınma, paslanmacripple sakatlamak, felç etmek, bozmak (i…crippled felce uğramış, sakat, işlevsiz ha…circumvent (kurnazca) atlatmak, etrafından d…composure soğukkanlılık, sakinlik, dengecondone göz yummak, hoş görmek (kötü bir…contrive tasarlamak, kurmak, (zorlukla) be…chant slogan atmak, ilahi söylemek, tek…chore gündelik iş, ev işi, angaryaclerical büro işine ait, katiplikle ilgili…colonel albaycommendably takdire şayan bir şekildecompassionately merhametle, şefkatleconduction iletim (ısı/elektrik)conductive iletken, geçirgencrimson kızıl, koyu kırmızıcrouch çömelmek, sinmekcrucify çarmıha germek, (mecaz) yerden ye…corrode aşındırmak, paslandırmak, çürütmekcourteously nazikçe, kibarcacartridge kartuş, fişekchoosy seçici, müşkülpesent, titizclamp kenetlemek, sıkıştırmakcommensurate with ile orantılı, denk, uyguncommensurate orantılı, eşit ölçüdecompost kompost, organik gübrecontemptible aşağılık, rezil, hor görülmeye la…causative neden olan, sebep teşkil eden, et…cavalry süvari birliği, atlı askercirculatory dolaşım ile ilgili (kan vb.)cohere birbiriyle tutarlı olmak, yapışma…combatant savaşçı, muharipcondolence başsağlığı, taziyeconductivity iletkenlikconfederate müttefik, suç ortağıcreed inanç, öğreti, itikatcrumple buruşturmak, (kağıt vb.) kırışmak…cordially samimiyetle, içtenliklecorrosive aşındırıcı, yakıcıcaress okşamak, şefkat göstermekcharmingly hoş bir şekilde, büyüleyici biçim…chatter gevezelik etmek, çene çalmak; (di…cheapen ucuzlatmak, değerini düşürmek, ba…chime (çan/zil) çalmak; uyum sağlamakcopious bol, bereketli, çok miktardacensure kınama, sert eleştiri · kınamak,…cognizant of bir şeyin bilincinde/farkında olm…condescend tenezzül etmek, küçümseyerek davr…congenial kafa dengi, uyumlu, cana yakınconstancy süreklilik, sadakat, değişmezlikcarcass leş, hayvan ölüsü, (bina/araç) is…clasp sıkıca tutmak, kenetlemekcocky kendini beğenmiş, burnu havadacorruptly ahlaksızca, hileylecurfew sokağa çıkma yasağıcutlery çatal bıçak takımıcovet imrenmek, göz dikmek, çok istemekconciliatory yapıcı, uzlaşmacı, gönül alıcıclamour gürültü, haykırış, toplu ve yükse…commune (doğa vb. ile) bütünleşmek, hasbi…cannibal yamyamclean-shaven sinekkaydı tıraşlı, sakalsızcrossfire çapraz ateşconscientiously vicdanla, titizliklecorrelative bağlantılı, ilişkili, karşılıklıcrookedly eğri büğrü bir şekilde, hileyle,…concoct (bahane/hikaye) uydurmak, (yemek)…connive suça göz yummak, gizlice işbirliğ…crossly huysuzca, sinirli bir şekildecapsize alabora olmak, devrilmek (tekne)carnage katliam, kıyım, kan gölüchaste namuslu, iffetli, sade (üslup)creaky gıcırtılıcrudely kabaca, basitçe, kabataslakcoalesce birleşmek, kaynaşmak, tek vücut o…cross-eyed şaşıcentennial yüz yıllık, yüzüncü yıl dönümüchancy riskli, şansa kalmışcovetous açgözlü, haris, başkasının malınd…capitulate teslim olmak, boyun eğmek (şartlı)circumcise sünnet etmekclandestine gizli, el altından yapılan (genel…conceitedly kibirle, böbürlenerekcontentiously tartışmalı bir şekilde, kavgacı b…culpable kusurlu, kabahatli, suçlucunningly kurnazca, sinsice, beceriklicechastise cezalandırmak, sertçe eleştirmekchastity iffet, namus, saflıkcheckered damalı; inişli çıkışlı (kariyer/g…congenially uyumlu bir şekilde, cana yakıncaconsensually karşılıklı rızayla, anlaşarakconvection ısı yayımı, konveksiyoncredulously safça, kolayca inanarakcrinkle buruşmak, kırışmak (kağıt/kumaş s…cadence ritim, ahenk, vurgucallously duygusuzca, gaddarcacapacious geniş, ferah, çok yer alancelibacy bekârlık (özellikle dini sebepler…cogently ikna edici bir şekilde, mantıklıcacongruous uyumlu, ahenkliconvalesce iyileşmek, nekahet dönemini geçir…curtly kısa ve ters bir şekilde, kaba bi…chivalric şövalyece, mert, centilmencondole başsağlığı dilemek, acısını payla…castigate cezalandırmak, şiddetle kınamak,…carnally bedensel olarak, cinsel yollaconsentingly razı olarak, isteyerekcalcified kireçlenmiş, (fikir) sertleşmiş/d…clank şıngırdamak, metal sesi çıkarmakcockeyed yamuk, eğri; saçma (fikir)convalescence iyileşme dönemi, nekahetcaustically iğneleyici bir şekilde, alaycı ve…cloven yarık, ayrık (genelde toynak için)cravenly korkakça, ödleklechurlishly kabaca, aksi bir şekildecoaxingly tatlılıkla kandırarak, ikna edici…cryptically esrarengiz bir şekilde, şifreli o…
D 365
describe tanımlamak, betimlemek, tarif etm…deal with başa çıkmak, ele almak, ilgilenme…deserve hak etmek, layık olmakdifficulty zorluk, güçlük, sıkıntıdistance mesafe, uzaklıkdirection yön, istikamet; yönetim, talimatdiscover keşfetmek, bulmakdirect yönetmek, yönlendirmek; doğrudandefinition tanım, tarif, netlikdifferent from ...-den farklı, değişikdeny inkar etmek, reddetmek, yalanlamakdivide into ...-e bölmek, ...-e ayrılmakdown aşağıya, (fiil) düşürmek/devirmekdrop damla, düşüş, azalma · düşürmek,…diverse çeşitli, türlü türlü, farklıdiversity çeşitlilik, farklılıkdestination varış noktası, gidilecek yerdestruction yıkım, tahribat, imhadetermine to karar vermek, azmetmek; belirlemekdepth derinlik, yoğunlukdisappear yok olmak, gözden kaybolmakdisappoint hayal kırıklığına uğratmakdrive sürmek, sevk etmek, itmek, (bir d…delivery teslimat, dağıtım; doğumdoubt about ... hakkında şüphedeliberately kasten, bilerek, planlı bir şekil…desperate çaresiz, umutsuz, gözü dönmüşdominant baskın, hakim, egemendominate hakim olmak, egemen olmak, hükmet…determination kararlılık, azim; belirlemedemand for bir şeye olan talep, istekdivision bölme, kısım, anlaşmazlık/ayrılıkdream of ...-i hayal etmekdistribution dağılım, dağıtım, paylaştırmadealer satıcı, tüccar, bayidecide on karar kılmak, ... üzerinde karar…desire for bir şeye duyulan arzu, istekdistant uzak, mesafeli (soğuk)derive türetmek, elde etmek, kaynaklanmakdomain alan, saha, etki alanıdramatically çarpıcı biçimde, önemli ölçüdeduration süre, müddet, devam süresidecrease in azalmak, düşüş göstermekdeparture kalkış, ayrılış; sapmadevelop into dönüşmek, halini almak, gelişmekdisturb rahatsız etmek, (huzuru/düzeni) b…donation bağışdrag sürüklemek, zorla çekmekdisplay sergilemek, göstermek (duygu/davr…deceive kandırmak, aldatmak, yanıltmakdisappointment hayal kırıklığı, hüsrandraft taslak, müsvedde · taslağını hazı…devote to adamak, tahsis etmekdie of ...-den ölmek (hastalık/açlık vb.)dive dalmak (suya/piyasaya), düşüşe ge…dozen düzine (12 adet)dedicate to adamak, ithaf etmekdepress üzmek, bunaltmak; (ekonomiyi/fiya…distinct belirgin, bariz, farklıdamage to ...'e verilen zarar, hasar, ziyandivision of ...-nın bölümü, ...-nın paylaşımıdivorce boşanmadistinction ayrım, fark, üstünlük/seçkinlikdrastic köklü, sert, şiddetli (değişim/ön…dust tozdefence against savunma, müdafaadenial inkar, ret, yalanlamadepart from ayrılmak (yerden/fikirden), sapmakdeposit birikim, tortu; kapora, teminat ·…descend inmek, alçalmak, (soydan) gelmekdevoted sadık, kendini adamışdisadvantage of ...-in dezavantajı, sakıncasıdiscount indirim; (fiil olarak) göz ardı e…distract dikkatini dağıtmak, odağını bozmakdish tabak, kap; yemekdress in ... giyinmek (belli bir tarzda/re…demanding zorlu, çok şey isteyen, uğraştırı…distinguish from ayırt etmek, farkı görmekdraw from (bir kaynaktan) elde etmek, çıkar…dare to cesaret etmek, cüret etmek, kalkı…diagnose teşhis etmek, tanı koymakdisclose ifşa etmek, açığa çıkarmak, açıkl…deficit açık (bütçe), noksanlık, zarardenote belirtmek, simgelemek, anlamına g…dot nokta, benekdrastically ciddi ölçüde, köklü biçimdedeploy konuşlandırmak, görevlendirmek (a…deputy vekil, yardımcı, milletvekilidim loş, sönük, zayıf (umut/ışık)drown boğulmak, boğmak (suda)dialect lehçe, ağız, şivedisagree over ...üzerinde anlaşmazlığa düşmek,…distinct from ...-den farklı, ...-den ayrıdeceptive aldatıcı, yanıltıcıdepict as olarak tasvir etmek, göstermek, b…designated belirlenmiş, atanmış, tahsis edil…disturbance kargaşa, bozulma, rahatsızlıkdivert yönünü değiştirmek, saptırmakdiffer in ...bakımından farklılaşmakdizzy başı dönen, sersemlemişdrop in habersiz uğramak, çat kapı gelmekdictate dikte etmek, emretmek, (koşulları…dignity itibar, haysiyet, onurdisrupt aksatmak, sekteye uğratmak, (düze…distress elem, keder, sıkıntı, tehlike dur…dam barajdebatable tartışmalı, kuşkulu, şüphelidecay çürüme, bozulma; (diş) çürük · çü…deception aldatma, hile, kandırmacadeployment konuşlandırma, yayılma, uygulamadevotion sadakat, bağlılık, fedakarlıkdisable etkisiz hale getirmek, sakatlamak…disagreement over ...konusunda anlaşmazlık, uyuşmaz…disapprove beğenmemek, tasvip etmemekdisorder bozukluk, rahatsızlık; kargaşa, d…distinctly belirgin bir şekilde, açıkça, net…distinguished seçkin, ünlü, tanınmışdistraction dikkat dağıtıcı şey, oyalama, dik…duplicate kopyalamak, çoğaltmak, örneğini ç…dealing ilişki, alışveriş, muamele, ticar…deserving hak eden, layıkdip daldırmak, batırmak; (seviye olar…divorce from ...-den boşanmak, (bir fikirden)…drill delmek, sondaj yapmak, (askeri) e…diligent çalışkan, gayretli, titizdisapproval onaylamama, tasvip etmeme, retdisapprove of onaylamamak, uygun bulmamakdispose of başından savmak, elden çıkarmak,…disruption aksama, kesinti, kargaşadigest sindirmek, özümsemek (bilgi)distracted dikkati dağılmış, kafası karışıkdamp nemli, rutubetlidarling sevgili, canım, çok sevilendeduce from sonuç çıkarmak, tümdengelim yapmakdesignate as olarak atamak, belirlemek, işaret…detain gözaltına almak, alıkoymak; gecik…deterioration bozulma, kötüleşme, gerilemedate with / from ... tarihine dayanmak, ... zamanı…defective arızalı, kusurlu, eksikdeport sınır dışı etmekdivert from saptırmak, (dikkati) başka yöne ç…drift sürüklenmek (akıntıyla/rüzgarla)deliberation müzakere, etraflıca düşünme, görü…downhill yokuş aşağı, kötüye gidişdrawer çekmecedrum davul; (parmakla vb.) tempo tutmakdetention gözaltı, tutuklama; alıkoymadisregard göz ardı etmek, dikkate almamakdislike for hoşlanmama, sevmeme, hoşnutsuzlukdeduct from çıkarmak, kesinti yapmak (para/pu…deduct çıkarmak, tenzil etmekdeficient in yetersiz, eksik, noksandiligently gayretle, itinayla, çalışkanlıkladismissal kovulma, işten çıkarma; (dava) re…disposal imha etme, atma, elden çıkarma; k…diverge from ...-den ayrılmak, farklılaşmak, s…diverge çatallanmak, ayrılmak, farklılaşm…dominance over ... üzerindeki hakimiyet, üstünlükdrought kuraklık, kıtlıkdean dekandeck güverte; iskambil destesidelicately nazikçe, incelikle, hassas bir şe…dog peşini bırakmamak, izlemek (sorun…dormitory öğrenci yurdu, yatakhanedressing 1. sos (salata) 2. pansumandrug addict madde bağımlısı, uyuşturucu bağım…dumb dilsiz, konuşamayan; (argo) aptaldigestion sindirim, hazımdebris enkaz, moloz, döküntüdegrade aşağılamak, küçük düşürmek; (biyo…discern ayırt etmek, seçmek, fark etmekdivergence fikir ayrılığı, sapma, uzaklaşmadiscouraged hevesi kırılmış, bezgindispute over ... üzerine tartışmak, anlaşmazlı…distortion çarpıtma, bozulma, saptırmadensely yoğun bir şekilde, sıkıcadependable güvenilir, itimat edilirdisrespect for saygısızlıkdisruptive yıkıcı, bozucu, aksatıcıdeter caydırmak, yıldırmakdischarge tahliye etmek, taburcu etmek, (at…displacement yer değiştirme, yerinden edilmedispose eğilimli kılmak, (belirli bir dur…darken karartmak, koyulaşmak, (ruh hali)…decode şifresini çözmek, deşifre etmekdice zar; küp küp doğramakditch hendek, çukurdome kubbedisguise kılık değiştirmek, gizlenmek; kam…delicacy lezzet; narinlik, hassasiyetdelusion sanrı, kuruntu, yanılgıdenounce as olarak ihbar etmek, kınamak, suçl…deprivation yoksunluk, mahrumiyet, ihtiyaçdiscriminate from ayırt etmek, farkı görmek; (again…disgrace rezalet, yüz karası, utanç · rezi…dread dehşete kapılmak, çok korkmakduplication kopyalama, çoğaltma, yinelemedwell on bir konu üzerinde durmak, kafa yo…dwelling konut, mesken, evdough hamurdrip damlamak, damlatmakdiscrete ayrık, farklı, bağımsızdeceased merhum, rahmetli, ölmüşdeceptively aldatıcı bir şekilde, göründüğünü…decompose ayrışmak, çürümek, parçalanmakdepletion tükenme, azalma, boşalmadesolate terk edilmiş, ıssız, harapdeviate from sapmak, ayrılmak (konudan/rotadan)diffuse yaymak, dağıtmak; yayılmışdearly çok, yürekten; pahalıyadove 1. güvercin/kumru 2. barış yanlıs…dummy maket, sahte, taklit (değişken) ·…disseminate yaymak, (bilgi) neşretmekdecentralize yerinden yönetim uygulamak, (yetk…defect taraf değiştirmek, iltica etmek;…deterrent caydırıcı, engelleyici unsurdetrimental to zararlı, hasar vericidiscredit gözden düşürmek, itibarını zedele…dormant uykuda, faal olmayan, sönmüş (yan…duty-free gümrüksüz, vergiden muafdwindle giderek azalmak, küçülmek, erimekdimly loş bir şekilde, belli belirsizdisarm silahsızlandırmak; (mecazen) yumu…disciple mürit, takipçi, öğrenci (ekol)disprove çürütmek, aksini ispatlamakdetest tiksinmek, nefret etmekdisqualify diskalifiye etmek, yetkisini elin…distrustful güvensiz, şüphecidomesticate evcilleştirmekdoom makus talih, kötü kader, ölüm/yık…dusk akşam karanlığı, alacakaranlıkdiscretion takdir yetkisi, sağduyu, ketumiyetdisintegrate parçalanmak, dağılmak, ufalanmakdeter from caydırmak, vazgeçirmek, engellemekdignified ağırbaşlı, onurlu, vakurdisregard for umursamazlık, hiçe saymadecently doğru dürüst, terbiyeli bir şekil…decency edep, terbiye, ahlak, namusdegrading aşağılayıcı, onur kırıcıderivation köken, türetme, kaynaklanmadetriment zarar, hasar, aleyhdiscreetly gizlice, çaktırmadan, dikkatlicedismantle sökmek, parçalarına ayırmak, (sis…dissuade caydırmak, vazgeçirmekdent göçük, çökük; (mecazen) zarar, ek…diabetic şeker hastası, diyabetikdivisible bölünebilirdevoid of yoksun, mahrumdispel defetmek, gidermek, (şüpheyi) yok…disposition mizaç, yaradılış, eğilimdaunt gözünü korkutmak, yıldırmak, cesa…defiant meydan okuyan, karşı gelen, isyan…derogatory aşağılayıcı, küçültücüdisplease hoşnutsuz etmek, gücendirmekdampen nemlendirmek; (hevesini/etkisini)…daybreak gün ağarması, seher vakti, şafakdeform biçimini bozmak, yamultmakderail raydan çıkmak; (planı) bozmak, ba…destructive of yıkıcı, zarar vericidispersion dağılım, yayılımdrowsy uykulu, sersemlemiş, mayışmışdub dublaj yapmak, seslendirmek; isim…dyslexia disleksi, öğrenme güçlüğüdetainee tutuklu, gözaltına alınan kişidope doping, uyuşturucudissident muhalif, karşıt görüşlüdeformation bozulma, deformasyon, şekil bozuk…disclaimer sorumluluk reddi beyanı, feragatn…dogged inatçı, azimli, kararlıdownright büsbütün, tam anlamıyla, düpedüzdwarf gölgede bırakmak, (yanında) küçük…discourteous kaba, saygısız, nezaketsizdeafen sağır etmek, (gürültü ile) kulakl…deviant sapkın, normalden sapan (davranış)devout dindar, inançlı, samimidissipate 1. dağılmak, yok olmak 2. çarçur…degenerate yozlaşmak, bozulmak; yozdeity tanrı, ilahdelude kandırmak, yanıltmak, avutmakdemean alçaltmak, küçük düşürmekdominion hakimiyet, egemenlik, hükümranlıkdemote rütbesini indirmek, tenzili rütbe…distil damıtmak, özünü çıkarmakdistractive dikkat dağıtıcıdungeon zindan, yer altı hapsidutiful görevşinas, sadık, itaatkârdisengage ayrılmak, bağını koparmak, (asker…dismal kasvetli, kederli, berbatdecadence çöküş, yozlaşma, ahlaki gerileme…defer to (birinin kararına) uymak, boyun e…despicable aşağılık, adi, rezildisproportionately orantısız bir şekilde, aşırı dere…dangle sarkmak, sarkıtmak, sallanmakdecelerate yavaşlamak, hızını kesmekdetonation infilak, patlamadignify değer vermek, onurlandırmak, (bir…draught hava akımı, cereyandrench sırılsıklam etmek, ıslatmakdistilled damıtılmışdecadent çökmüş, yozlaşmış, sefahat düşkünüdelineate tasvir etmek, betimlemek, sınırla…digress konudan sapmak, sadede gelmemekdilate genişlemek (göz bebeği/damar), bü…disclaim inkar etmek, reddetmek (sorumlulu…disembark (gemiden/uçaktan) inmek, yük boşa…dislocate yerinden oynatmak, (eklem) çıkmakdefiantly meydan okurcasına, küstahçadestitute muhtaç, yoksul, kimsesizdocile uysal, söz dinleyen, yönetilmesi…dexterity el becerisi, ustalık, kıvraklıkdainty narin, zarif, çıtı pıtıdesolation yalnızlık, ıssızlık, yıkımdestructively yıkıcı bir şekildedefame iftira atmak, karalamak, adını le…deprecate onaylamamak, karşı çıkmak, küçüms…detestable iğrenç, tiksindirici, menfurdissipation dağılma, israf, sefahatdesirous of istekli, heveslidiscordant uyumsuz, ahenksiz, kulağı tırmala…discourteously saygısızca, kabacadully donukça, sıkıcı bir şekilde, hiss…disinterested tarafsız, çıkarsız, objektifdilapidated harap, yıkık dökük, bakımsızdisdainful küçümseyici, hor görendispassionate duygularına yenilmeyen, tarafsız,…decimate büyük bir kısmını yok etmek, kırı…decoy yem, tuzak, şaşırtmacadelirium sayıklama, hezeyan, çılgınlıkdexterous hünerli, eli çabuk, beceriklidiminutive ufak tefek, minyon, küçültme (söz…discriminately ayırt ederek, fark gözeterekdisgracefully rezilce, utanç verici bir şekildedissuasion caydırma, vazgeçirmedistressingly üzücü/rahatsız edici bir şekildedeftly beceriklice, ustaca, maharetledelusive aldatıcı, hileli, yanıltıcıdemure ağırbaşlı, mahcup, uysaldesolately kederli bir halde, perişan bir şe…despair of umudunu kesmek, yeise kapılmakdubiously kuşkuyla, şüpheyledestitute of yoksun, -den mahrumdandy züppe, giyimine aşırı düşkün erkekdarn örerek onarmak, yama yapmakderisively alaycı bir şekilde, küçümseyerekdawdle oyalanmak, ağır almak, vakit öldü…demobilize terhis etmek, askerden arındırmakdismally kasvetli bir şekilde, feci haldedissuasive caydırıcıdeviously sinsice, dolambaçlı bir şekildedazzlingly göz kamaştırıcı bir şekilde, büyü…deceivingly aldatıcı bir şekilde, yanıltıcı o…decapitate kafasını kesmek, başını uçurmakdeify tanrılaştırmak, yüceltmek, tapmakdisparagingly küçük düşürücü şekilde, aşağılayı…dissolute sefih, ahlaksız, sefahat düşkünüdrably donukça, sıkıcı bir şekildedeferentially saygıyla, hürmetle, itaatkar bir…dereliction ihmal, görevi savsaklama; terk ed…daintily zarifçe, nazikçe, titizlikledespondently umutsuzca, morali bozuk bir şekil…diabolically şeytanca, zalimce, gaddarcadauntlessly korkusuzca, yılmadandogmatize dogmatik konuşmak, kesin doğrular…dissolutely ahlaksızca, sefihçedeleteriously zararlı bir şekilde, sağlığı boza…
E 223
enough yeterli, kafiend sonlandırmak, bitirmek, sona ermekevidence kanıt, delil, bulgueffect etki, tesir, sonuçencounter karşılaşmak, rastlamak, (sorun) y…ensure sağlamak, garantiye almak, emin o…establish kurmak, tesis etmek, kanıtlamakescape kaçmak, firar etmek, kurtulmakemotion duygu, hisequipment ekipman, teçhizat, donanım (sayıl…examine incelemek, muayene etmek, sınav y…exchange değiş tokuş etmek, bozdurmak (par…expression ifade, anlatım, deyimexplain to birine açıklamak, izah etmekestimate tahmin etmek, hesaplamak, değer b…excuse mazur görmek, affetmek, izin verm…evident açık, belli, aşikarexpense masraf, gider, maliyetefficient verimli, işleyen, randımanlıemerge ortaya çıkmak, belirmek, (sorunun…emphasis vurgu, önem, üzerinde durmaevaluate değerlendirmek, kıymet biçmekexcite heyecanlandırmak, uyandırmak (ilg…explanation for ... için açıklama, izahateliminate elemek, ortadan kaldırmak, yok et…endless sonsuz, bitmek bilmeyen, ebediexact tam, kesin; zorla/talep ederek al…expansion genişleme, büyüme, yayılmaextension uzatma, genişletme, ek süre, dahi…employ işe almak, istihdam etmek; (yönte…enthusiasm heves, coşku, istek · coşku, hevesevaluation değerlendirme, incelemeevolve evrim geçirmek, gelişmek, dönüşmekexclude hariç tutmak, dışlamak, dahil etm…engagement nişanlılık, katılım, çatışma, ran…equivalent denk, eşit, muadilessentially aslında, esasen, temeldeextent kapsam, boyut, derece, ölçüexperience in ... konusunda deneyim/tecrübeenterprise girişim, işletme, ticari kuruluşelect seçmek (oy vererek)enroll kaydolmak, yazılmak (okul, kurs,…episode bölüm, olay, nöbet/atak (hastalık)evidently açıkça, belli ki, anlaşılan o kiexploration keşif, araştırma, incelemeembarrassed utanmış, mahcup, sıkılmışenforcement yürürlüğe koyma, uygulama, zorlamaexclusive ayrıcalıklı, özel, seçkinextract çekip çıkarmak, elde etmek, (diş)…exceptional istisnai, olağanüstü, nadirexpose maruz bırakmak, ifşa etmek, açığa…erase silmek, yok etmekembrace benimsemek, kucaklamak, kapsamakexplicit açık, net, belirgin (gizli olmaya…enrich zenginleştirmek, değer katmakenvy kıskanmak, gıpta etmek · kıskançl…equip donatmak, teçhiz etmekequipped donanımlı, teçhizatlıexploit sömürmek, faydalanmak (kötüye kul…endangered nesli tükenmekte olan, tehlike al…edge kenar, kıyı; avantaj, üstünlük ·…estate emlak, mülk, araziextensively kapsamlı bir şekilde, yaygın olar…evenly eşit olarak, dengeli bir şekildeexperiment on üzerinde deney yapmakexceptionally olağanüstü bir şekilde, istisnai…explicitly açıkça, net bir şekildeendanger tehlikeye atmak, riske sokmakepic destansı, çok büyük, epikexpenditure harcama, gider, masrafelaborate karmaşık, ayrıntılı, incelikliembassy büyükelçilikequation denklem, eşitlikexterior dış, dış cephe, dış taraf · dış,…exclusion hariç tutma, dışlamaexpel kovmak, (okuldan/ülkeden) atmak,…expire süresi dolmak, (vadesi) bitmek, s…elevate yükseltmek, kaldırmak, terfi etti…embarrassment utanç, mahcubiyet, sıkıntıexhaustion tükenmişlik, aşırı yorgunluk, bit…entitle hak vermek, yetkilendirmek, isiml…emit yaymak (gaz, ısı, ışık vb.), çıka…equity hisse senedi, özsermaye, adalet/h…eligible uygun, nitelikli, seçilebilirefficient in (bir konuda) verimli, yetkin, ehilexcel üstün olmak, çok başarılı olmak,…excessively aşırı derecede, fazlasıylaextinguish söndürmek (yangın), yok etmek, or…extraction çıkarma, sökme, köken/soyelicit (bilgi/tepki) ortaya çıkarmak, al…excitedly heyecanlaenthusiastically coşkuyla, hevesli bir şekildeerode aşınmak, aşındırmak, erozyona uğr…evacuate tahliye etmek, boşaltmakembark on (yeni bir işe) girişmek, başlamakembed gömmek, yerleştirmek, içine oturt…endeavor çaba, gayret, girişim · çabalamak…evade kaçınmak, sakınmak, (vergiden/sor…enriched zenginleştirilmiş, katkılıexemplify örneklendirmek, temsil etmek, can…eyewitness görgü tanığıenrolment kayıt, kaydolmaevaporation buharlaşmaelbow dirsekequilibrium denge, balansevoke çağrıştırmak, anımsatmak, uyandır…eager for (bir şey için) istekli, hevesli,…enclose (etrafını) çevirmek, kapatmak; (z…encode kodlamak, şifrelemekexpiry süre dolumu, vade sonu, bitişescalator yürüyen merdivenenvious kıskanan, gıpta edenevacuation tahliye, boşaltmaexclaim haykırmak, çığlık atmak, bağırmakexile sürgün, sürgün edilen kişi · sürg…elaborately özenle, ayrıntılı bir şekildeelevated yüksek, yükseltilmiş, yüceelevation yükseklik, rakım; yükseltmeemphatic vurgulu, kesin, ısrarlıendeavour çabalamak, uğraşmak (İngiliz İngi…exhale nefes vermek, (gaz/duman) çıkarmakelaborate on detaylandırmak, ayrıntısına girme…erratic düzensiz, kararsız, değişkenexemption from muafiyet, bağışıklık (vergi/yüküm…elegance zarafet, şıklıkembargo ambargo, yasaklamaencircle çevrelemek, kuşatmakenumerate saymak, tek tek sıralamak, listel…eradicate kökünü kazımak, yok etmekexpressly açıkça, özellikle, hususi olarakenvisage öngörmek, zihinde canlandırmak, h…emphatically kesin bir şekilde, vurgulayarak,…enclosure çevrili alan; ek (belge), ilişikenlightened aydın, aydınlanmış, bilgilierr hata yapmak, yanılmakexcursion kısa gezi, tur, gezintientrust emanet etmek, görevlendirmekevasive kaçamak, baştan savmaexcerpt alıntı, parça (kitap/filmden)earnest ciddi, samimi, azimli, ağırbaşlıelectorate seçmen kitlesieloquent güzel ve etkili konuşan, dokunaklıemulate (imrenerek) taklit etmek, öykünme…engulf yutmak, içine çekmek, sarmak (ale…eyelid göz kapağıelegantly zarif bir şekilde, şıkçaenchant büyülemek, mest etmekenchanting büyüleyici, sihirlientice ayartmak, cezbetmek, aklını çelmekequitable adil, hakkaniyetli, eşitlikçienticing cezbedici, çekici, baştan çıkarıcıexecutable yürütülebilir, uygulanabilir, icr…extrovert dışa dönük kimse, girişkenensue ardından gelmek, sonucu olarak or…economize on tasarruf etmek, idareli kullanmakenviously kıskançlıkla, gıptaylaepilepsy sara hastalığı, epilepsiexpatriate yurt dışında yaşayan kimse, gurbe…expectant beklenti içinde olan, umutlu, ham…eclipse tutulma (güneş/ay); gölgede bırak…eloquently etkileyici bir şekilde, ustaca, g…envelop sarmak, kuşatmak, örtmekerroneously hatalı olarak, yanlışlıklaexertion çaba, gayret, (güç) kullanmaextremity uç nokta, en son had, (çoğul) el…endowment bağış, vakıf, doğal yetenekexasperate çileden çıkarmak, çok kızdırmakexquisite enfes, çok zarif, mükemmel, keski…elapse (zaman) geçmek, akıp gitmekembodiment simge, somutlaşmış hal, cisimleşmeendow bahşetmek, bağışlamak, (yetki/yet…entrench sağlamlaştırmak, yerleştirmek, kö…euphemism örtmece, güzel adlandırma (kabası…efficacy yararlılık, etkililik, tesir (öze…ebb çekilmek (deniz), azalmak, gerile…embellished süslenmiş, donatılmış; (hikaye) a…evasively kaçamak bir şekildeexcrete boşaltım yapmak, (vücuttan) atmakextort zorla almak, haraç kesmek, sızdır…extortion haraç, gasp, irtikap, zorbalıkla…erratically düzensiz bir şekilde, kararsızcaeloquence hitabet, güzel konuşma sanatıemanate yayılmak, çıkmak, kaynaklanmakemancipate özgürleştirmek, azat etmek, serbe…emancipation özgürleşme, azat edilmeeminently son derece, fazlasıyla, gayetexpectantly umutla, beklenti içindeexorbitant fahiş, aşırı (fiyat/miktar)earthy topraksı, kaba saba, doğaledgy gergin, sinirli, huzursuzevermore sonsuza dek, ebediyenextravagantly müsrifçe, savurgan bir şekilde, a…eardrum kulak zarıenticingly cezbedici bir şekilde, iştah kaba…exquisitely zarifçe, mükemmel bir şekilde, (b…embezzle zimmetine para geçirmek, suistima…expediently uygun bir şekilde, işe yarar biçi…exuberance coşku, taşkınlık, neşe, (bitki iç…excruciatingly dayanılmaz bir şekilde, ızdırap v…extradite (suçluyu) iade etmekeerie ürkütücü, tekinsiz, gizemlielectrocute elektrikle idam etmek, elektriğe…exonerate temize çıkarmak, aklamak, suçsuz…elucidate izah etmek, açıklığa kavuşturmak,…exuberantly coşkuyla, neşeyle, bolcaearthenware çömlek, toprak kapexorbitantly fahiş derecede, aşırı biçimdeelope (biriyle evlenmek için) kaçmakentreat yalvarmak, istirham etmek, rica e…expropriate kamulaştırmak, istimlak etmek, (m…enviably kıskanılacak şekilde, gıpta edile…echelon kademe, basamak, rütbeeerily ürkütücü bir şekilde, tuhafçaenfold sarmak, kaplamak, kucaklamakedify (manevi/zihinsel olarak) eğitmek,…ejaculate haykırmak, birden söylemek; (biyo…exhilaratingly heyecan verici bir şekilde, canla…equivocal belirsiz, şüpheli, iki anlamlıextenuate hafifletmek (suçu/durumu), mazere…emasculate gücünü kırmak, zayıflatmak; hadım…euphorically büyük bir keyifle, coşkuylaeffeminately kadınsı bir şekildeesoterically gizli/gizemli bir şekilde, sadece…
F 244
face yüzleşmek, karşı karşıya kalmak,…focus on odaklanmak, yoğunlaşmakformal resmi, biçimsel, usulüne uygunfamiliar with ...'e aşina, tanıdık, (bir konuyu…focus odaklanmak, merkez, odak noktasıformer önceki, eski (makam/sıfat)fall düşüş, sonbahar (Amerikan İngiliz…feedback geri bildirim, dönütfigure rakam, şekil, şahsiyet/figürfunction işlev, fonksiyon, görevfear of ... korkusufix tamir etmek; sabitlemek; çözüm bu…flow akmak; akışfacility tesis, imkan, olanak, yetenekfat yağ, şişmanforest ormanfull of ... ile dolu, ... ile kaplıfavor desteklemek, kayırmak, taraf olmakflower çiçek açmak, gelişmek; çiçek (isi…fresh taze, yeni, dinçfamous for ... ile ünlü, ... ile meşhurfee ücret, harç (hizmet karşılığı)feel like canı istemek, ... gibi hissetmekfine para cezasıfire ateşlemek; işten kovmakflat düz, yassı; (lastik) patlakforward iletmek, sevk etmek; ilerifavorable elverişli, olumlu, uygunfashion moda, tarz, şekil, biçimfiction kurgu, hayal ürünüfund fon, sermaye; finanse etmekfairly oldukça (epeyce), adil bir şekildefavour iyilik, lütuf, kayırma (İngiliz İ…fight for ...için savaşmak, mücadele etmekfixed sabit, değişmezflight uçuş; kaçışfreeze donmak, dondurmak, sabitlemek (fi…flexibility esneklikflavour aroma, lezzet, tatfront ön, cephe (savaş/hava), paravan (…fuel yakıt, benzin; körüklemek, tetikl…fellow arkadaş, hemşeri, akran; akademik…fluid sıvı, akışkan; değişkenframe çerçeve, iskelet; kumpas kurmak,…fame ün, şöhretfaith in ...'e inanç, güvenflood sel, su baskını; (piyasayı) doldu…fond of bir şeye düşkün, tutkulu, sevenfool kandırmak, aptal yerine koymak; a…frankly açıkça, dürüst olmak gerekirsefog sis, bulanıklıkforget about unutmak, aklından çıkarmakfundamentally esasen, temelden, köklü bir şekil…fashionable modaya uygun, şık, popülerfate kader, yazgı, akıbetfraction kesir, küçük bir parça, bölümfade solmak, rengi atmak, yavaşça kayb…fence çit, parmaklıkfever ateş, hararetfactual gerçeklere dayalı, olgusalfavorably olumlu bir şekilde, uyguncafragment parça, kırıntı, fragmanfrustration hayal kırıklığı, hüsran, engellen…facial yüzle ilgili, yüze aitfasten bağlamak, tutturmak, (kemer) takm…firmly sıkıca, kararlılıkla, kesin olarakfloat yüzmek (su/hava üstünde), süzülme…failure in ... konusunda başarısızlık, arızafearful of ...-den korkan, endişelifit in with uyum sağlamak, uymakflag bayrak; (ilgi/güç) azalmak, zayıf…function as ... olarak işlev görmek, ... göre…fireplace şömine, ocakflu gripfree from ...-den arınmış, ...-siz, muaffrightened of ...-den korkmuş, ürkmüşfold katlamak, bükmek, iflas etmek (şi…flip çevirmek (sayfa/para), ters dönme…forgive for bir şeyden ötürü affetmekfriction sürtünme; anlaşmazlık, çatışmafork çatal, yol ayrımıfabulous efsanevi, şahane, inanılmazfairness adalet, hakkaniyetfaithful to ...'e sadık, bağlıfeed on (ile) beslenmek (hayvanlar için)fertilizer gübrefetch gidip getirmek; (fiyat) etmek/sat…footprint ayak izi, (karbon) izi, etki alanıfaded solmuş, rengi atmış, eskimişfeather kuş tüyüfigurative mecazi, sembolikfluctuation dalgalanma (ekonomik/sayısal)fluctuate dalgalanmak, inip çıkmak (fiyat/s…foggy sisli, bulanıkforehead alınfountain çeşme, fıskiye, kaynakfamiliarise with ... ile aşina olmak, alıştırmak,…fertility doğurganlık, verimlilik (toprak/b…flexibly esnek bir şekildeforceful güçlü, etkili, ikna edicifracture çatlak, kırık · kırmak, çatlatmak…frog kurbağaferry feribot; karşıya geçirmek (fiil)foam köpük · köpürmekfuneral cenaze töreniforemost önde gelen, en önemli, başta gelenforeseeable öngörülebilir, tahmin edilebilirfry kızartmak (yağda)feast ziyafet, şölenfinely ince ince, hassas bir şekildefleet filoflesh et (insan/hayvan vücudu), bedenfaint bayılmakfertilize gübrelemek, döllemekfiercely şiddetle, kıyasıya, vahşiceflatter övmek, yağcılık yapmak; olduğunda…frontier sınır, uç bölge (bilimde)firework havai fişekflour unfist yumrukflap kanat çırpmak, savrulmakfort kale, hisarfur kürk, postfall in çökmek (çatı vb.), içeri düşmekfamine kıtlık, açlıkfashionably modaya uygun şekilde, şık bir biç…feverish ateşli, hummalı, heyecanlıfiddle oynamak (bir şeyle), üzerinde değ…fiery ateşli, kızgın, çabuk parlayanflock sürü (kuş/koyun), kalabalık; akın…flush yüzü kızarmak; sifonu çekmek; (sı…frown kaşlarını çatmak, hoşnutsuzluk gö…fire brigade itfaiye teşkilatıfrost don, kırağıfactually gerçeklere dayalı olarak, fiilenfiancé nişanlı (erkek için fiancé, kadın…flammable yanıcı, kolay tutuşanforcible zorla yapılan, cebriforge sahtesini yapmak, demir dövmek, (…forgetful of unutkan, ihmalkarfuss yaygara, telaş, velvelefalsify tahrif etmek, (belgede) sahtecili…franchise bayilik, isim hakkı, oy hakkı (hu…frantic telaşlı, çılgına dönmüş, panik ha…fearless of ...-den korkmayan, cesur, gözü pekfilth pislik, kirfireproof yangına dayanıklı, yanmazflatly kesin bir dille, dümdüzflick fiske vurmak, hafifçe vurmak/sall…flop çuvallamak, başarısız olmak; (ağı…fondly sevgiyle, şefkatleforged sahte, taklitfortress kale, müstahkem mevkifuriously öfkeyle, hiddetle, şiddetlefervent ateşli, coşkulu, hararetliflorist çiçekçifeebly güçsüzce, zayıf bir şekildefell kesip devirmek (ağaç), yere sermekfestivity şenlik, kutlama, eğlenceflare parlamak, alevlenmek; (şiddet/öfk…flicker titremek (ışık), yanıp sönmekfling fırlatmak, savurmakforerunner öncü, haberci, müjdecifragrance güzel koku, ıtırfungus mantarfuse birleşmek, kaynaşmak; sigorta (el…foamy köpüklüfar-sighted ileri görüşlü, (göz için) hiperme…fateful kader belirleyici, sonuçları çok…felony ağır suç, cürümferment mayalanmak; kargaşa, huzursuzluk…ferociously vahşice, şiddetle, acımasızcaferocity vahşilik, acımasızlık, şiddetforgery sahtecilik, sahte belgefortify güçlendirmek, tahkim etmek, zengi…frantically çılgınca, telaşlafrugal tutumlu, idareli, sadeflashy gösterişli, cafcaflı, göz boyayanfussy titiz, müşkülpesent, zor beğenenfuzzy bulanık, net olmayan; tüylüfalter bocalamak, tereddüt etmek, sendel…fickle dönek, kararsız, güvenilmezfragrant güzel kokulufishy şüpheli, bit yeniği olanflora bitki örtüsüforeword önsöz, sunuşforestry ormancılıkfoil işini bozmak, engellemek, önlemekfraternity kardeşlik, cemiyet, dernekfrenzy cinnet, çılgınlık nöbeti, taşkınl…fundamentalist köktendinci, köktencifrosty soğuk, buzlu, mesafeli (tavır)fanciful hayalperest, hayali, süslü (gerçe…fervently hararetle, coşkuylafidelity sadakat, (aslına) uygunluk/doğrul…forestall önlemek, erken davranıp engel olm…forfeit hakkını kaybetmek, ceza olarak ve…frigid buz gibi, çok soğuk, (tavır) soğu…fuss over üzerine titremek, aşırı ilgi göst…fondle okşamak, sevmekforsake terk etmek, yüzüstü bırakmak, vaz…fraught with ... ile dolu (genelde olumsuz), y…fibrous lifli, tel telfrugally tutumlu bir şekilde, idareliforetell önceden haber vermek, kehanette b…flounder bocalama, çabalama (suda veya zor…fraudulently hileyle, sahtekarlıkla, usulsüzceforsaken terk edilmiş, ıssızflagrant bariz, skandal, göze batan (kötü…fumble eline yüzüne bulaştırmak, becerik…furtive sinsi, gizli kapaklı, kaçamakforbear sakınmak, kaçınmak, kendini tutmakfortitude metanet, dayanıklılık, cesaretfrivolously ciddiyetsizce, havai bir şekilde,…fiendish şeytanca, acımasız, çok zorforlorn kimsesiz, boynu bükük, umutsuzfraternal kardeşçe, kardeşselfraternize arkadaşlık etmek, (düşmanla) dost…furtively sinsice, gizlice, çaktırmadanfancifully hayalperest bir şekilde, süslücefastidiously titizlikle, kılı kırk yararak, mü…flagrantly bariz bir şekilde, pervasızcaflagstaff bayrak direğiflippantly ciddiyetsizce, laubali bir şekildefoment kışkırtmak, fitnelemek, teşvik et…frogman dalgıç, kurbağa adamfootloose başıboş, serbest, bağımsızfretful huzursuz, mızmız, tedirginfecund verimli, doğurgan, üretkenfoully pis bir şekilde, iğrenççefreckled çillifrisky oynak, canlı, neşelifatefully kaderin cilvesiyle, belirleyici b…fiendishly şeytanca, aşırı derecede (zor)fraternally kardeşçefrigidly soğuk bir şekilde, duygusuzcafeckless beceriksiz, sorumsuz, işe yaramazfelicity mutluluk, saadet; (ifade) uygunlukfelonious ağır suç niteliğinde, haincefortuitously tesadüfen, şans eseriforlornly umutsuzca, boynu bükük bir haldefrenetically çılgınca, ateşli bir şekildefrailly zayıfça, kırılgan bir şekildefratricide kardeş katli
G 122
goal hedef, amaç; golgrateful for -den minnettar olmakguide yol göstermek, rehberlik etmekgenerate üretmek, oluşturmak, (elektrik/fi…gain elde etmek, kazanmak (kilo/hız/er…generation nesil, kuşak; üretimgap boşluk, fark, uçurum, kopuklukground zemin, dayanak, gerekçeguilty suçlu, pişmangather toplamak, bir araya gelmek; (sonu…guarantee garanti etmek, güvence vermekgravity yerçekimi; ciddiyet, vahametguidance rehberlik, yol gösterme, yönlendi…gender toplumsal cinsiyetgraduate from mezun olmakgrant vermek, bahşetmek; hibe, ödenekguideline ilke, prensip, yönerge, kılavuzgrade sınıflandırmak, notlandırmak; der…grave ciddi, vahim, ağır · mezar, kabirgrown yetişkin, büyümüşgrasp kavramak (fiziksel/zihinsel), anl…graph grafik, tablograb kapmak, yakalamakgood for yararlı, -e iyi gelen; dayanıklıgesture jest, mimik, el kol hareketi; iyi…gathering toplantı, bir araya gelmeguilty of suçlu, kabahatli (-den)glance at göz atmak, bakıvermekglobe küre, yerküre, dünyagrace zarafet, nezaket; inayetgrape üzümgrind öğütmek, ufalatmak, (diş) gıcırda…grieve yas tutmak, acı çekmekgross brüt, iğrenç, çok kaba (hata)gorgeous muhteşem, büyüleyici, harikagrain tahıl; tanecik, zerreglance kısa bakış, göz atmaguard against -e karşı önlem almak, korunmakgum diş eti, sakızgenre tür, tarz (sanat/edebiyat)glimpse anlık bakış, gözüne ilişmeglue yapıştırıcı, tutkal · yapıştırmak…greasy yağlı, vıcık vıcıkgrossly son derece, büyük ölçüde, kabacagrieve over -e kederlenmek, -e yas tutmakgroan inlemek, sızlanmakglad of -den memnun olmak, -e sevinmekgarment giysi, kıyafetgasp nefes nefese kalmak; şaşkınlıktan…goat keçigracious kibar, nazik, merhametligrief over -e duyulan keder, yasgrill sorguya çekmek, sıkıştırmak, ızga…gratify memnun etmek, tatmin etmek (dürtü…gravely ciddiyetle, ağır bir şekilde (has…groom tımar etmek, (bir göreve) hazırla…grumble yakınmak, söylenmek, homurdanmakgadget küçük alet, cihaz, zımbırtıgerm mikrop; (fikir için) öz, tohumgravel çakılgloomy karamsar, kasvetli, loşgracefully zarifçe, inceliklegraze otlamak; sıyırıp geçmekgrudge kin, hınç, garazgull martıgrotesque acayip, garip, ucube, gülünçgoodwill iyi niyet; şerefiye (ticaret)grimly karamsar bir şekilde, acımasızca,…gown tuvalet (elbise), cübbe, sabahlıkgoose kazgland bez (vücutta salgı bezi)glorify yüceltmek, övmek, güzellemekgreedily açgözlülüklegypsy çingene, romangrudgingly isteksizce, gönülsüzce, kerhengush fışkırmak, (duygularını) coşkuyla…gambler kumarbazgullible saf, kolay kandırılabilirgetaway kaçış (suçtan); kısa tatilgiggle kıkırdamak, kıkır kıkır gülmekglossy parlak, kuşe (kağıt), cilalıgoggles koruyucu gözlük (yüzücü/kaynakçı/…grimace yüzünü buruşturmak, yüz ekşitmekgunpowder barutgag ağzını tıkamak, susturmak (basın…graciously nezaketle, lütfederekgratuity bahşiş, ikramiyegloom kasvet, karanlık, sıkıntıgrievous ağır, vahim, acı verengerminate filizlenmek, çimlenmek; (fikir) g…gimmick ilgi çekici numara, hile, pazarla…gratuitous gereksiz, sebepsiz; bedavagallant cesur, yiğit; (kadınlara karşı) k…glee keyif, neşe (genelde bir zafer ve…glimmer parıldamak, ışıldamak; (umut) bel…guardedly temkinli bir şekilde, ihtiyatlaghastly korkunç, dehşet verici, ölü gibi…grasshopper çekirgegregarious sosyal, arkadaş canlısı; sürü hal…grotesquely acayip bir şekilde, gülünç derece…grandly görkemli bir şekilde, ihtişamlaglaringly göze batacak derecede, apaçıkgrievously ağır bir şekilde, feci haldegaudy gösterişli (zevksizce), cafcaflı,…genial cana yakın, sevimli, ılımangallows darağacıgestation gebelik süresi; (fikir) olgunlaşm…gruffly huysuzca, tersleyerek, kabacaglamorously büyüleyici bir şekilde, göz alıcı…gleeful neşeli, keyifligleefully neşeyle, keyiflegaily neşeyle, şen şakrak bir şekildegynecological jinekolojik, kadın hastalıkları i…girdle kuşak, korsegratuitously sebepsizce, boş yeregallantry kahramanlık, yiğitlik; nezaketgallantly kahramanca, cesurcagluttony oburluk, pisboğazlıkgigantically devasa bir şekilde, muazzam ölçüdeglumly asık suratla, kederli bir şekildegruelingly yorucu bir şekilde, canına tak et…glibly ağzı laf yaparak, samimiyetsiz bi…
H 135
hope ummak, ümit etmekhear duymak, haber almakhandle ele almak, başa çıkmak, idare etm…help with yardım etmek, katkıda bulunmakhighlight vurgulamak, altını çizmek, dikkat…hole delik, boşluk, çukurhost ev sahibi, sunucuhurry acele etmekhorizon ufukhunt avlamak, aramakhappen to başına gelmek, (tesadüfen) ...olm…humble alçakgönüllü, mütevazıhalt durma, duraklama, kesilme · durdu…harvest hasat, ürün · hasat etmek, biçmek…highway otoyol, anayolhorn boynuz; kornahint ima etmek, üstü kapalı söylemek;…hardware donanım, teçhizathug kucaklamak, sarılmakheadquarters genel merkez, karargahhinder engellemek, aksatmak, mani olmakhandful bir avuç, az miktarheadline manşet, ana başlıkhardship zorluk, sıkıntı, meşakkathip kalçaharden sertleşmek, katılaşmak, nasırlaşm…hate to nefret etmek, (bir şey yapmayı) h…heat up ısıtmak, kızışmak (tartışma), ale…hide from saklanmak, gizlenmek, kaçmakhook kanca, çengel · çengel atmak, tak…hopeful of ümitli, iyimserharassment taciz, rahatsız etmehabitual alışılagelmiş, adet olan, tiryakihaste acele, telaşhollow içi boş, kof, çukurherd sürühammer çekiçhoneymoon balayıhose hortumhorrify korkutmak, dehşete düşürmekhandicap engel, dezavantaj, özürhasten hızlandırmak, acele etmekheap yığın, küme, tepelemehastily aceleyle, alelacele, düşünmedenhurdle engel, mania · engel atlamak, eng…hatred for nefret, kinhereditary kalıtsal, ırsihemisphere yarım kürehike 1. doğa yürüyüşü yapmak 2. (fiyat…humidity nem, rutubethallucination sanrı, halüsinasyon, kuruntuhood 1. kapüşon 2. (araç) kaputheroine kadın kahramanharness kontrol altına almak, (enerjiden)…hop tek ayak üstünde zıplamak, sekmekhandicapped engelli, özürlüheir mirasçı, varishelplessly çaresizce, aciz bir şekildeherbal bitkiselhaunt dadamak, aklından çıkmamak, (haya…hum mırıldanmak, vızıldamakhut kulübe, barakahabitually alışkanlık olarak, sürekli, adet…harmonic uyumlu, ahenklihaul çekmek, sürüklemek, taşımakheredity kalıtımhomicide cinayet, adam öldürmehallmark ayırıcı özellik, nitelik, damgahaunted perili, lanetli, (yüz ifadesi) te…hesitantly tereddütle, çekinerekhypocrisy ikiyüzlülük, riyakarlıkhover havada asılı kalmak, süzülmekhavoc yıkım, kargaşa, hasarhypocritical ikiyüzlü, riyakarhardcore kemikleşmiş, sadık (kitle), serthassle zorluk, güçlük, tartışmahawk şahin, savaş yanlısı siyasetçihardliner muhafazakar, katı tutumlu kimsehardy dayanıklı, dirençli (bitki/kişi)hibernation kış uykusuhush susmak, susturmak, örtbas etmekherald müjdelemek, haber vermek, işaret…hinge on bir şeye bağlı olmak, dayanmakhollow out içini oymak, boşaltmakhandcuff kelepçe, kelepçelemekhowl ulumak, inlemek (rüzgar)hunger for bir şeye açlık duymak (mecazi), ç…hurl fırlatmak, savurmakhandily kolayca, elverişli bir şekildeheiress mirasçı kadınhaphazard gelişigüzel, rastgele, plansızhairdryer saç kurutma makinesihoarse kısık sesli, boğukhuddle birbirine sokulmak, toplanmakhustle itiş kakışla götürmek, acele etti…hoist yukarı kaldırmak (bayrak/yük), vi…hive arı kovanıhabitable oturulabilir, yaşanabilirheedless dikkatsiz, umursamazhitchhike otostop çekmekhair-raising tüyler ürpertici, korkunçhandsomely cömertçe, bol bol, yakışıklı bir…harmoniously uyum içinde, ahenklehearten cesaretlendirmek, yüreklendirmekholocaust büyük yıkım, soykırımhotly hararetle, şiddetle, heyecanlahumorously esprili bir şekilde, gülünçcehail as övmek, ... olarak selamlamak/nite…heedless of aldırışsız, dikkatsiz (-e karşı)hinge menteşehomesick for sıla hasreti çeken, evini özleyenheartburn mide yanmasıhalf-baked iyi düşünülmemiş, ham, yarı pişmi…haphazardly gelişigüzel bir şekilde, rastgelehard-boiled katı (yumurta), duygusuz, görmüş…hearth şömine, ocak, yuvahilariously neşeyle, gülünç bir şekildehideously iğrenç bir şekilde, korkunç derec…heartlessly acımasızca, kalpsizcehackneyed basmakalıp, klişe, bayatheedlessly düşüncesizce, umursamazcahysterically isterik bir şekilde, kendini kayb…half-witted bön, ahmak, yarım akıllıhectically heyecanla, telaşla, yoğun bir şek…heedful of dikkatli, duyarlı (-e karşı)hellishly cehennem gibi, son derece, korkun…humdrum tekdüze, sıkıcı, olağanhurtle hızla hareket etmek, savrulmakharbinger haberci, müjdeci, işarethumidify nemlendirmekhovercraft hava yastıklı tekne (hem karada h…hair-splitting kılı kırk yaran, aşırı detaycıheinously iğrenç bir şekilde, alçakça, cana…henpecked kılıbık, eşinin baskısı altında o…horrendously korkunç bir şekilde, dehşet veric…
I 354
invest yatırım yapmakinvestment yatırıminvolve içermek, kapsamak, gerektirmek, (…issue konu, mesele, sayı (dergi vb.), (…indicate göstermek, belirtmek, işaret etmekinterrupt sözünü kesmek, yarıda kesmek, ara…introduction giriş, tanıtım, takdim, piyasaya…information about ...hakkında bilgiinfluence etki, nüfuz, sözü geçmeinterest faiz, çıkar, menfaatinterpret yorumlamak, anlam çıkarmak, çevir…interpretation yorum, yorumlama, tefsirinterest in ilgi, alakaintegrate bütünleşmek, birleşmek, entegre e…incident olay, vaka, hadiseinvestor yatırımcı, iştirakçiinvitation davet, çağrıincrease in ...'de artış, ...'de büyümeinstitution kurum, kuruluş, müessese, yerleşm…importance önem, ehemmiyetinfluence on üzerindeki etkiinstruction talimat, yönerge, öğretimindication belirti, gösterge, işaretintend niyet etmek, amaçlamak, kastetmekinterruption kesinti, sekte, ara vermeinterval aralık, zaman aralığı, mesafeinjury yaralanma, hasar, sakatlıkinterior ülkenin iç kesimleri · iç, dahili…intervention müdahale, karışmaindex dizin, endeks, göstergeindirect dolaylı, imalıinspire ilham vermek, teşvik etmek, esinl…interact with etkileşime girmek, iletişim kurmakindoor dahili, kapalı mekan, bina içiinnovation yenilik, buluş, inovasyonintegration bütünleşme, entegrasyon, uyuminvolvement dahil olma, ilişki, katılım, karı…isolate soyutlamak, tecrit etmek, ayırmakisolated tecrit edilmiş, izole, ıssız, tek…infant bebek, küçük çocuk (genelde 1 yaş…instant ani, hemen olan, anlıkinsurance sigorta, güvenceintervene müdahale etmek, araya girmekironic ironik, alaycı, (durum için) gari…identical özdeş, aynı, farksızinstruct talimat vermek, eğitmek, öğretmekirrelevant ilgisiz, alakasız, konu dışıinclusive kapsamlı, dahil, her şey dahilinequality eşitsizlikinfluential etkili, nüfuzlu, sözü geçeninfrastructure altyapıinquiry soruşturma, sorgu, araştırmainstance örnek, vaka, durumintegrated bütünleşik, entegre, birleşmişinterfere müdahale etmek, karışmak, araya g…irritate kızdırmak, sinirlendirmek, tahriş…irritation kızgınlık, sinirlenme, tahriş (tı…inner iç, dahili, manevi/gizliimply ima etmek, kastetmek; gerektirmekimpression izlenim, kanı; baskı, izinitiative girişim, inisiyatif, öncelikinstantly derhal, anında, hemenimitate taklit etmek, öykünmekinform of haberdar etmek, bildirmek, bilgi…injure yaralamak, incitmek, zarar vermekinsert içine sokmak, yerleştirmek, eklem…intention of niyet, maksat, kasıtincorporate dahil etmek, bünyesine katmak, bi…insect böcek, haşereironically işin garibi, alaycı bir şekildeinability yetersizlik, acizlik, yapamamainclusion dahil etme, kapsama, içermeinstallation kurulum, tesisat, montaj, yerleşt…interfere with engellemek, aksatmakinterference müdahale, karışma, parazit · enge…inconsistent tutarsız, çelişkili, istikrarsızinfer from sonuç çıkarmak, anlam çıkarmak, ç…initiate başlatmak, ön ayak olmak, (bir gr…intensify şiddetlendirmek, yoğunlaştırmak,…identical to ... ile aynı, tıpatıp benzerimitation taklit, kopya, imitasyoninject enjekte etmek, şırınga etmek, (pa…inspector müfettiş, denetçiinevitably kaçınılmaz bir şekilde, ister ist…implication muhtemel sonuç/etki; ima; (suça)…integrity dürüstlük, bütünlük, tamlıkintimidate gözdağı vermek, sindirmek, korkut…intolerable dayanılmaz, çekilmez, tahammül ed…intentionally kasten, bilerek, kasıtlı olarakinferior to daha aşağı, kalitesiz, altingredient malzeme, içerik, bileşen, unsurinnocent of (-den) suçsuz, masum, habersizinspect denetlemek, teftiş etmek, incelem…inspection denetim, teftiş, muayeneintent niyet, maksat, amaçinvoice faturaintricate karmaşık, girift, çetrefilliirresistible karşı konulmaz, dayanılmazintensely yoğun bir şekilde, şiddetle, son…ignorance cehalet, bilgisizlik, habersiz ol…inflate şişirmek, (fiyat) artırmak, abart…ink mürekkepinquire sormak, soruşturmak, bilgi edinmekintolerant hoşgörüsüz, tahammülsüzincompatible uyumsuz, bağdaşmazinference çıkarım, sonuç, istidlalinterrogation sorgulama, istintakinfect with (hastalık/mikrop) bulaştırmak, en…imperative zorunlu, mecburi, hayati önem taş…indispensable vazgeçilmez, zorunlu, elzemintrigue entrika, dolap, gizli iş · ilgisi…irrationally mantıksızca, akıl dışı bir şekildeimmune bağışık, etkilenmez, muafimmunity bağışıklık; dokunulmazlıkimpose on dayatmak, koymak (vergi/yasa); yü…inhabit yaşamak, ikamet etmek, mesken tut…instinctive içgüdüsel, doğuştan gelenirrigate sulamakirrigation sulamaimperfect kusurlu, eksik, hatalıinvariably daima, şaşmaz bir şekilde, sürekliinvoke (yasa vb.) yürürlüğe koymak, başv…itch kaşınmak, kaşıntıimpair bozmak, zarar vermek, zayıflatmakincidental tali, önemsiz, tesadüfi, yan (mas…incite kışkırtmak, teşvik etmek, körükle…indicative göstergesi olan, belirten, işaret…instrumental etkili, aracı olan, yardımcı (rol…interrelated birbiriyle ilişkili, bağlantılıinsure against sigortalamak, sağlama almak, gara…internalize içselleştirmek, benimsemekintrusion izinsiz giriş, ihlal, müdahaleinvalidate geçersiz kılmak, iptal etmek, çür…irrespective of -e bakılmaksızın, gözetilmeksizin…impatiently sabırsızlıklaincidentally bu arada, aklına gelmişken; tesad…infinitely son derece, sonsuz bir şekilde, k…ignite ateşlemek, tutuşturmak, (tartışma…infancy bebeklik, başlangıç evresiinfinity sonsuzlukinflated şişirilmiş, abartılı (fiyat/ego/s…installment taksit, bölüm (dizi/roman)intent on (bir şeye) niyetli, kararlı, odak…incur (borç/zarar) altına girmek, maruz…itchy kaşınan, kaşındıranivory fildişiimpersonal kişisel olmayan, nesnel; soğuk, m…inaccuracy hata, yanlışlık, doğruluktan sapmainaugurate açılışını yapmak, (göreve) başlat…indifferent to kayıtsız, ilgisiz, umursamazindulge in kendini kaptırmak, müptela olmak,…inflammation iltihap, yangıinitiation başlatma, (üyeliğe) kabul töreni,…insistence on ısrar, dayatma, üzerinde durmainterrelate birbiriyle ilişki kurmak/olmak, k…intrude on izinsiz girmek, rahatsız etmek, t…intruder davetsiz misafir, haneye tecavüz…invert tersine çevirmek, baş aşağı etmekirresponsibly sorumsuzcaignorant of (-den) habersiz, bilgisizinfluenza grip, paçavra hastalığıinland denizden uzak, iç kesim, yurtiçiimminent eli kulağında, olması yakın (gene…inauguration açılış töreni, yemin töreni (başk…induction tümevarım, göreve başlatma, tetik…indulgence hoşgörü, şımartma, düşkünlük, zevkinflict on (acı/ceza) çektirmek, uğratmak, (…itinerary seyahat programı, güzergahidentify with özdeşleşmek, kendini ... ile bir…improper uygunsuz, yakışıksız, yanlışindebted to minnettar, borçluinstructive öğretici, eğitici, bilgi vericiinsulate yalıtmak, izole etmek, korumakintermittently aralıklı olarak, kesik kesikinconsistently tutarsızca, istikrarsız bir şekil…illiterate okuma yazma bilmeyen, cahilimmerse daldırmak, batırmak; (mec.) kendi…impaired engelli, özürlü; bozuk, hasar gör…impractical kullanışsız, pratik olmayan, uygu…improvise doğaçlama yapmak, (eldeki imkanla…impulsive fevri, düşünmeden hareket eden, d…incomparable kıyaslanamaz, eşsiz, emsalsizincubation kuluçka dönemi, geliştirme süreciindistinct belirsiz, seçilemeyen, bulanıkindustrious çalışkan, gayretli, üretkeninfantry piyade, yaya askerinferiority aşağılık, düşüklük (kalite/statü)…intercourse ilişki, münasebet (cinsel veya so…intoxicated sarhoş, alkollüirritably sinirli bir şekilde, asabiceirritant tahriş edici madde, rahatsızlık k…illicit yasadışı, kanunsuz, haram (yasakl…impetus itici güç, ivme, hızincitement kışkırtma, tahrik, teşvikinducement teşvik, saik, güdü, rüşvetindulgent hoşgörülü, yüz veren, müsamahakarinescapable kaçınılmaz, kurtulunamaz, zaruriinfiltrate sızmak, gizlice girmek, içine süz…infringe ihlal etmek, çiğnemek (kuralı/hak…interject laf atmak, araya laf sıkıştırmak,…intoxicate sarhoş etmek, zehirlemek, (mutlul…inversion tersine çevirme, devrik yapı, ter…invertebrate omurgasızintently dikkatle, pür dikkat, gözünü dike…immobile hareketsiz, sabitimpairment bozukluk, sakatlık, engelinsomnia uykusuzluk hastalığıinsulation yalıtım, izolasyoninadvertently istemsizce, yanlışlıkla, kazaraincisive keskin, iğneleyici, zekice, isabe…inconceivable akıl almaz, inanılmaz, düşünülemezinexplicable açıklanamaz, izah edilemez, sebep…intertwine birbirine dolanmak, iç içe geçmekintricately karmaşık/ince bir şekilde, detayl…introspection iç gözlem, kendi kendini dinleme/…infrequently seyrek olarak, nadirenimmaculate kusursuz, tertemiz, lekesizimmersion dalma, batırma, (bir konuya) yoğu…implant nakletmek (doku/organ), yerleştir…inadvertent kasıtsız, istemeyerek yapılan, ka…incubate kuluçkaya yatmak, (hastalık) kulu…infertility kısırlık, verimsizlikinfuse demlemek (çay), aşılamak (fikir/c…injurious to zararlı, inciticiinjurious zararlı, incitici, onur kırıcıinmate mahkum, tutuklu, (kurum) sakiniinscription yazıt, kitabe, üzerine yazmaimpartially tarafsızca, yansız olarakignition ateşleme, kontak, tutuşmaillustrative of göstergesi olan, ... açısından aç…implausible inanılması güç, mantıksız, akıl a…impoverished yoksullaşmış, fakir düşmüş; (topr…impurity kirlilik, saflığı bozan şey (yaba…inexcusable affedilemez, bağışlanamaz, mazere…influx akın, giriş (insan/para seli), hü…infringement ihlal, (hak) çiğneme, tecavüzingenuity yaratıcılık, hüner, kıvrak zekainquisitive meraklı, araştırmacı, sorgulayıcıinstigate kışkırtmak, körüklemek, (olay) ba…insurgent isyancı, başkaldıran, asiinheritor mirasçı, varisimpulsively içgüdüsel olarak, bir anlık heves…incessantly sürekli, aralıksız, durmaksızınimpartial to yansız, tarafsız, adilimpeccable kusursuz, hatasız, mükemmelimplicate in bulaştırmak, (suça) karıştırmak,…indictment iddianame, resmi suçlama, (kötü b…indignant içerlemiş, kızgın, (haksızlığa) ö…interpose araya girmek, araya koymakimmorally ahlaksızcailliteracy okuma yazma bilmeme, cehaletimmobilize hareketsiz kılmak, sabitlemekimmortalize ölümsüzleştirmekinedible yenmez, yenilemez, yemek için uyg…indiscriminately ayrım gözetmeksizin, rastgeleimpeach suçlamak (devlet adamını), itham…impenetrable nüfuz edilemez, içine girilemez;…incoherently tutarsızca, anlaşılmaz bir şekildeingeniously dahiyane bir şekilde, ustaca, zek…impel zorlamak, itmek, sevk etmekimpertinent to saygısız, küstah; (konuyla) alaka…impotence güçsüzlük, iktidarsızlık, acizlikinduct resmen göreve başlatmak, askere a…ineligible seçilemez, niteliksiz, uygun değilinscribe yazmak (kazıyarak), kaydetmek, it…ignorantly cahilce, bilmedenindecently edepsizce, yakışıksızcainsincerely samimiyetsizce, iki yüzlüceillegible okunaksızill-treat kötü davranmak, kötü muamele etmekimpassable geçit vermez, geçilmez, aşılmazimposter sahtekar, dolandırıcı (kimlik hır…illustrious seçkin, ünlü, şöhretli, saygınimpeachment suçlama, itham (devlet görevlisi)incalculable hesaplanamaz, paha biçilemez, çok…incoherence tutarsızlık, insicamsızlık, kopuk…incriminate suçlamak, suça ortak etmek, ele v…insatiable doyumsuz, tatmin olmaz, açgözlüinterminably bitmek tükenmek bilmez bir şekild…irresolute kararsız, tereddütlüindisputably tartışmasız, muhakkakindistinctly belirsizce, hayal meyalindustriously gayretle, çalışkancainfamously kötü şöhretiyle, adı çıkmış bir ş…innately doğuştan, yaradılıştan, fıtrateninquisitively merakla, sorgulayarakinsultingly aşağılayıcı bir şekilde, hakaretv…intelligibly anlaşılır biçimde, açıkçaimpromptu doğaçlama, hazırlıksızimprudent basiretsiz, tedbirsiz, düşüncesizindoctrinate fikir aşılamak, empoze etmek, (be…insinuate ima etmek, üstü kapalı söylemek,…irrepressible bastırılamaz, zaptedilemez, (duyg…impeccably kusursuzca, hatasız bir şekildeindulgently hoşgörüyle, yüz vererekimpassive duygusuz, hissiz, soğukkanlıimpervious geçirmez, sızdırmaz; (eleştiri vb…impetuous aceleci, düşünmeden hareket eden,…indivisible bölünemez, ayrılmazinfest istila etmek, (böcek/fare) sarmak…infliction (ceza/acı) verme, çektirmeinoculation aşılama, aşıinsincerity samimiyetsizlik, iki yüzlülükinstigator kışkırtıcı, elebaşıineptly beceriksizce, acemice, yetersiz b…insolently küstahça, saygısızca, yüzsüzceimbue aşılamak, doldurmak, (fikir/duygu…immensity enginlik, büyüklük, uçsuz bucaksı…immodest edepsiz, müstehcen; küstah, kendi…immunise against bağışıklık kazandırmak, aşılamakincise oymak, kazımak, (cerrahide) kesmekinfested with ...ile kaynayan, istila edilmişinoculate against aşılamak (fikir veya tıbbi)intercede aracılık etmek, araya girmek (uzl…ill-bred görgüsüz, terbiyesiz, kötü yetişt…inordinately aşırı derecede, gereğinden fazla,…insufferably dayanılmaz biçimde, çekilmez dere…impute atfetmek, yüklemek (genelde suç/k…infidel kafir, imansız, dinsizinfirmity güçsüzlük, dermanızlık, yaşlılık…inflect (dilbilgisi) çekimlemek, (ses) to…insolence küstahlık, saygısızlık, arsızlıkimmovably yerinden oynamaz bir şekilde, sab…imbecile geri zekalı, aptal, budalaimpermanent geçici, kalıcı olmayanimperiously buyurgan bir şekilde, tepeden bak…impertinently terbiyesizce, saygısızcainsatiably doymak bilmez bir şekilde, açgözl…inane anlamsız, saçma, boşincarnate vücut bulmuş, somutlaşmış, (insan…indiscreet pot kıran, düşüncesiz, ağzı gevşe…indolence tembellik, uyuşukluk, üşengeçlikirrefutably çürütülemez bir şekilde, inkar ed…immoderately ölçüsüzce, aşırı derecedeillegitimacy gayrimeşruluk, yasaya aykırılıkimmemorial hatırlanamayacak kadar eski, kadimimpend (tehlike vb.) yaklaşmak, eli kula…imperishable çürümez, yok olmaz, ölümsüzimmodestly utanmazca, edepsizce; aşırı iddia…impale kazığa oturtmak, (sivri bir şeyi)…inauspicious uğursuz, şanssız, hayırsızinestimable paha biçilmez, takdir edilemez (b…impetuously fevri bir şekilde, düşünmeden, ac…impious dinsiz, imansız, kutsal değerlere…inculcate (fikir/değer) aşılamak, telkin et…indubitably şüphesiz, kuşkusuzinjudiciously mantıksızca, tedbirsizce, düşünce…inscrutably esrarengiz bir şekilde, anlaşılam…intrepidly cesurca, korkusuzcaimpenitent pişman olmayan, tövbe etmeyeninvigoratingly canlandırıcı bir şekilde, güç ver…irascibly sinirli bir şekilde, öfkeyleignominiously alçakça, yüz kızartıcı bir şekild…inanely aptalca, anlamsızca
J 29
join katılmak, birleştirmek, üye olmakjust adil, haklı, (zarf: sadece, tam)justice adaletjoy sevinç, neşe, mutlulukjustify haklı çıkarmak, meşrulaştırmak, g…jealous kıskançjail hapishane · hapsetmek, tutuklamakjustification gerekçe, haklı neden, mazeret · h…joint ortak, müşterek · eklem, bağlantı…judicial adli, yargısaljam sıkışmak, kilitlemek, (trafiği) t…jar kavanozjaw çenejealously kıskançlıklajargon mesleki dil, jargonjog hafif koşu yapmak, (hafıza) dürtm…judicious mantıklı, sağduyulu, tedbirlijerk ani sarsıntı, (argo) aşağılık her…judiciously akıllıca, sağduyulu bir şekildejab dürtmek, (yumruk/iğne) saplamakjumble karmakarışık etmek, (isim: karışı…jackpot büyük ikramiyejingle şıngırdamak, (reklam) müziğijot hemen not almak (genelde 'down' i…jaundice sarılıkjubilantly coşkuyla, büyük bir sevinçlejauntily havalı bir şekilde, neşeylejovially neşeyle, şen şakrak bir şekildejoshingly şakayla karışık, takılarak
K 23
keep on devam etmek, sürdürmekkind to -e karşı nazik/kibarknock vurmak (kapı vb.), çarpmak, eleşt…knowledge of ...hakkında bilgi, vukufknee dizknow of haberdar olmak, bilmek (duymuşluğ…keen on meraklı, hevesli, düşkünkidney böbrekknot düğüm · düğümlemek, düğüm atmakkite uçurtmakitten kedi yavrusuknow-how teknik bilgi, uzmanlık, birikimkeenly keskin bir şekilde, hevesle, deri…knit örmek, (kaş) çatmak, (kemiği) kay…kinship akrabalık, hısımlık, yakınlık (du…knee-deep diz boyu, (bir işe/borca) batmışknuckle parmak eklemikeystone kilit taşı, temel esas, en önemli…kennel köpek kulübesiknead yoğurmak, ovmak (masaj)kerosene gazyağıknavishly düzenbazlıkla, sahtekarcakookily kaçıkça, budalaca, tuhaf bir şeki…
L 151
listen dinlemek, kulak vermeklook at bakmak, incelemek, gözden geçirme…let izin vermek, bırakmakleave ayrılmak, terk etmek; bırakmaklaugh gülmek; (bir şeye) gülüp geçmekloud yüksek sesli, gürültülülead önderlik etmek, yönetmek; yol açm…line çizgi, hat, sıra; (ürün) serisiland yere inmek, karaya çıkmak, konmakleading önde gelen, başlıca, liderliquid sıvı, akışkanluck şans, talihlack eksiklik, yokluk, (fiil: yoksun o…lie yalan söylemek; uzanmak, yatmak;…laughter kahkaha, gülüşlend ödünç vermek, borç vermeklower düşürmek, indirmek, azaltmakleaf yapraklift kaldırmak, yükseltmek; (yasağı) a…logic mantık, muhakemelay sermek, yatırmak; (yumurta) yumur…load yüklemek, doldurmakloan kredi, borç · borç vermek, ödünç…love for ...'ya duyulan sevgi/aşklegislation mevzuat, yasalar, yasa yapma · ya…label etiketlemek, (biri olarak) yaftal…labour emek, iş gücü, çalışma, doğum san…lip dudak; kenar (bardak vb.)leap sıçramak, atlamak; (büyük) artış,…loose gevşek, bol, serbestlaundry çamaşırhane, kirli çamaşırlar, yı…lacking eksik, yoksun, yetersizleak sızmak, sızdırmak; (bilgi) sızdır…landscape manzara, peyzaj, genel görünüm (s…latter ikincisi, sonuncusu, sonradan gel…lately son zamanlarda, geçenlerdelawful kanuni, yasal, meşrulessen azalmak, azaltmak, hafifletmeklimit on bir şeye sınır koymak, kısıtlamaklong for özlemek, hasretini çekmek, çok is…lot kura, kader, kısmet; parça/grup;…liable sorumlu, mesul; yükümlülung akciğerlengthy uzun süreli, çok uzun, detaylılifelong ömür boyu süren, hayat boyulawn çimenlik, çayırliberate özgür bırakmak, kurtarmaklanding iniş, karaya çıkmalean ince, zayıf; (et için) yağsızlive on ile geçinmek, (bir şeyle) beslenm…log kayıt tutmak, sisteme girmek · kü…loyal to ...'ya sadık, bağlılamb kuzu, kuzu etiliable to yatkın olmak, olası olmaklag geri kalmak, gecikmek, ağır kalmaklawsuit dava, hukuk davasılimb uzuv (kol, bacak), dal (ağaç)literate okuryazar, eğitimli, kültürlülure cezbetmek, kandırmak, tuzağa çekm…landlord / landlady ev sahibi / ev sahibesi (mülk sah…lean against bir yere yaslanmak, dayanmaklengthen uzatmak, uzamak (süre/boyut)lifespan yaşam süresi, ömürlighten hafifletmek, aydınlatmaklick yalamakliteracy okuryazarlık, okuma yazma becerisilap kucak; tur (yarış); (dalgalar içi…legalize yasallaştırmak, meşrulaştırmakleisurely acelesiz, rahat, telaşsız · salla…liberally cömertçe, bolcalonging hasret, özlem, arzuloosely gevşekçe, kabaca, tam olmayaraklegitimacy meşruluk, yasallıklust şehvet, tutku, şiddetli arzuleaflet broşür, el ilanılitter çöp atmak, (etrafı) kirletmek · ç…lettuce marullinger oyalanmak, gitmemek; (koku vb.) k…lipstick rujlivelihood geçim kaynağı, rızıklucrative kârlı, kazançlı, getirisi yükseklace dantel, ayakkabı bağı · bağlamak…limp topallamak; gevşek, halsizlodging konaklama, kalacak yerlump yumru, şişkinlik; topak; parça ·…laborious zahmetli, meşakkatli, çok uğraş i…legitimize meşrulaştırmak, yasal/haklı göste…liaison irtibat, bağlantı, ilişkilime kireç; misket limonulandslide toprak kayması, heyelan; (seçimde…latitude enlem; hareket serbestliği, geniş…lantern fenerlinen keten (kumaş); çarşaf takımılieutenant teğmen, yardımcıloathe tiksinmek, nefret etmek, iğrenmekloom (tehlike vb.) belirmek, kapıda ol…lurk pusuya yatmak, gizlenmek, (tehlik…law-abiding yasalara saygılı, kanuna uyanleakage sızıntı, akıntılight-hearted kaygısız, neşeli, tasasızlivable yaşanabilir, oturmaya elverişliloyally sadakatle, bağlılıklalament ağıt, yas, keder · yas tutmak, ha…lapse hata, boşluk; hükmü kalmamak, son…levy vergi koymak, (parayı/vergiyi) zo…localize yerelleştirmek, yerini belirlemek…leaky sızdıran, deliklifeguard cankurtaran (havuz/plaj görevlisi)lizard kertenkelelandmine kara mayınılaboriously zahmetle, binbir güçlüklelongitude boylam (coğrafya)lowly mütevazı, düşük rütbeli, önemsiz…lip-reading dudak okumaleniently hoşgörüyle, yumuşak bir şekildelavishly cömertçe, savurganlıkla, bol kese…lesion doku bozukluğu, yara, lezyonlatch kapı mandalı, sürgü; mandallamaklongingly özlemle, hasretlelifeboat cankurtaran sandalı, kurtarma botulamely topallayarak, inandırıcı olmayan…leukemia lösemi, kan kanseriliquefy sıvılaştırmak, eritmeklaze tembelce vakit geçirmek, miskinli…loiter oyalanmak, (sokakta vb.) amaçsızc…lucidly açık ve net bir şekilde, berrakçalurch sendelemek, yana yatmak, sarsılmakludicrously gülünç bir şekilde, saçma sapanlance mızrak; (tıpta) neşterle yarmaklynch linç etmeklaconic az ve öz (konuşan), sözü kısa kes…lard domuz yağılifebelt cankurtaran simidi, cankurtaran k…landfall karaya varış (fırtına, gemi vb.)limply gevşekçe, halsizcelaggard geride kalan, ağırkanlı, uyuşuklistlessly isteksizce, cansızca, umarsızcalustfully şehvetle, büyük bir arzuylalawlessly kanunsuzca, yasa tanımaz bir şeki…lustily canlılıkla, hevesle, gür bir şeki…lethargically uyuşukça, ağırkanlı bir şekildeloftily kibirle, üstten bakarak, azametleluxuriantly gür bir şekilde (bitki vb.), bere…laconically kısa ve öz bir şekilde, lafı uzat…leer yan gözle bakmak, pis pis sırıtma…limpid berrak, saydam, durulewdly ahlaksızca, edepsizcelecherous şehvet düşkünü, uçkuruna düşkünlicentiously çapkınca, ahlaksızca, kural tanım…lasciviously şehvetle, azgıncalaudably takdire şayan bir şekilde, övgüyle
M 187
manner tarz, tutum, davranış biçimimind önemsemek, dert etmek; (isim) zih…majority çoğunlukmatter önem taşımak, önemli olmak; (isim…mark işaret, iz, leke; not (sınav); iş…match eşleşmek, uymak; (isim) maç, uyum…mass kütle, yığın, çoğunluk; (fiil) bi…mention bahsetmek, değinmek, adını geçirm…meal yemek, öğünmaster uzmanlaşmak, hakim olmak; (isim)…means of yoluyla, vasıtasıyla, aracıylamouth ağızmental zihinsel, aklimood ruh hali, modmankind insanlık, insanoğlumanual elle yapılan (sıfat); el kitabı,…monitor izlemek, gözlemlemek, takip etmek…manipulate manipüle etmek, (hileyle) yönlend…major ana dalı olmak (eğitim); büyük, ö…mystery gizem, sır, muammamild hafif, ılıman, yumuşak, nazikmixture karışım, harmanmark as olarak işaretlemek, nitelendirmekmelt erimek, eritmekmushroom mantarmate eş, arkadaş; (fiil) çiftleşmekmid orta, ortasımanageable idare edilebilir, yönetilebilir,…marked belirgin, göze çarpanmasterpiece şaheser, başyapıtmedication ilaç, ilaç tedavisimistaken hatalı, yanılmış, yanlışmayor belediye başkanımix with ile karıştırmak, kaynaşmak (sosya…mainstream ana akım, genel geçer, yaygınmanagerial yönetimsel, idarimasculine eril, erkeğe özgü, erkeksimerit liyakat, değer, erdem, hak etmemarvelous muhteşem, harika, fevkalademonument anıt, abidemagnet mıknatıs; cazibe merkezimagnify büyütmek, abartmakmerge with ile birleşmek, kaynaşmakmoisture nem, rutubetmammal memeli hayvanmediator arabulucu, uzlaştırıcımaneuver manevra, taktik hareket; manevra…mentality zihniyet, anlayış, düşünce yapısımilestone dönüm noktası, kilometre taşı, ön…misery sefalet, ıstırap, perişanlıkmislead yanıltmak, aldatmak, saptırmakmisleading yanıltıcı, aldatıcımanpower insan gücü, işgücümessy dağınık, pasaklı, karışıkmighty güçlü, kudretli, heybetlimildly kibarca, hafifçe, birazmitigate hafifletmek, azaltmak, yatıştırmakmaid hizmetçi, temizlikçimarble mermermedal madalyamerger birleşme (şirket vb.), kaynaşmametaphor mecaz, metafor, eğretilememonopoly tekel, inhisarmill değirmen; fabrika, imalathanemanuscript el yazması, taslak (kitap vb.)mastery over hakimiyet, üstünlük, tam kontrolmadness delilik, çılgınlık, cinnetmansion konak, malikane, köşkmatch against ile karşılaştırmak, rakip olarak…mist sis, pus, duman · buğulanmak, sis…menace tehdit, tehlike, baş belasımobility hareketlilik, seyyariyet, değişke…mobilize harekete geçirmek, seferber etmek…mock alay etmek, dalga geçmek; (sıfat)…moist nemli, rutubetlimute sesini kısmak, sessize almak · se…manly erkeksi, yiğitçe, erkeğe yakışanmaterialize gerçekleşmek, somutlaşmak, ortaya…municipality belediye, yerel yönetimmediocre vasat, sıradan, orta hallimisconception yanlış kanı, yanlış anlama, kavra…maternity annelik, analıkmourn yas tutmak, kederlenmekmutter kendi kendine söylenmek, homurdan…mercury cıva (element)misty sisli, puslu, bulanıkmitigation hafifletme, azaltma (etkiyi)mundane sıradan, dünyevi, bayağımalfunction arıza, bozukluk; arıza yapmakmalnutrition kötü beslenme, yetersiz beslenmemartial askeri, savaşa aitmisinterpret yanlış yorumlamak, yanlış anlamakmodesty tevazu, alçak gönüllülük, sadelik…maiden ilk (sefer/konuşma vb.); bekar ge…malaria sıtmamint nane; darphane; (sıfat) yepyeni/g…moody huysuz, aksi, değişken ruh hallimeditate derin düşünmek, meditasyon yapmakmiscellaneous çeşitli, muhtelif, türlü türlümultitude kalabalık, yığın, çoklukmindful of farkında, bilincinde, dikkate alanmischief yaramazlık, fesatlık, haylazlık,…miserably sefilce, perişan bir halde, berba…moan inlemek, sızlanmak, şikayet etmek…mold şekil vermek, kalıba dökmek; (isi…marsh bataklıkmeticulously titizlikle, kılı kırk yararak, bü…mow (çim, ot) biçmekmummy mumyamyriad sayısız, çok büyük sayımagistrate sulh hakimi, yargıçmanhood erkeklik, yetişkinlik (erkek için)malice kötü niyet, kasıt, kinmalpractice görevi kötüye kullanma, mesleki i…manifestly açıkça, besbelli, aşikar bir şeki…meager yetersiz, kıt, cılız, azmischievous yaramaz, haşarı, fesatmonopolize tekelleştirmek, inhisarı altına a…mop paspas · paspaslamak, silmekmoss yosunmule katırmultilateral çok taraflı (anlaşma, görüşme)misbehave yaramazlık yapmak, kötü davranmak…miscalculate yanlış hesaplamak, hata yapmakmistreat kötü davranmak, hırpalamak, eziye…moisten nemlendirmek, ıslatmakmumble mırıldanmak, gevelemekmash ezmek, püre haline getirmekmomentous çok önemli, hayati, bir devri bel…maltreat kötü davranmak, hırpalamak, eziye…meddle burnunu sokmak, karışmak (istenme…mockery alay, eğlenme, gülünç duruma düşü…muse derin derin düşünmek, kafa yormakmutiny isyan, ayaklanma (askeri/gemi)marvelously harika bir şekilde, mucizevi biçi…misspell yanlış yazmak, imla hatası yapmakmoldy küflü, küflenmişmaliciously kasten, kötü niyetlemiscarriage düşük (gebelik); (hukuk) yanlışlı…modulate ayarlamak, düzenlemek, (ses) tonu…mindfully bilinçli olarak, dikkatlice, fark…mortar harç (inşaat); havan (silah/kap)mug gasp etmek, (sokakta) saldırıp so…mercenary paralı asker; (sıfat) paracı, çık…madden delirtmek, çileden çıkarmakmangle parçalamak, ezmek, tanınmaz hale…memorably unutulmaz bir şekilde, akılda kal…mournfully kederli bir şekilde, acıklı bir h…malevolent kötü niyetli, hain, zarar vericimeasles kızamıkmellow yumuşak (tat/ses), olgun, sakinmoralize ahlak dersi vermek, ahkam kesmekmutilate sakatlamak, uzuv kesmek, tanınmaz…marshy bataklık (arazi), sulakmidget cüce, minyatür (genellikle uyguns…mime pandomim yapmak, taklit etmek; (i…mumps kabakulakmuzzle sansürlemek, susturmak; ağızlık t…malignancy kötü huyluluk (tümör); kin, garazmaxim düstur, özdeyiş, kuralmenial vasıfsız, önemsiz, basit (iş), hi…mortify yerin dibine sokmak, çok utandırm…meekly uysalca, sessizce, boyun eğerekmenacingly tehditkar bir şekildemince kıyma haline getirmek, (sözünü) s…minutely en ince ayrıntısına kadar, incede…misprint baskı hatası, dizgi yanlışımockingly alaycı bir şekilde, dalga geçerekmuffler susturucu (egzoz), atkı/kaşkolmagnanimous yüce gönüllü, bağışlayıcı, alicen…maim sakatlamak, sakat bırakmakmiscarry düşük yapmak; (plan) boşa çıkmak,…moodily huysuzca, karamsar bir şekildemutilation sakatlama, uzuv kesmemalady hastalık, illet, sorunmonetarily parasal açıdan, mali bakımdanmonogamy tek eşlilik, monogamimorbidly hastalıklı bir şekilde, korkunç d…morosely somurtkan bir şekilde, asık surat…mundanely sıradan bir şekildemutinous asi, isyankarmalignantly ölümcül şekilde, kötü huylu olarakmagnanimously yüce gönüllülükle, cömertçemalevolence kötü niyet, hainlik, kinmeritoriously övülen bir şekilde, liyakatlemutinously asice, isyankar bir şekildemalevolently kötü niyetle, haince
N 80
need ihtiyaç duymak, gereksinimnose burun, koku alma duyusunative yerli, yerelnecessary for ... için gereklinegotiation müzakere, görüşmenavigate yönünü bulmak, gezinmek, idare et…neck boyunnaked çıplak, savunmasızneglect ihmal etmek, savsaklamaknegotiate with ... ile müzakere etmek, görüşmeknoon öğle vakti, gün ortasınotion kavram, düşünce, inançnovel yeni, orijinal, alışılmadık (sıfa…notify bildirmek, haber vermek, tebliğ e…nail çivi; tırnakneat düzenli, tertipli, temiznod başını sallamak (onay/selam)nurse bakımını yapmak, iyileştirmeye ça…naive saf, toy, deneyimsiznavigation seyir, yol bulma, navigasyonnotably özellikle, bilhassa, önemli ölçüdenightmare kabusnarrator anlatıcınerve sinir; cesaretnavy donanma, deniz kuvvetlerinut kabuklu yemiş (fındık, ceviz vb.)…nominate as ... olarak aday göstermek, atamaknomination aday gösterme, adaylıkneedle iğne (dikiş/tıbbi)nest yuvanet net (kazanç vb.); ağ ile yakalamaknap şekerleme, kısa uyku · şekerleme…nonstop durmaksızın, aktarmasızneatly düzgünce, tertipli bir şekildenapkin peçetenovelty yenilik, orijinallik, değişik şeyname as olarak adlandırmak, atamaknephew erkek yeğenniece kız yeğennursery kreş, çocuk yuvası; fidanlıknegligence ihmalkarlık, gafletnarration anlatım, öykülemenominee adaynewcomer yeni gelen kimse, aceminumb uyuşmuş, hissiznotorious adı çıkmış, kötü şöhretlineutrality tarafsızlıknormative kural koyucu, standart belirleyen…negotiable pazarlığa açık, görüşülebilirnobility asalet, soyluluknostalgia geçmişe özlem, sıla hasretinostalgic nostaljik, geçmişe özlem duyannucleus çekirdek, özneedy muhtaç, yoksulnag dırdır etmek, başının etini yemeknomad göçebenonfiction kurgusal olmayan, düz yazı (belge…naively safçanationalize kamulaştırmak, devletleştirmeknourishment beslenme, gıda, besinnudge dürtmek, hafifçe itmek; teşvik et…nausea mide bulantısınegation ret, inkar, olumsuzlamanear-sighted miyop, uzağı göremeyennegate etkisiz kılmak, çürütmek, reddetm…nomadic göçebe (yaşam tarzı)nudity çıplaklıknimble çevik, atiknewsagent gazete bayiinibble kemirmek, ufak ufak yemekneglectful of ihmalkar, ... konusunda ilgisiznestle kurulmak, yerleşmek, sığınmaknauseate midesini bulandırmak, tiksindirmeknegligibly önemsiz derecede, göz ardı edileb…nepotism akraba kayırma, torpilneglectfully ihmalkarcanutriment gıda, besin maddesinimbly çevikçe, çabucaknonchalantly umursamazca, soğukkanlılıklaneurotically sinirsel olarak, takıntılı bir şe…
O 120
order emretmek; sipariş vermek; düzenle…own sahip olmakoutcome sonuç, netice, akıbetopposition muhalefet, karşı koymaoutput çıktı, üretim, verim, hasılaobviously açıkça, belli ki, besbellioppose karşı çıkmak, muhalefet etmekoverall genel, kapsamlı, tümobjective hedef, amaç; nesnel, tarafsızoccasion fırsat, durum, vesile, özel günopponent rakip, muhalifoutline taslak, ana hatlar, özet · taslağ…owe borçlu olmak; minnettar olmakoverwhelming ezici, karşı konulamaz, bunaltıcı…occasional ara sıra olan, nadir, tesadüfioriginate meydana gelmek, kaynaklanmak, ort…outlook bakış açısı, tutum; görünüm, muht…outbreak salgın, patlak verme, başlangıçobject to karşı çıkmak, itiraz etmekobjection itiraz, karşı çıkmaopening açılış; fırsat/boş kadro; delik/a…opposing karşıt, muhaliforbit yörünge; yörüngede dönmekoverwhelm bunaltmak, ezmek, (duygu/iş) boğm…obsession takıntı, saplantıorientation uyum, yönelim, yönlendirmeoutfit kıyafet, takım, teçhizatoppression baskı, zulümoven fırınoperate on ameliyat etmek; üzerinde işlem ya…oral sözlü; ağızla ilgilioverview genel bakış, özet, icmaloutlet satış mağazası; çıkış noktası, de…outward dış, harici, dışarıya doğruoccurrence meydana gelme, vaka, olayomit çıkarmak, dahil etmemek, ihmal et…outrage büyük öfke, hiddet; rezalet, haka…overtake sollamak, geride bırakmak; (duygu…open-minded açık fikirli, önyargısızopt seçmek, tercih etmekoffence suç, kabahat; saldırı; hakaret/gü…obsessive takıntılı, saplantılıoppressive baskıcı, zalim; (hava için) bunal…outgoing dışa dönük, cana yakın; görevi bı…outnumber sayıca üstün gelmek, sayıca geçmekowl baykuşobstruct engellemek, tıkamak, mani olmakobedient itaatkar, söz dinleyenornament süs, bezemeoutlaw yasaklamak, yasa dışı ilan etmek;…overhear kulak misafiri olmak, tesadüfen i…outcry büyük tepki, feryat, toplu itirazoverdue vadesi geçmiş, gecikmişox öküzonward ileri, ileriye doğruoverload aşırı yüklemek, fazla yük bindirm…obstinate inatçı, dik başlı; (sorun/hastalı…operative işleyen, yürürlükte, faaloutset başlangıç, başoak meşe ağacıobsessively saplantılı bir biçimdeoffensively saldırganca, kaba bir şekildeoutwardly görünüşte, dıştan, haricenoily yağlı; (kişi için) yılışık/yapmac…obscurity belirsizlik, bilinmezlikomission ihmal, hariç tutma, atlama, eksik…ordeal çile, zorlu sınav, ateşten gömlek…outspoken açık sözlü, dobra, sözünü sakınma…oyster istiridyeobediently itaatkar bir şekilde, uysalcaodour koku (genelde nahoş)outrun geçmek, daha hızlı koşmak, geride…overdo aşırıya kaçmak, abartmakoverjoyed çok sevinçli, sevinçten havalara…oblivious habersiz, bihaber, kayıtsızorientate yönlendirmek, alıştırmak, (yönünü…opium afyonoversize normalden iri, büyük boy, çok büy…obscene müstehcen, edepsiz, fahiş (fiyat…obscurely belirsizce, anlaşılmaz bir şekildeobstructive engelleyici, zorluk çıkaranoutlying merkezden uzak, kıyıdaki, ücraonlooker seyirci, izleyici, görgü tanığıobnoxious tiksindirici, itici, çekilmezoust görevden uzaklaştırmak, atmak, sa…oar kürek (sandal için)opinionated sabit fikirli, inatçı, kendi fikr…oppressively baskıcı bir şekilde; bunaltıcı bi…overcast bulutlu, kapalı (hava)opulent zengin, şatafatlı, boloverbearing baskıcı, otoriter, hükmedicioblivion unutulup gitme, yok olma, kayıtsı…omnipotent her şeye gücü yeten, kadir-i mutl…omniscient her şeyi bilenoscillate salınım yapmak, dalgalanmak; (fik…oscillation salınım, titreşim, tereddütostentatious gösterişçi, gösteriş meraklısıostensibly görünürde, sözdeobscenity müstehcenlik, edepsizlik, küfürominously uğursuzca, hayra alamet olmayan b…omnivorous hepçil, her şeyi yiyen (hem et he…outwit zekasıyla alt etmek, kurnazlıkla…ovation alkış tufanı, büyük tezahüratopen-handed eli açık, cömertobliquely dolaylı olarak, imalı bir şekildeornamentally süs olarak, dekoratif amaçlaobnoxiously tiksindirici bir şekildeobscenely müstehcence, fahiş bir şekildeopaquely donuk bir şekilde, anlaşılmaz biç…ornately süslü bir şekilde, şatafatlıcaomnipotence her şeye gücü yetme durumu, mutla…ostentation gösteriş, caka, şatafatostentatiously gösterişli bir şekilde, caka sata…obfuscate kafa karıştırmak, (gerçeği) gizle…obviate gereksiz kılmak, (ihtiyacı/sorunu…ogle gözleriyle taciz etmek, dik dik b…opulently bolca, şatafatlı bir şekildeoculist göz doktoru (eski kullanım)obtrusively rahatsız edici/göze batacak şekil…outlandishly acayip bir şekilde, tuhafça
P 399
put koymak, yerleştirmekprobably muhtemelen, galibaprotect korumak, muhafaza etmekpull çekmek, asılmakprocess süreç, işlem; işlemek (veri/gıda)place yerleştirmek, atamak, durumpoint işaret etmek, belirtmek, hususpriority öncelik, üstünlükprofession meslek, uzmanlık alanıpiece parça, tane, eserperform yerine getirmek, uygulamak, icra…propose önermek, teklif etmek, niyet etmekprevent from engellemek, önlemek, alıkoymakproud of gurur duymak, iftihar etmekprocedure prosedür, işlem, yöntem, usulpretend yapar gibi görünmek, -mış gibi ya…properly uygun şekilde, hakkıyla, düzgüncepair çift; eşleştirmekpermanent kalıcı, daimi, sürekliprimarily öncelikle, esasen, başlıcaprobable muhtemel, olasıproposal teklif, öneri, tasarıpath patika, yol, güzergahplant bitki, fabrika, tesis; dikmekpride gurur, kıvanç; (aslan) sürüsüparticipate in katılmak, iştirak etmekpressure basınç, baskı, zorlamapattern kalıp, tarz, model, örüntü, desen…prompt çabuk, ivedi, dakik; anında · teş…provide with sağlamak, temin etmek, donatmakpurchase satın almak, alımpermission izin, müsaadeprivacy mahremiyet, gizlilik, özel hayatproceed ilerlemek, devam etmek, eyleme ge…proportion oran, orantı; kısım, bölümpart ayrılmak, bölünmek; kısım, parçaprepare for hazırlanmak, hazır hale getirmekprofit from -den kazanç sağlamak, -den yararl…proper for düzgün, uygun, münasipperception algı, kavrayışprincipal ana, temel, asıl; okul müdürüposition konum, makam; konumlandırmakpromising gelecek vadeden, umut vericipromptly derhal, hemen, tam vaktindepronounce telaffuz etmek; ilan etmek, bildi…prefer to tercih etmek, yeğlemekprimitive ilkel, basit, gelişmemişprogressive ilerici, yenilikçi; aşamalı, artanpronunciation telaffuz, okunuşprospect olasılık, ihtimal, beklenti, gele…punish for cezalandırmakpresumably muhtemelen, büyük ihtimalle, farz…privilege ayrıcalık, imtiyazpoverty yoksulluk, sefaletprediction tahmin, öngörüpreference tercih, öncelik, yeğlemepresence varlık, mevcudiyet, hazır bulunmapublicly alenen, halkın önünde, resmenpublisher yayımcı, yayıneviplan for planlamak, ...için hazırlık yapmakpreview ön izleme, ön gösterim, fragmanpossess sahip olmak, elinde bulundurmakprecise kesin, tam, dakikprecisely tam olarak, kesinliklepresume farz etmek, varsaymak, cüret etmekphenomenon olgu, fenomen, olağanüstü olaypity merhamet, acıma; yazıkplain ova, sade, yalınpill hap, ilaçpillow yastıkprevalent yaygın, hakim, çok rastlananpassion for tutku, hırs, arzupositively kesinlikle, olumlu yöndepolite to kibar, nazikpot tencere, çanak, saksıpump pompalamak; (isim) pompapeer akran, yaşıt, meslektaş · dikkatl…persuasion ikna, inançpossession mülkiyet, sahiplik, varlıkpractically hemen hemen, neredeyse; pratik ol…preventive koruyucu, önleyiciprohibit from yasaklamak, men etmekpay for bedelini ödemek, cezasını çekmek;…pocket cep; cebe atmak, zimmetine geçirm…pound sterlin (para); pound (ağırlık bi…punch yumruklamak; (isim) yumruk · zımb…perceive as ...olarak algılamak, görmekprivileged ayrıcalıklı, imtiyazlıprojection tahmin, öngörü; izdüşüm, yansıtmaprospective müstakbel, olası, beklenen, gelec…provision hüküm, koşul; tedarik, teminplainly açıkça, belli ki, sadeliklepoll anket, kamuoyu yoklaması, oy vermepool havuz; (kaynakları) birleştirmekpour dökmek, boşaltmak, sağanak yağmakpraise övgü · övmek, methetmekpreferable to tercih edilen, daha makul, daha i…present with sunmak, (belirti) göstermekprey av, kurbanpride on gurur duymak, övünmek (kendisiyle)pin toplu iğne, iğne · iğnelemek, sab…prevail yaygın olmak, hakim olmak, galip…profoundly derinden, son derece, köklü bir ş…pandemic küresel salgın, pandemikpersist in -de ısrar etmek, inat etmekportion porsiyon, bölüm, hisseprincipally başlıca, esasen, bilhassaprovince eyalet, il, vilayet; (mecazen) uz…publicity tanıtım, reklam, kamuoyunun ilgisiplayful oyunbaz, şakacıpleasantly hoş bir şekilde, nazikçepoorly kötü bir şekilde, yetersizcepertinent to ile ilgili, alakalı, yerindeprecaution önlem, tedbirpreliminary ön, hazırlık niteliğinde, başlang…pretext bahane, kılıf, gerekçeproficient in bir konuda usta, yetkin, uzmanproficient usta, ehil, becerikliproject as yansıtmak, ... olarak sunmak, tah…prominently belirgin bir şekilde, göze çarpar…prone to yatkın, meyilli, eğilimli (geneld…proportionally oransal olarak, nispetenpardon affetmek, bağışlamakpathway yol, iz, patikapatient with sabırlı, tahammüllüpeasant köylü, çiftçi, rençperpension emekli maaşı, pansiyonpirate korsanplug fiş, tıpa, tıkamakpole kutup (coğrafi/manyetik), direkportrait portrepositive of emin, kesinpan tava, tepsipending eli kulağında, askıda, -e kadarpertinent ilgili, alakalıpigeon güvercinpineapple ananaspivotal çok önemli, hayati, dönüm noktası…pork domuz etiportray betimlemek, tasvir etmek, canland…pose teşkil etmek (tehdit/sorun); poz…proposition önerme, teklif, iddiaprosecution kovuşturma, adli takibat, iddia m…prudent basiretli, temkinli, sağduyulu, a…pasta makarnapetition dilekçe, talepportable taşınabilir, seyyarpredator yırtıcı hayvan, avcıpregnancy gebelik, hamilelikprofitably karlı bir şekilde, kazançlı olarakpurity saflık, arılık, temizlikpurposely kasten, bilerek, kasıtlı olarakpaste yapıştırmak; macun, hamurpepper biber, (fiil) soru yağmuruna tutm…peripheral çevresel, ikincil, önemsizpest haşarat, zararlı böcek; baş belasıplausible makul, akla yatkın, olasıpassionately tutkuyla, ihtirasla, hararetlepathetic acınası, zavallı; dokunaklıpedestrian yaya, (mec.) sıradan/yavanpenalize cezalandırmak, dezavantajlı durum…persuasively ikna edici bir şekildepledge söz vermek, taahhüt etmek, vaatprejudice against ön yargı, peşin hükümprescription reçete, talimatprobe araştırma, soruşturma; (uzay) son…prosecutor savcıprovisional geçici, nihai olmayanparade resmi geçit, tören, yürüyüşpierce delmek, delip geçmek, (ses) kulak…pleasure in bir şeyden zevk almak/duymakpolish cilalamak, parlatmak, (beceriyi)…pearl inci, kıymetli şeyprecede önce gelmek, -den önce olmakpresumption varsayım, ihtimal, küstahlıkprominence öne çıkma, önem, şöhret, belirgin…proximity yakınlık (mekan veya zaman)patch yama; küçük arsa/parça; düzeltmek…pesticide böcek ilacı, tarım ilacıprose düz yazı, nesirpublicize duyurmak, reklamını yapmak, yaymakpuzzling şaşırtıcı, kafa karıştırıcı, muam…paraphrase başka sözcüklerle ifade etmek, aç…peel kabuğunu soymak, kabukproliferation yayılma, çoğalma (hızlıca)pear armutperish yok olmak, ölmek, (gıda) bozulmakplague veba, salgın hastalık, bela · rah…plea yalvarma, rica, (hukuk) savunmaplead yalvarmak, (mahkemede) savunma ya…plunge hızla düşmek, dalmak, (fiyatlar)…potent güçlü, etkili, muktedirprivatization özelleştirmeprivatize özelleştirmek (kamu malını)proactive proaktif, önleyici tedbir alan, i…provincial taşralı, dar görüşlü, yerelpalm avuç içi; palmiyepavement kaldırım (yaya)phony sahte, düzmece, taklitpickle turşu; (mec.) zor durumporter hamal, kapıcı, taşıyıcıproverb atasözüpuppet kuklaperceptive sezgileri güçlü, ferasetli, anlay…perpetually ebediyen, sürekli olarakperseverance azim, sebat, kararlılıkpractitioner uygulayıcı, pratisyen (doktor/avu…precedent emsal, örnek (karar)premature erken, zamanından önce, vaktinden…prescribe reçete yazmak, (kural) koymak, em…patriot vatansever, yurtseverpatrol devriye gezmek, kolaçan etmek · d…peninsula yarımadapine çam ağacı; (fiil) hasretini çekmekpitiful acınası, yürek parçalayanplot against komplo kurmak, gizli plan yapmakpoke dürtmek, kurcalamakpurify arıtmak, saflaştırmakpuzzle over üzerine kafa yormak, (bir şeyi) ç…paradoxically çelişkili bir şekilde, aksine, te…permeate nüfuz etmek, içine işlemek, yayıl…prep hazırlık (kısaltma), hazırlamakprerequisite ön koşul, ön şartprocure edinmek, temin etmek, sağlamakpullover kazak, süveterpact anlaşma, pakt, sözleşmepayroll maaş bordrosu, çalışan listesiperiodical süreli yayın, dergiperk yan hak, avantaj, ek kazançpersonify kişileştirmek, cisimleştirmek, si…pinpoint tam olarak belirlemek, saptamakplantation plantasyon, büyük çiftlikpopulate nüfus oluşturmak, yerleşmekpossessive sahiplenici, paylaşmayan, mülkiye…posture duruş, tavır, postürpressurize basınçlandırmak, baskı yapmakprovisionally geçici olarak, şimdilikparamount en önemli, üstün, yüce, aslipat hafifçe vurmak, sıvazlamak, okşam…pervasive her yere yayılan, nüfuz edici, ya…pier iskele, rıhtımplumber tesisatçıpuddle su birikintisi, göletpuff üflemek, solumak; (duman) tütmekpaternal baba ile ilgili, babaya ait, baba…peculiar to -e özgü, şahsına münhasırpeculiarly tuhaf bir şekilde, bilhassaperimeter çevre (uzunluğu), dış sınırpermissible izin verilebilir, sakıncası olmay…piracy korsanlık, telif hakkı ihlaliplagiarism intihal, eser hırsızlığıponder üzerine düşünmek, kafa yormak, öl…proficiently ustaca, yetkin bir şekildeprophecy kehanetprudently temkinli bir şekilde, akıllıca, i…purge temizlemek, arındırmak, tasfiye e…play host to ev sahipliği yapmak, ağırlamakpant soluk soluğa kalmak, hızlı solumakpastry hamur işi, börek, çörekpasture otlak, merapitiless acımasız, merhametsizplough (toprağı) sürmek, sabanpottery çanak çömlek, seramik işipreach vaaz vermek, öğütlemekprickly dikenli, iğneli; alıngan, huysuzpuberty ergenlik, buluğ çağıpuncture delik, patlak (lastik) · delmek,…paw pati, pençeperennial uzun ömürlü, daimi, yıllanmışperilous çok tehlikeli, vahimphilanthropic hayırsever, insan sevgisine dayalıplausibly makul bir şekilde, akla yatkın ol…precipitation yağış; çökelmepredecessor selef, (görevde) kendinden önce g…profess açıkça söylemek, iddia etmek, ikr…prohibitive caydırıcı (fiyat), fahiş; yasakla…pamphlet broşür, el ilanı, risalepanoramic panoramik, kuşbakışı, geniş açılıplacebo plasebo, tesirsiz ilaçpsychic medyum; ruhsal, zihinselpaddle kürek çekmek; kürekpebble çakıl taşıpolio çocuk felciprecarious istikrarsız, tehlikeli, pamuk ipl…pacific barışçıl, sakin, uzlaştırıcıpacify yatıştırmak, sakinleştirmek, barı…pediatrician çocuk doktoruperishable çabuk bozulan (gıda)persevering azimli, sebatkarphenomenally olağanüstü bir şekilde, inanılmaz…pluck koparmak, çekip almak, yolmakpoach kaçak avlanmak, (fikir/eleman) ça…prematurely vaktinden önce, erken bir şekildeproclamation ilan, bildiri, beyannamepeck gagalamak, (hafifçe) öpmekpeep gizlice bakmak, dikizlemek, cıvıl…perspire terlemekpleasingly memnuniyet verici şekilde, hoşçapushy ısrarcı, yüzsüz, saldırganpainstakingly titizlikle, özenle, büyük bir dik…patriarchal ataerkilpatronage himaye, koruma, destek; kayırmacı…perpetrate (suç) işlemek, yapmakperturb huzursuz etmek, endişelendirmekplagiarize intihal yapmak, eser çalmakplaintiff davacıpreoccupation zihni meşgul etme, saplantı, dalg…profuse bol, çok miktarda, cömertpester rahatsız etmek, musallat olmak, d…phonetic sesbilimsel, fonetikpictorial resimli, resimselpresentable eli yüzü düzgün, sunulabilir, ins…prod dürtmek, teşvik etmek, kışkırtmakpoultry kümes hayvanlarıpunctuate noktalama işareti koymak; (sözünü…preclude önlemek, imkansız kılmak, engel o…puke kusmakpathetically acıklı bir halde, zavallıcaplunder yağmalamak, talan etmekpost-mortem otopsi, olay sonrası incelemepraiseworthy övgüye değer, takdire şayanpreface önsöz, giriş; -ile başlamakpartake katılmak, yer almak; (yemekten) y…patently apaçık, bariz bir şekilde, külliy…patriarchy ataerkillik, ataerkil düzenperennially sürekli olarak, bitmez tükenmez b…perilously tehlikeli bir şekildepervert saptırmak, yoldan çıkarmak; sapıkpious dindar, takva sahibiprecedence öncelik, üstünlükpreoccupy zihnini işgal etmek, meşgul etmek…profusely bolca, akın akın, çok miktardapungent keskin (koku/tat), acı, sertparlour oturma odası, salon; dükkan (güze…pointlessly amaçsızca, boşunapredate -den önce gelmek, tarih olarak da…pedantic bilgiçlik taslayan, kılı kırk yar…perversion sapkınlık, saptırma, çarpıtmapeddle seyyar satıcılık yapmak, (fikir)…peddler seyyar satıcı, işportacıperforated delikli, zımbalıperforation delme, delikpernicious sinsi ve zararlı, öldürücüputty macunpensive dalgın, düşünceliploy taktik, hile, manevrapredominance üstünlük, hakimiyet, baskınlıkpredominate hakim olmak, ağır basmak, çoğunlu…premeditated tasarlanmış, kasıtlı, önceden pla…preparatory to -e hazırlık olarak, -den öncepalatial saray gibi, görkemli, şatafatlıpaltry değersiz, önemsiz, eften püften (…precariously tehlikeli bir şekilde, istikrarsı…predicate dayandırmak, doğrulamak; yüklempreeminent seçkin, üstün, önde gelenpretension iddia, gösteriş, haksız taleppotently etkili bir şekilde, güçlücepreciously değerli bir şekilde, itinaylaprincely muhteşem, cömert, prense yakışırpulverize toz haline getirmek, ezmek, yok e…putrid çürümüş, kokuşmuşperfunctory baştan savma, üstünkörü, kerhenpostulate varsaymak, öne sürmek (teori)prodigious muazzam, olağanüstü, devasaperjury yalan yere yemin etme suçupermissively hoşgörüyle, müsamahalı bir şekildepillage yağmalamak, talan etmekpenitence pişmanlık, tövbe, nedametpenitent pişman, tövbekarplaintive hüzünlü, kederli, dertli (ses/ton)prodigal müsrif, savurganpromulgation yürürlüğe koyma, ilan etme (yasa/…paucity azlık, kıtlık, yetersizlikpresumptuously küstahça, haddini aşarakparatroops paraşütçü birliğipendent asılı, sarkanpensively dalgınlıkla, düşünceli bir şekildeperjure yalan yere yemin etmekpivotally önemli bir şekilde, kilit noktadapreliminarily başlangıç olarak, ön hazırlık mah…pejorative aşağılayıcı, küçümseyicipardonably hoş görülebilir biçimde, affedili…polyglot çok dil bilen, çok dilliprudish aşırı tutucu, ahlak kumkuması, ya…pawnbroker rehinci, ödünç para verenplacidly sakince, uysalcapalatably lezzetle, damak tadına uygun şeki…preposterously akıl almaz derecede, saçma bir şe…prodigiously olağanüstü şekilde, muazzam derec…pandemonium kıyamet, büyük gürültü, kargaşa,…putridly kokmuş bir halde, iğrenç bir şeki…parsimoniously cimrice, eli sıkı bir şekilde, id…pompously böbürlenerek, kendini beğenmiş bi…profanely saygısızca, dine küfrederek, edep…propitiously uğurlu bir şekilde, elverişli ola…petulance hırçınlık, alınganlık, huysuzlukprovidentially şans eseri, kaderin cilvesiyle, i…pertly şımarıkça, cüretkar bir şekildepetulantly hırçın bir şekilde, alınganlıkla
Q 18
quietly sessizce, sakincequantity miktar, nicelikquote alıntı yapmak, fiyat vermekqualified for nitelikli, ehliyetli, uygunquestionnaire anket, soru formuquery sorgu, soru, şüphequarrel münakaşa, kavga, tartışma · tartı…quest for arayış, araştırmaquarantine karantina, karantinaya almakquake sarsılmak, titremek; (isim) depremquiver titremek, ürpermekqualm vicdan azabı, tereddüt, endişequell bastırmak, yatıştırmak, dindirmekquagmire bataklık; (mecazen) içinden çıkıl…queerly tuhafça, garip bir şekildequibble kelime oyunu yapmak, önemsiz ayrı…quaintly tuhaf ama hoş bir şekilde, eski m…quizzically sorgularcasına, merakla, alaycı b…
R 292
reply cevap, yanıt, karşılıkreturn dönmek, iade etmek, geri vermekresult sonuç; (-den) kaynaklanmak / (-e)…response tepki, yanıt, müdahaleresponsible for -den sorumlureduce azaltmak, düşürmek, indirmekrespond to cevap vermek, tepki vermek, (teda…respond karşılık vermek, cevaplamakreject reddetmek, geri çevirmekrequest from -den talep etmek, rica etmekrange aralık, menzil, silsile, çeşitlil…remain kalmak, sürdürmek, (geriye) kalmakreveal ifşa etmek, ortaya çıkarmak, gözl…react tepki göstermek, reaksiyon vermekresist karşı koymak, direnmek, dayanmakroughly kabaca, aşağı yukarı, yaklaşıkreason for ...için sebep, ...in nedenirise in ...de artış, yükselişroot kök, köken, kaynak · kök salmak,…release serbest bırakmak, yayımlamak, açı…relevant ilgili, alakalı, yerindereduction azaltma, eksiltme, indirimrefer to kastetmek, bahsetmek, (bir kaynağ…relate to ile ilgili olmak, bağlantılı olma…resemble benzemek, andırmakreserve ayırtmak (yer), saklamak, tahsis…restrict to ile sınırlamak, kısıtlamakrestriction on üzerinde kısıtlama, sınırlamarescue kurtarmak; kurtarmareverse tersine çevirmek, geri almak, ipt…reflect yansıtmak, (üzerine) düşünüp taşı…remote uzak, ırak, ücra, (ihtimal) zayıfrevenue gelir, hasılatrush acele etmek, hücum etmekrecognition tanınma, kabul, takdirreduction in ...de azalma, düşüşremove from -den çıkarmak, uzaklaştırmak, atm…reputation for ün, şöhret, ad, itibarresident sakin, orada yaşayan, yerliretirement emeklilikrescue from -den kurtarmakrespectively sırasıylaracial ırksal, ırka dayalırainbow gökkuşağırate değer biçmek, derecelendirmek; or…readily kolayca, isteyerek, tereddütsüzrecovery iyileşme, kurtarma, toparlanmareflection yansıma, derin düşünmeregard as ...olarak görmek, ...olarak kabul…rely on güvenmek, bel bağlamak, muhtaç ol…resume yeniden başlamak, (kaldığı yerden…revise gözden geçirmek, (değişiklik yapa…rigid katı, sert, esnemeyen (kural veya…reply to cevap vermek, yanıtlamakregard saygı, önem; bakımından (in this…regardless ne olursa olsun, aldırmadanresemblance benzerlik, andırmaretire from emekli olmak, (görevden) çekilmekruler hükümdar, yönetici, cetvelratio oran, nispetregister kaydetmek, sicile geçirmek; kayıt…relevant to ile ilgili, konuyla alakalırepetition tekrar, yinelemeresidence konut, ikametgâh, meskenresign istifa etmek, (görevden) ayrılmak…responsive duyarlı, tepki veren, hassasrevision gözden geçirme, düzeltmerude to ...-e karşı kabareasoning akıl yürütme, muhakeme, gerekçerage öfke, hiddet; (moda) salgın · öfk…recover from ...den iyileşmek, (ekonomik vb.)…release from -den serbest bırakmak, -den tahli…remind of hatırlatmak, anımsatmak, çağrıştı…retail perakende · perakende satmak/satı…rich in ... bakımından zenginroll yuvarlanmak, dönmek · rulo, liste…railway demiryolurecession ekonomik durgunluk, gerilemereinforce güçlendirmek, takviye etmek, peki…recognise as ...olarak tanımak, kabul etmek (A…refugee mülteci, sığınmacıregistration kayıt, tescilreside ikamet etmek, yaşamak, bulunmakrestless huzursuz, yerinde duramayanrotate dönmek, döndürmek, (görev) değişi…resort tatil yeri; başvurma, çarerub ovalamak, sürtmekreplacement yenisiyle değiştirme, yerine geçe…reproductive üreme ile ilgili, çoğaltıcıreserved çekingen, mesafeli, içine kapanık…resignation istifa, boyun eğme, kabullenmerevive canlanmak, canlandırmak, hayata d…repay geri ödemek, karşılığını vermekrudely kabaca, nezaketsizceresent gücenmek, içerlemek, alınmakrestrain kısıtlamak, zapt etmek, dizginlem…revelation açığa vurma, ifşaat, vahiyrobust sağlam, güçlü, dirençlirecipient alıcı, kabul eden kimserelevance ilgi, alaka, uygunlukresentment gücenme, kırgınlık, hınçresort to (son çare olarak) başvurmak, teve…restraint kısıtlama, itidal, ölçülülük, zap…rock sarsmak, sallamak (fiziksel veya…raid baskın yapmak, akın etmek · baskı…recreation eğlence, dinlenme, aktiviteregain yeniden kazanmak, geri almak (kon…revolve dönmek, devir yapmakriot isyan, ayaklanma, kargaşarecipe yemek tarifi; (başarı/felaket vb.…render hale getirmek, sunmak, (hizmet) v…radiate yaymak, saçmak (ısı, ışık, duygu)readiness hazır olma durumu, isteklilikrefine arıtmak, saflaştırmak, geliştirmekreliance on -e güvenme, bel bağlama, bağımlıl…reliance güven, itimat, bağımlılıkremainder geriye kalan, artık, kalan kısımremedy çare, deva, ilaç · çare bulmak, d…retreat geri çekilme, sığınak · geri çeki…rob of birini (bir şeyden) mahrum bırakm…refrigerator buzdolabırip yırtmak, sökmekroar kükremek, gürlemekrubbish çöp, saçmalıkretention muhafaza, alıkoyma, akılda tutmareversal tersine çevirme, (kararın) bozulm…railroad demiryolurat sıçan, iri fare; (argo) hainreinforcement takviye, güçlendirme, destekreluctantly isteksizce, kerhenrefusal red, geri çevirmeribbon kurdele, şeritrifle tüfekradiant parlak, neşe saçan, ışık saçanraincoat yağmurlukrally miting, toplanma; toparlanma (piy…rear büyütmek, yetiştirmek; arka tarafreassure içini rahatlatmak, güven vermekreckon tahmin etmek, hesaplamak, sanmakrefuge sığınak, barınak, sığınmarestate yeniden ifade etmek, başka bir de…revolt isyan, ayaklanma · tiksindirmek,…roast fırında kızartmak, kavurmakrevival canlanma, diriliş, yeniden doğuşrevolt against isyan etmek, ayaklanmakridiculously gülünç derecede, saçma bir şekilderigidity katılık, sertlik, esnemezlikreckless dikkatsiz, umursamaz, pervasızrecurrent tekrarlayan, nüksedenrefrain from ...den kaçınmak, sakınmak (bir ey…repress baskılamak, (duygu) içine atmak,…residual artık, kalıntı, tortu, geriye kal…rigorously titizlikle, sıkı bir şekilderagged eski püskü, yırtık pırtık; düzens…reflex refleks, ani tepkirefund geri ödeme, iade · parasını iade…rhyme kafiyeriddle bilmece, muammarunway uçak pisti, podyumrestlessly huzursuzcaregression gerileme, geri gitmeresolute kararlı, azimli, tavizsizrefreshing canlandırıcı, ferahlatıcı, iç açı…respiration solunum, teneffüsrolling dalgalı (arazi), peş peşe gelen,…rag paçavra, bez parçasırape tecavüz, (doğayı) tahrip etme · t…rectangle dikdörtgenreferee hakemrewind geri sarmakripen olgunlaşmakrug kilim, küçük halırust pas, paslanma · paslanmakroyalty kraliyet ailesi, telif hakkı/ücre…reap hasat etmek, (sonuçlarını) toplam…rebellion against ...e karşı isyan, başkaldırırecur nüksetmek, tekrarlamak, yinelemekrelieve of (birini) bir yükten kurtarmak, gö…relocate yerini değiştirmek, taşınmakrestful dinlendirici, huzur vericirigour titizlik, zorluk, ciddiyetruthlessly acımasızca, merhametsizceretrain yeniden eğitmek, meslek içi eğiti…rim kenar, ağız (bardak vb.), jantrusty paslı, (yetenek/bilgi için) körel…ranch çiftlik (özellikle hayvancılık)ratify onaylamak, tasdik etmek (resmi an…recede geri çekilmek, uzaklaşmak, (etkis…receptive yeni fikirlere açık, anlayışlı, a…refute çürütmek, aksini ispatlamak, yala…reproach sitem etmek, kınamak; sitemretaliate misilleme yapmak, intikam almak,…retaliation misilleme, intikamrudimentary ilkel, temel, henüz gelişmemişransom fidye; (fiil) fidye verip kurtarm…recite ezberden okumak, sıralamakrefreshment yiyecek-içecek, ferahlıkrehearsal provarehearse prova yapmakresponsively duyarlı bir şekilde, tepki vererekrequisite gerekli, zorunlu; gereklilikrestatement yeniden ifade etme, açıklamarow over ... üzerine tartışma/kavgarake tırmık · tırmıklamak; (mecazen) i…reaffirm tekrar doğrulamak, teyit etmekrecklessly dikkatsizce, pervasızcarecollect hatırlamak, anımsamakrecoverable geri kazanılabilir, telafi edileb…repel püskürtmek, itmek, iğrendirmekrobustly güçlü bir şekilde, kararlılıklarogue kontrolsüz, başıbozuk, tehlikeli…ram koç; (fiil olarak) toslamak, çarp…repudiate reddetmek, inkar etmek, tanımamak…roomy ferah, genişrapport uyum, ahenk, yakın ilişkiredeem telafi etmek, (günahtan/borçtan)…redemption kurtuluş, kefaretredundancy gereksizlik, fazlalık, (işten) çı…regenerate yeniden oluşmak, canlandırmak, ye…remedial iyileştirici, onarıcı, takviye (e…resolutely kararlılıkla, azimlereverence derin saygı, hürmetration istihkak, pay, karne ile dağıtmakrattle tıngırdamak, ses çıkarmak; (mec.)…refrigerate soğutmak, buzdolabında saklamakrighteous erdemli, adil, haklırampant yaygın, alıp yürümüş, şahlanmış (…regressive gerileyen, gerici; azalan oranlı…reiterate tekrarlamak, yinelemek (vurgulama…relinquish feragat etmek, vazgeçmek, bırakmakrotary dönen, döngüselrubble moloz, enkaz yığınırumble gürüldemek, gümbürdemekrefrain nakarat; (fiil olarak) kendini tu…regiment alay (askeri birlik)regretfully maalesef, üzülerek, pişmanlıklarejoice sevinmek, bayram etmek, keyiflenm…relic kalıntı, yadigar, eski eserremembrance anma, hatıra, yâd etmeraffle piyango, eşya piyangosu, çekilişravage harap etmek, yakıp yıkmak, mahvet…relapse nüksetme, (hastalık/kötü alışkanl…relentlessly acımasızca, dur durak bilmeden, s…remnant kalıntı, artık, izrepeal (yasa) yürürlükten kaldırmak, ipt…replenish yeniden doldurmak, takviye etmek,…repulse geri püskürtmek, reddetmek, tiksi…revere büyük saygı duymak, hürmet etmekrecoil geri tepmek, irkilmek, geri çekil…reimburse masrafı ödemek, tazmin etmek, iad…remit (para) havale etmek, (ceza/borç)…reprimand azarlamak, kınamak (resmi)ramble boş boş dolaşmak; (konuşurken) ko…reassuringly güven verici bir şekilde, rahatla…repent of tövbe etmek, pişman olmakroster görev listesi, isim listesi, kadrorestfully sakince, huzurla, dinlenmiş olarakrabid kuduz; (mecazen) fanatik, aşırırashly düşüncesizce, aceleyle, tedbirsiz…refurbish yenilemek, tadilat yapmak, elden…regularize düzenli hale getirmek, yasallaştı…remorseful pişman, vicdan azabı çekenresentfully kızgınlıkla, içerleyerek, kırgın…retraction geri alma (sözü/yazıyı), içeri çe…ruinous yıkıcı, mahvedici, çok pahalırascal yumurcak, serseri, haylazreproachful sitemkâr, sitem dolurecuperate iyileşmek, sağlığına kavuşmakrefutation yalanlama, çürütme, aksini ispatl…reinstate görevine iade etmek, eski durumun…relegate alt kademeye indirmek, küme düşür…rudder dümenrampage yakıp yıkarak saldırmak, şiddet s…recitation ezberden okuma, anlatmarepetitious tekrar edip duran, bıktırıcı, mon…reconnaissance keşif (askeri/stratejik)reminisce (geçmişi) anmak, hatıralardan kon…repugnant to iğrenç, tiksindirici, aykırı, tersresiliently esnek biçimde, çabuk toparlanarak…rout bozgun, hezimet · bozguna uğratmakransack talan etmek, altüst ederek aramak…reproachfully sitemle, sitemkâr bir şekilderuminate derin derin düşünmek, geviş getir…rearward arkaya doğru, geri tarafreliantly güvenerek, bel bağlayarakrecuperation iyileşme dönemi, nekahetregency kral nailliği, saltanat vekilliği…reverentially saygıyla, hürmetleratty hırpani, köhne; (mec.) sinirli, h…rowdily gürültülü bir şekilde, taşkıncaremittent (hastalık/ateş) inip çıkan, aralı…rapaciously açgözlülükle, doymak bilmez bir ş…
S 584
save kurtarmak, biriktirmek, korumak,…speak konuşmaksuppose farz etmek, varsaymak, zannetmeksearch aramak, araştırmaksupply sağlamak, tedarik etmek, sunmaksand kumsurface yüzey, dış görünüşsample örneklem, numune, örnek · örnekle…satisfied memnun, tatmin olmuş, hoşnutsimilar to ...e benzer, ile benzersurround çevrelemek, kuşatmaksale satış, indirimsatisfaction tatmin, memnuniyet, hoşnutlukspecific belirli, özgül, spesifikstand ayakta durmak; katlanmak; (fikir)…serve hizmet etmek, görev yapmak, işe y…shape şekil, biçim; şekillendirmek, for…still durgun, hareketsiz; halasalt tuzshut kapalı; kapatmak · kapatmaksection bölüm, kısım, kesit, şubespirit ruh, maneviyat; canlılık; ispirtostage aşama, evre, safha; sahne · sahne…specifically özellikle, bilhassa, spesifik ola…sure of eminsubstantial önemli, büyük miktarda, esaslıschedule program, çizelge, zamanlamasevere şiddetli, sert, vahim, ciddistate ifade etmek, belirtmek, bildirmeksubmit sunmak, teslim etmek; boyun eğmek…suggestion öneri, teklif, telkinsenior kıdemli, üst düzey, yaşça büyüksharp keskin, sivri, zeki, ani/sertspread yayılmak, yaymak; bulaşmaksuit uymak, yakışmak, uygun olmaksoftware yazılımsquare kare; meydansubstantially büyük ölçüde, önemli derecede, es…survey anket, inceleme, araştırma · ince…settle yerleşmek, halletmek, karara bağl…struggle mücadele, çaba, kavga · mücadele…suffer from muzdarip olmak, (hastalıktan/duru…sadness üzüntü, kedershake sallamak, sarsmak, titremekspot benek, nokta; fark etmek, tespit…store depolamak, saklamakstraight düz, doğrudansum toplam, yekün, tutarsanctions yaptırım, müeyyide, onayspecies tür, cins (biyoloji)stability istikrar, denge, kararlılıksupervise denetlemek, gözetmek, nezaret etm…supervisor denetçi, gözetmen, yöneticisurgery ameliyat, cerrahisession oturum, toplantı, seans, dönemsite yer, alan, şantiye, mevkislightly hafifçe, azıcık, birazsolid katı, sağlam, somut (kanıt)split bölmek, ayrılmak, yarmakseed tohum, çekirdek, köken · tohum ek…skin deri, cilt, kabuk · derisini yüzm…spend on (para/zaman) harcamakstimulate uyarmak, teşvik etmek, harekete g…supplement ek, ilave, takviye · ilave etmek,…supervision denetim, gözetimsound gibi gelmek (duyulmak), çalmak (a…specialist uzman, mütehassısspecialize uzmanlaşmak, özelleşmeksuffering acı, ızdırap, çilesuitable for uygun, elverişliscared korkmuş, ürkmüşshare with paylaşmak, bölüşmeksort tür, çeşit · sınıflamak, tasnif e…sacrifice fedakarlık etmek, kurban etmekscale tırmanmak, ölçeklemek, tartmaksomewhat oldukça, biraz, bir miktarstrike vurmak, çarpmak, grev yapmak, (fi…superior to (-den) üstün, daha iyiscore sayı yapmak, puan almak, çetele t…shoulder omuz; (yol) banket · (sorumluluk…sequence dizi, sıra, silsile, olay örgüsüsunset gün batımıslight hafif, az, önemsizstrict (with) sert, katı, hoşgörüsüz, disiplinlisubscription abonelik, üyeliksufficient for yeterli, kafisail yelken · denize açılmak, (gemiyle…scare korkutmak, ürkütmek · korku, panikscream çığlık atmak, bağırmak · çığlık,…sickness hastalık, mide bulantısıstring ip, tel, dizi · ipe dizmek, asmak…stuff şey, madde, eşya, ıvır zıvır · tı…subtle ince, hemen göze çarpmayan, zekic…sauce sosscarce kıt, nadir, yetersizscreen taramadan geçirmek, elemek, gizle…segment parça, dilim, bölüm, kesimseldom nadiren, seyreksensible mantıklı, aklı başında, makulsettlement yerleşim yeri, anlaşma, uzlaşma,…specialise in uzmanlaşmak, ihtisas yapmaksubstitute for yerine geçmek, değiştirmek; yedekspecify belirtmek, açıkça ifade etmeksink batmak, çökmek, alçalmak; lavabospill dökmek, saçılmak; (petrol) sızınt…stream akıntı, dere, akış · akmak, süzül…successful in ...-de başarılıswallow yutmak, (sözünü) yutmak, kabullen…sweat terlemek, terscheme tasarı, plan, entrika, şemasimulate taklit etmek, simüle etmek, numar…spice baharat, çeşnisupplementary tamamlayıcı, ek, bütünleyicisuppress bastırmak, durdurmak, gizlemeksupreme en üstün, yüce, ulususpend askıya almak, ertelemek, uzaklaşt…script senaryo, metin, el yazısısecurely güvenli bir şekilde, sıkıca, sağl…self-confidence özgüven, kendine güvenseparate from ayırmak, ayrılmak; -den ayrı/bağı…shoot ateş etmek, film çekmek, (bitki)…short-term kısa vadeliskill in ... konusunda beceri/yetenek/usta…spike ani yükseliş/sıçrama; sivri uçspin dönmek, döndürmek; (hikaye) uydur…storm hızla girmek, hücum etmek, öfkele…strictly kesinlikle, tam anlamıyla, sıkı b…suburb banliyö, kenar mahalleseize el koymak, yakalamak, ele geçirme…shower sağanak yağış, duş; (bolluk) yağd…slave kölesimultaneous eş zamanlı, aynı anda olansorry for ... için üzgün, ...-e acıyanspontaneous kendiliğinden gelişen, doğal, anl…statue heykel, anıtsteam buhar · buhar çıkarmak, buğulanma…steel çelikstick çubuk, sopa, değneksubject to maruz bırakmak, tabi tutmak / -e…sensation duyu, his, algı, (kamuoyunda) hey…silk ipeksimplicity sadelik, basitlik, kolaylıksuicide intiharsurgeon cerrahsuspect of şüphelenmeksweep süpürmek, (hızla) yayılmaksustainability sürdürülebilirlikscratch tırmalamak, kaşımak, çizmekshore kıyı, sahilshout at birine bağırmak, haykırmakstuck sıkışmış, takılı kalmış, saplanmışsubtract çıkarmak (matematik), eksiltmekscarcity kıtlık, azlık, nadirlikseverity şiddet, ciddiyet, vehamet, sertliksignify anlamına gelmek, belirtmek, işare…specification şartname, teknik özellik, tanımla…spit tükürmekspouse eş (karı veya koca)stabilize istikrar sağlamak, dengelemek, sa…stem from -den kaynaklanmak, ileri gelmekstereotype kalıplaşmış düşünce, klişe, basma…stimulation dürtü, uyarılma, teşvikstrain zorlamak, germek; gerginlik, baskısubmission teslim olma, boyun eğme; sunma (b…surge ani artış, dalgalanma, kabarmaseal mühürlemek, yalıtmak, kesinleştir…settled yerleşik, karara bağlanmış, durağ…shade gölge, renk tonu; gölgelemekshell kabuk, mermi kovanı, dış iskeletshipping nakliye, sevkiyat, gemi taşımacıl…signature imza; (mecaz) kendine has özellikslavery kölelik, esaretsmoothly pürüzsüzce, tıkır tıkır, sorunsuz…spell büyü; (kısa) süre, dönem; hecelem…stain lekelemek, boyamak; (isim) leke ·…stare dik dik bakmak, gözünü dikmekstarve açlık çekmek, açlıktan ölmekstick to / with bağlı kalmak, sadık kalmak, vazge…surrender to teslim olmak, boyun eğmeksurrender teslimiyet, pes etmesphere küre; alan, saha, etki alanı (mec…scarcely hemen hemen hiç, güçbela, neredey…shiny parlak, cilalısidewalk kaldırım, yaya yoluslice dilim, parça · dilimlemek, kesmeksmile at gülümsemek, tebessüm etmeksnack atıştırmalık, ara öğünspeculate tahminde bulunmak, spekülasyon ya…speculation tahmin, spekülasyon, varsayımsplash sıçratmak, çarpmak (su)spray püskürtmek, sıkmaksticker etiket, çıkartmasubordinate ikincil, ast, daha az önemlisuccessive ardışık, peş peşe gelen, birbirin…suck emmek, içine çekmeksupposedly sözde, güya, iddia edildiğine göresavage vahşi, acımasız, yaban · vahşice…scatter dağıtmak, saçmak, serpmeksensational heyecan verici, harika, sansasyon…sentence hüküm giydirmek, mahkum etmek, ce…shortage of kıtlık, eksiklik, darlıksteep dik, sarp, (fiyat) aşırı yükseksteer yönlendirmek, idare etmek, direks…suburban banliyöye ait, kenar mahalleye öz…sue dava açmak, mahkemeye vermeksupernatural doğaüstüsin günah; günah işlemekskip atlamak, es geçmek, (okulu/dersi)…sticky yapışkan, (durum) zorlu/sıkıntılıstylish şık, modaya uygun, tarz sahibisubmarine denizaltısuppression baskı, bastırma, sindirmesubsidy devlet desteği, sübvansiyon, mali…successor halef, yerine geçensane aklı başında, mantıklı, akıl sağl…scar yara izi, travmascenery manzara, doğal görünüm, dekorshelf raf, (coğrafi) sahanlık/çıkıntısorrow üzüntü, keder, elemstab bıçaklamakstamp damgalamak; ayağını yere vurmak;…stem gövde, sap, (dilbilgisi) köksubtraction çıkarma işlemi, eksiltmeswap takas etmek, değiş tokuş yapmaksalvation kurtuluş, selametsausage sosis, sucuk benzeri et ürünüscissors makassequential ardışık, sıralı, birbirini izleyenstake bahis, menfaat; kazık · riske atm…stance duruş, tutum, yaklaşım (bir konu…strawberry çilekstrive (to) çabalamak, gayret etmek, uğraşmaksalute selamlamak, asker selamı vermekspectator izleyici, seyirci (spor/etkinlik)sanitary hijyenik, sağlıkla ilgilisketch taslak, kroki; taslağını çizmekslip kaymak, (gizlice) sivişmek, hata…slope eğim, yamaç, yokuşso-called sözde, güya, tabir edilenstun sersemletmek, şoke etmek, hayrete…swell şişmek, kabarmak, artmakspare yedek, fazladan, kıymamak/bağışla…speciality uzmanlık alanı, meşhur ürün, spes…scrutiny dikkatli inceleme, teftiş, süzmeshark köpekbalığı; (mecaz) dolandırıcı/…sigh iç çekmek, ah etmeksponge sünger; (mecaz) otlakçısquirrel sincapsteak biftek, et dilimisanitation sağlık koruma, hijyen, kanalizasy…sarcasm iğneleme, alay, kinayesentimental duygusal, hisli, nostaljikshort of ...den yoksun, eksiği olan, haric…standing itibar, statü; süreklilikstartle ürkitmek, şaşırtmak, irkiltmekstrip soymak, (unvan vb) elinden almak,…stumble tökezlemek, sendelemek; (upon) te…subscribe to abone olmak; (bir fikre) katılmak…sack çuval, torba · işten atmak, kovmakslippery kaygan, güvenilmez (kişi)sour ekşi, bozuk (ilişki/süt)spacecraft uzay aracıspherical küresel, top şeklindespy on gizlice gözetlemek, casusluk yapm…stainless paslanmaz (çelik); lekesizstaircase merdiven, merdiven boşluğusting arı sokması, iğne, sızı · sokmak…stroll gezinmek, ağır ağır yürümek, tur…self-conscious çekingen, kendinin farkında olan,…sew dikiş dikmekshortcoming kusur, eksiklik, zaafshovel kürek · küremeksituate yerleştirmek, konumlandırmakskate paten yapmak, kaymaksoft drink alkolsüz içecek, meşrubatspontaneously kendiliğinden, spontane bir şekil…staggering şaşırtıcı, sersemletici, inanılma…sterile kısır, verimsiz, steril (mikropsu…subsidize mali destek sağlamak, sübvanse et…subtly hafifçe, inceden inceye, ustacaspeculative tahmine dayalı, kurgusal, speküla…scent koku, esansscrap hurdaya çıkarmak, vazgeçmek, çöpe…self-defence meşru müdafaa, kendini savunmasend for çağırtmak, getirtmeksiege kuşatma · kuşatma (fiil hali: lay…stale bayat, eskimiş, havasızstall tezgah, reyon; (motor) durma · oy…statesman devlet adamıstubbornly inatla, inatçı bir şekildescrutinize ince eleyip sık dokumak, dikkatle…seizure nöbet (havale), el koyma, zapt et…smell of ... gibi kokmak, ... kokusuna sah…space for yer açmak, boşluk bırakmakspaceship uzay gemisistagnant durgun (su/ekonomi), hareketsiz,…stark çıplak, yalın; (fark) keskin, bar…statute kanun, yasa, tüzüksubconscious bilinçaltısubtlety incelik, nüans, gizliliksusceptible hassas, kolay etkilenensanctuary sığınak, barınak, koruma alanı, m…shatter paramparça etmek/olmak, mahvetmekskim göz gezdirmek, (sıvı üstünden) sı…slender ince, narin, zayıf (ihtimal)superstition batıl inanç, hurafesupremely son derece, fevkalade, adamakıllıshave tıraş olmak/etmek; (fiyat/miktar)…shepherd çoban; yol göstermek, gütmeksip yudumlamak; yudumskinny cılız, çok zayıf, sıskaskull kafatasısnail salyangozsporadic tek tük, ara sıra olan, düzensizstink pis kokmak, kötü kokmakstitch dikişstrap kayış; kayışla bağlamaksubstantiate kanıtlamak, doğrulamak, temellend…sweetheart sevgili, canansacred to ...için kutsal, mukaddessizable oldukça büyük, hatırı sayılır, cü…sober ayık (sarhoş olmayan), ağırbaşlı,…spectacle görsel şölen, manzara, ilginç gör…spectacularly muhteşem bir şekilde, olağanüstü…satire hiciv, taşlamascorn küçümsemek, hor görmek, aşağılamakscramble karıştırmak, güçlükle tırmanmak,…second desteklemek (önergeyi), yardımcı…serene sakin, huzurlu, dinginsoothe yatıştırmak, dindirmek (acı), sak…specimen numune, örnek (tahlil/inceleme iç…stagger sendelercesine yürümek; şaşırtmak…starry yıldızlıstride uzun adımlarla yürümek; (mecazi)…submissive itaatkar, boyun eğen, pasifsuffice yeterli olmak, yetmeksuggestive imalı, çağrıştıran, düşündürücüsummon resmi olarak çağırmak, celp etmeksupremacy üstünlük, egemenlik, hakimiyetsalvage kurtarmak (hurda/enkaz vb.), ziya…saddle eyer, semer · eyer vurmak, (birin…scenic manzaralı, güzel manzarası olanscout izci, keşif yapmak, yetenek avcısısculptor heykeltıraşshaky titrek, sarsak, güvenilmez, salla…shuttle mekik, servis aracı; mekik dokuma…slang argo, sokak ağzısmash parçalamak, paramparça etmek, çar…soak suda bekletmek, sırılsıklam etmek…solidly sağlam bir şekilde, tamamensunken batık, çöküksupersonic sesten hızlı, süpersonikswamp bataklık · yağdırmak, (işe/talebe…sweeten tatlandırmak, (teklifi) cazip hal…superstitious batıl inançlısneak gizlice girmek/çıkmak, sinsi hare…souvenir hediyelik eşya, hatırasparkle ışıldamak, parıldamak, saçılmakswarm sürü, yığın · üşüşmek, sürü halin…screwdriver tornavidasegregation ayrımcılık, tecrit, ayırmasemantic anlamsal, anlama aitsovereignty egemenlik, hakimiyetsparse seyrek, az, kıtstagnation durgunluk, duraklama (ekonomik)stepmother üvey annesuperficially yüzeysel olarak, görünüştesupposition varsayım, zannetmesusceptible to duyarlı, hassas, yatkın (hastalığ…scold azarlamak, paylamakshuffle (kağıt) karıştırmak, ayak sürümekslack gevşek, durgun (iş/ticaret), ilgi…sprain burkmak, incitmek (bilek vb.)stiffen katılaşmak, sertleşmek, gerginleş…suffocate boğulmak, boğmak, havasız kalmaksolicit talep etmek, ısrarla istemek (yar…scarlet kızıl, parlak kırmızısmoky dumanlı, islistarch nişastastifle boğmak, bastırmak (duygu/gelişim)…stylishly şık bir şekildeslanted yanlı, taraflı, eğimlismuggle kaçakçılık yapmak, gizlice sokmakstereotyped basmakalıp, klişeleşmişstipulate şart koşmak, sözleşmede belirtmeksarcastically alaycı bir şekilde, iğneleyici bi…self-evident apaçık, aşikâr, kanıt gerektirmey…slash büyük oranda düşürmek (fiyat/bütç…slaughter katletmek, (hayvan) kesmek/boğazl…solitude yalnızlık (huzurlu), inzivasplinter kıymık; parçalanmak, gruplara ayr…standstill durma noktası, tam durgunlukstationery kırtasiye malzemesistealth gizlilik, görünmezliksterilize kısırlaştırmak, sterilize etmekstimulant uyarıcı (madde) · canlandırıcı, t…strikingly çarpıcı bir biçimde, göze çarpan…subterranean yeraltı, yerin altındakisufficiency yeterlilikshred parçalamak, kıymak, dilimlemek; (…sickly hastalıklı, solgun, sağlıksızsneeze hapşırmakstiffly sertçe, gergin bir şekildestretcher sedyeswear at küfretmek, sövmekslum gecekondu mahallesi, harabe semtsniff burnunu çekmek, koklamakseedless çekirdeksizsheer saf, katıksız, dimdik (uçurum), i…shun sakınmak, kaçınmak, dışlamakskeptically şüpheyle, kuşkuylasplendor ihtişam, görkem, saltanatspoonful bir kaşık dolususporty sportif, spor (tarz)subside hafiflemek, yatışmak, (toprak/bin…subsistence geçim, boğaz tokluğu, hayatta kal…sugar cane şeker kamışıswimsuit mayosaviour kurtarıcıseep sızmak, süzülmeksermon vaaz, hutbe; (bıktırıcı) ahlak de…shield against korumak, siper olmak; kalkansmuggler kaçakçıstandby hazırda bekleme, yedeksternly sertçe, ciddi bir şekildestrangle boğmak, boğarak öldürmek, (gelişi…studious çalışkan, okumayı seven, özenlisupple esnek, yumuşakscorpion akrepscrupulous titiz, vicdanlı, kılı kırk yaranshotgun av tüfeğistipulation koşul, şart, kayıtstrenuous yorucu, ağır, büyük gayret gerekt…superfluous gereksiz, fazlalık, lüzumsuzsusceptibility duyarlılık, yatkınlık, hassasiyetsoluble çözünebilir, suda eriyen, çözümle…stunningly şaşırtıcı derecede, büyüleyici bi…sect tarikat, mezhep, grupseduce baştan çıkarmak, ayartmak, kandır…seductive baştan çıkarıcı, cazibeli, çekicishowy gösterişli, dikkat çekici, şatafa…slashed kesilmiş, indirilmiş (fiyat)sleek şık, düzgün, parlak, gösterişlismack tokatlamak, şaplak atmak, çarpmaksolicitor avukat, hukuk danışmanıstammer kekelemekstunt büyümesini engellemek, durdurmak;…swerve yoldan çıkmak, aniden kırmak (dir…snore horlamaksolvent çözücü (kimya), borcunu ödeyebile…sergeant çavuşskyline şehir silueti, ufuk çizgisisteamy buharlı, nemli, (mecazi) erotiksecrete salgılamak, saklamak, gizlemeksecretion salgı, salgılamasly sinsi, kurnazsterilization kısırlaştırma, sterilizasyon (mik…surmount üstesinden gelmek, aşmaksmear lekelemek, (iftira) atmak, bulaşt…sparingly idareli şekilde, tutumlu bir biçi…scalp kafa derisi, karaborsada bilet sa…singly birer birer, tek başınaspeck zerre, benek, leke, toz tanesisquirt fışkırmak, fışkırtmakstockbroker borsa simsarı, borsacıstifling boğucu, bunaltıcıspiteful kindar, hınçlı, kötü niyetlisporadically ara sıra, düzensiz aralıklarlasaline tuzlu, tuz içerenscaffold yapı iskelesi, darağacısedative yatıştırıcı, sakinleştiriciseduction baştan çıkarma, ayartma, cazibesenile bunak, yaşlılığa bağlı zihinsel g…sensationally olağanüstü bir şekilde, sansasyon…senselessly anlamsızca, mantıksızca, boşu boş…sentimentally duygusal bir şekilde, hissi olarakserpent yılan (özellikle mitolojik/büyük)…simmer kısık ateşte pişmek/pişirmek; (öf…sling fırlatmak, asmak (boyna/omza)snobbish züppe, burnu havadastampede izdiham, panik halinde kaçışmastout iri kıyım, yapılı, sağlamsurcharge ek ücret, ilave vergiswarm with ile dolmak, kaynamaksustenance gıda, besin, geçim kaynağıslacken gevşemek, yavaşlamak, hız kesmeksieve elek, süzgeç; elemekspontaneity doğallık, kendiliğinden olma halisatirize hicvetmek, taşlamak, yermeksavagery vahşet, barbarlık, acımasızlıkscornfully hor görerek, küçümseyerekseclusion inziva, gözden uzak olma, tecritsmother boğmak (havasız bırakarak), bastı…sneer dudak bükmek, küçümseyerek bakmak…speculatively tahmine dayalı olarak, risk alarakstealthily gizlice, sinsice, fark ettirmedenstealthy gizli, sinsi, göze çarpmayanstoop eğilmek, kambur durmak; (mecazi)…subsist hayatta kalmak, (kıt kanaat) geçi…suggestively imalı bir şekilde, anlamlıcasnappy çabuk, şık, ters/huysuzsnort burnundan solumak, pıskırmak (öfk…scarily korkunç bir şekilde, ürkütücü der…sentry nöbetçi, gözcüseptic mikroplu, iltihaplı, septiksledge kızaksmallpox çiçek hastalığıstillbirth ölü doğumspank şaplak atmak, poposuna vurmakstaunch sadık, sarsılmaz, kararlı (destek…steadfastly sebatla, istikrarla, kararlılıklasubversion yıkıcılık, düzeni bozma, devirmesnooze şekerleme yapmak, uyuklamak, (ala…salutary faydalı (genelde nahoş bir olayda…scorch kavurmak, hafifçe yakmak, kurutmaksensually duyusal olarak, bedensel hazlashakily titrek bir şekilde, güvensizceshear (yün) kırkmak, kesmek; (fizik) ma…silt alüvyon, tortu, milskirmish çatışma, arbede, ufak çaplı çarpı…slyly sinsice, kurnazcasoberly ciddiyetle, ağırbaşlılıkla, ayık…sourly huysuzca, ters bir şekildestash zulalamak, gizlice saklamakstatically statik olarak, durağan bir şekildesulky asık suratlı, somurtkan, küskünsacredly kutsal bir şekilde, büyük bir sad…salivate tükürük salgılamak, ağzı sulanmaksloppily özensizce, baştan savmasoothingly yatıştırıcı bir şekilde, sakinleş…seasickness deniz tutmasıshroud örtmek, gizlemek; kefensolemnly ciddiyetle, resmiyetleseclude soyutlamak, eve kapatmak, toplumd…serenely sakince, huzur içindeshrewdly kurnazca, zekice, ferasetlesloth tembellik, uyuşukluksnobbery züppelik, üstten bakmaspaciously genişçe, ferah bir şekildesturdily sağlam bir şekilde, güçlücesuperbly mükemmel bir şekilde, harikuladesordid sefil, iğrenç, aşağılık (ahlaki v…spatter sıçratmak, serpiştirmekstrenuously gayretle, şiddetle, enerjiylesmugly kendini beğenmişçesine, böbürlene…scoundrel alçak, düzenbaz, sahtekarsecession ayrılma (birlikten/devletten), ko…senility bunama, yaşlılık acizliğispitefully kinle, nispet yaparcasınasullenly somurtkan bir şekilde, asık surat…summarily özetle, derhal, usulüne bakmadanspotlessly tertemiz bir şekilde, lekesizcesomberly ağırbaşlılıkla, hüzünlü bir şekil…servitude kölelik, esaret, boyunduruksqualid pis, bakımsız, sefil (yer)stymie engellemek, taş koymak, sekteye u…suggestible telkine açık, kolay etkilenenspasmodic düzensiz, kesik kesik, nöbet hali…staunchly kararlılıkla, sarsılmaz bir şekil…sedately ağırbaşlılıkla, sakince, durulmuş…sheepishly mahcup bir şekilde, utana sıkılasuperintend yönetmek, nezaret etmek, kontrol…shimmery parıldayan, titrek ışıklısqueamish midesi çabuk bulanan, hassas, çıt…snigger kıs kıs gülmek, bıyık altından gü…snobbishly züppecespendthrift müsrif, savurgan (kişi)superlatively en üstün derecede, fevkaladestupefy sersemletmek, aptallaştırmak, şaş…scamper küçük adımlarla koşuşturmak, kaçı…scrabble eşelemek, tırmalamak, yoklamakspasmodically düzensizce, aralıklarlaswagger böbürlenerek yürümek, caka satmaksagacious bilge, ferasetli, zekistirringly heyecan verici bir şekilde, duyga…surreptitious gizli, el altından yapılansqualidly sefilce, pis bir haldesublimely mükemmel bir şekilde, yücelikle,…surreptitiously gizlice, hissettirmedensuavely nazikçe, tatlı dille, kibarca (ge…saucily arsızca, cilveli bir şekildesassily küstahça, şımarıkça, laf ebesi gi…spryly çevik bir şekilde, canlılıkla (ge…spinelessly korkakça, iradesiz bir şekilde, o…
T 11
try to çabalamak, denemek, gayret etmektube tüp, boru, metro (Londra)tutor özel ders vermek, eğitmektumble yuvarlanmak, düşmek, tepe taklak…tug kuvvetle çekmek, asılmak, sürükle…two-faced ikiyüzlü, samimiyetsiz, riyakartwo-fold iki kat, iki yönlü, iki mislitwitter cıvıldamak (kuş), heyecanla konuş…tumultuous çalkantılı, gürültülü, fırtınalı…tuneful ezgili, kulağa hoş gelen, ahenklitawny esmer, kumral, sarımsı kahverengi
U 130
usual olağan, alışılagelen, normalunable yapamaz, gücü yetmez, acizuniversal evrensel, genelunlikely olasılığı düşük, pek muhtemel olm…upset üzmek, altüst etmek, (planı) bozm…urge teşvik etmek, ısrar etmek, (isim)…up-to-date güncel, modern, zamana uygunuse as ... olarak kullanmakuseful for ... için yararlı, ... için faydalıunderlying altında yatan, temel, asılunfamiliar tanıdık olmayan, yabancı, alışılm…unbearable dayanılmaz, çekilmezuncommon nadir, alışılmadık, olağandışıuncover ortaya çıkarmak, ifşa etmek, keşf…unexpectedly beklenmedik bir anda, umulmadık ş…utility fayda, yarar, kamu hizmeti (elekt…undermine zayıflatmak, baltalamak, altını o…urbanization kentleşme, şehirleşmeundo geri almak (yapılanı), çözmek, bo…unavoidable kaçınılmaz, zorunluuphold desteklemek, sürdürmek, (hukuk) o…uneven engebeli, düz olmayan, istikrarsı…undress soyunmak, giysilerini çıkarmakunified birleşmiş, bütünleşmiş, ortakunjust adaletsiz, haksızutterly tamamen, bütünüyle, külliyenunnecessarily gereksiz yere, boşunaunwise akılsızca, mantıksız, sakıncalıunauthorized yetkisiz, izinsizunify birleştirmek, bütünleştirmekunfairly haksız yere, adil olmayan bir şek…unfavorable olumsuz, elverişsiz, tersuninterrupted kesintisiz, aralıksızunlawful yasadışı, kanunsuzunload boşaltmak (yük), yükünü hafifletm…unsettled belirsiz, karara bağlanmamış, yer…unwelcome istenmeyen, hoşa gitmeyen, davets…utter tam, mutlak, katıksız · söylemek,…unfit uygun olmayan, formsuz, elverişsizundeniable inkar edilemez, yadsınamaz, kesinunification birleşme, birleştirme, bütünleşmeunderlie altında yatmak, temelini oluşturm…unbearably dayanılmaz bir şekildeupright dik, dürüst, namusluunsteady istikrarsız, titrek, dengesizunanimous oybirliğiyle alınmış, hemfikirunilateral tek taraflı (karar vb.)unplug fişten çekmek, prizden çıkarmakuniformly yeknesak bir şekilde, eşit olarak…unintentional kasıtsız, istemeden yapılanurbanize kentleşmek, kentleştirmek, şehirl…undesirable istenmeyen, arzu edilmeyen, sakın…underweight normalin altında kilolu, zayıfurine idrarunconcerned ilgisiz, kayıtsız, umursamazunintentionally istemeden, kazara, sehvenunfaithful sadakatsiz, vefasızunleash serbest bırakmak, salmak (öfke/gü…utmost azami, en üstün, en son dereceunconditionally kayıtsız şartsız, koşulsuz olarakunforeseen öngörülmemiş, beklenmedikuniformity tekdüzelik, aynılık, benzerlik, i…unevenly eşit olmayan bir şekilde, dengesi…ungrateful nankör, iyilik bilmezundue aşırı, gereksiz, yersiz, haksızunravel çözmek (sırrı), sökülmek (örgü),…uncommonly olağanüstü derecede, nadirenundivided bölünmemiş, tam (dikkat/ilgi)uneasily huzursuzca, tedirgin bir şekildeunresponsive tepkisiz, duyarsız, yanıt vermeyenunsettle tedirgin etmek, huzursuz etmek, d…uproar kargaşa, gürültü patırtı, infialundisputed tartışmasız, itirazsız, kesinunquestionable tartışmasız, kesin, şüphe götürmezutterance ifade, söz, söylem, telaffuzunripe olgunlaşmamış, hamunderstate olduğundan az göstermek, hafife a…unduly gereğinden fazla, aşırı derecedeunwavering sarsılmaz, tereddütsüz, kararlıunambiguously net bir şekilde, açıkça, şüpheye…utilitarian faydacı, işlevsel, pratikunaided yardımsız, tek başına, çıplak (gö…uppermost en üstteki, en önemli, başta gelenunfashionable modası geçmiş, demodeuntamed ehlileştirilmemiş, yabani, vahşiurinate idrar yapmak, işemekunrestrained dizginlenemeyen, kontrolsüz, serb…unequivocal net, açık, tartışmasız, kesinunderrate küçümsemek, hafife almakuncanny tekinsiz, esrarengiz, garip (doğa…unwittingly istemeden, farkında olmadan, bilm…undying ölümsüz, ebedi, bitmez tükenmezuncommitted bağlanmamış, tarafsız, kararsızunceasing arkası kesilmeyen, sürekli, aralı…unclaimed sahibi çıkmamış, talep edilmemiş,…unequivocally kesin olarak, açıkça, net bir biç…untruthful gerçeği yansıtmayan, asılsız, yal…upwardly yukarıya doğru, artan şekildeunbecoming yakışıksız, uygunsuzunearthly dünyevi olmayan, tekinsiz, doğaüs…unsurpassed eşsiz, emsalsiz, rakipsizundaunted yılmamış, korkusuz, cesurunmerciful acımasız, merhametsizunscrupulous ahlaksız, ilkesiz, vicdansızunceasingly durmaksızın, sürekli olarakundignified haysiyet kırıcı, yakışıksız, onur…uneventfully olaysız bir şekilde, sakinungainly hantal, sakar, biçimsizunhesitatingly tereddüt etmeden, duraksamadanunreservedly çekinmeden, açık yüreklilikle, ka…unsavory hoş olmayan, ahlaka aykırı, tatsızunwary tedbirsiz, dikkatsiz, gafil, temk…unimpressively etkileyici olmayan bir şekilde, s…unrighteous adil olmayan, günahkar, haksızunaccountably açıklanamaz bir şekilde, sebepsiz…untenable savunulamaz, sürdürülemez (tez/du…ungraciously kabaca, nezaketsizceunabridged kısaltılmamış (kitap/metin), tam…unwaveringly kararlılıkla, hiç tereddüt etmedenuncouth kaba, görgüsüz, yontulmamışunseemly yakışıksız, uygunsuz, göze hoş ge…unflinchingly gözünü kırpmadan, cesurca, teredd…unerringly şaşmaz bir şekilde, hatasızcaunrestrainedly kontrolsüzce, frenlenemez bir şek…untarnished lekelenmemiş, temiz, şaibesizunshakably sarsılmaz bir şekilde, kesin olar…unfathomably akıl sır ermez bir şekilde, anlaş…urbanely kibarca, nazikçe, görgülü bir şek…unassailably tartışılmaz bir şekilde, itiraz e…unstintingly cömertçe, esirgemeden, bol bol
V 115
variety çeşitlilik, tür, çeşitvacation tatil, izinvariable değişkenvehicle araç, taşıt, (iletişim vb.) vasıtavisual görselvary değişmek, farklılık göstermek, çe…vast muazzam, çok geniş, uçsuz bucaksı…victory zafer, galibiyetvague muğlak, belirsiz, net olmayanviolate ihlal etmek, çiğnemekvalidate doğrulamak, geçerli kılmak, onayl…validity geçerlilik, doğruluk, hükümvirtually hemen hemen, neredeyse, sanal ola…vote for oy vermek, seçmekvaccine aşıvertical dikey, düşeyviewpoint bakış açısı, görüş noktasıventure girişim, teşebbüs, ticari risk ·…violation ihlal, çiğnemeviewer izleyici, seyircivaguely hayal meyal, belirsiz bir şekildevulnerable savunmasız, hassas, kırılganvanish gözden kaybolmak, ortadan kaybolm…voluntarily gönüllü olarak, kendi isteğiylevacant boş, münhal (kadro), açıkvulnerability savunmasızlık, güvenlik açığı, ha…viable uygulanabilir, yaşayabilir, geçer…vacuum boşluk, vakum, havasız ortamveteran kıdemli, gazi, emektarvaccination aşılamavendor satıcı, tedarikçi, sağlayıcıvisualize gözünde canlandırmak, hayal etmekvegetation bitki örtüsüvessel gemi, damar, kapvirtue erdem, fazilet, meziyetvelocity hız, süratvibrant canlı, hareketli, enerjikvacancy boşluk, açık kadro, boş odavaccinate against ...e karşı aşılamakvibrate titreşmek, titremekventilation havalandırmavocational meslekivelvet kadifevirgin bakire, el değmemiş, safvomit kusmakverdict hüküm, karar, jüri kararıvicinity civar, çevre, yakınlıkvoid geçersiz, boşluk, hükümsüzveil peçe, duvak, örtü · gizlemek, ört…vice yardımcı, vekil · kötü alışkanlık…voyage deniz yolculuğu, uzun seferventilate havalandırmakvest yelek, (yetki) vermekvillain kötü adam, hain, suçluvisibility görüş mesafesi, görünürlükvitality canlılık, dirilik, yaşam gücüvividly canlı bir şekilde, net olarakvagueness muğlaklık, belirsizlikvanity kibir, beyhudelik, gösterişvigorously gayretle, enerjik bir şekilde, şi…virtuous erdemli, namuslu, faziletlivocation meslek, uğraş, (içten gelen) çağrıvacate boşaltmak, tahliye etmekvolatility değişkenlik, istikrarsızlık, uçuc…vow yemin etmek, ant içmekvoucher fiş, kupon, harcama belgesivinegar sirkevitally hayati derecede, çok önemli şekil…vengeance intikam, öçvigilant uyanık, tetikte, ihtiyatlıvandalism vandallık, kamu malına zarar vermevintage seçkin, klasik, eski (dönem)vineyard üzüm bağıvigilance uyanıklık, tetikte olma, ihtiyatvulture akbabavaporize buharlaşmak, buharlaştırmakvenomous zehirli (hayvan), kinci, niyetlivoid of yoksun, -den mahrumvandal vandal, kamu malına zarar veren k…veranda veranda, balkon, taraçavex canını sıkmak, küstürmek, uğraştı…viciously acımasızca, vahşice, şiddetlevehemently şiddetle, hiddetle, hararetlevenerable saygıdeğer, muhterem (yaş/makam g…vainly beyhude, boşuna, nafilevarnish cilalamak, verniklemekverbalize dile getirmek, sözle ifade etmekverbose laf kalabalığı yapan, çok söz kul…vertebra omurvacantly boş boş, anlamsızcavaliantly yiğitçe, kahramanca, cesurcavanquish mağlup etmek, yenmek, hakkından g…veritable gerçek, tam bir (vurgu amaçlı)vile aşağılık, iğrenç, bayağıvindicate aklamak, doğrulamak, haklı çıkarm…voracious obur, doyumsuz, çok heveslivulgarly kabaca, bayağı bir şekildevenerate derin saygı duymak, kutsamak, yüc…vindication aklanma, haklı çıkma, doğrulamavirtuously erdemlicevulnerably savunmasızcavalor yiğitlik, kahramanlık, cesaretvendetta kan davası, kin gütmevacillate bocalamak, kararsız kalmak, salla…vehemence şiddet, hiddet, coşkuviscous ağdalı, yapışkan, kıvamlıvicarious başkası yerine yaşanan, vekaleten…venous toplardamarla ilgili, kirli kan t…vacillation kararsızlık, bocalama, tereddütvicariously başkası aracılığıyla, vekaletenvilely rezilce, alçakçavivaciously neşeyle, hayat dolu bir şekildevoraciously oburca, doyumsuzcavacuously boş bir şekilde, anlamsızca, apta…valediction veda, veda konuşması
W 124
wait beklemekwarn uyarmak, ikaz etmekwarning uyarı, ikazwide geniş, kapsamlıwaste israf etmek, boşa harcamak, atıkwage ücret, maaş (genelde saatlik/haft…wave dalga · el sallamak, (bayrak) dal…wheel tekerlek, çark, direksiyon · çevi…weakness zayıflık, güçsüzlük, kusurwithdraw para çekmek, geri çekmek, (sözünü…worth değer, kıymet; -e değerworry about endişelenmek, kaygılanmakwonder merak etmek, şaşmak, mucizewing kanat, (bina) ek bölüm, (siyasi)…workshop atölye, çalıştaywaist belwithdrawal geri çekilme, para çekme, yoksunl…wound yara, yaralamakwiden genişletmek, genişlemekwarranty garantiwillingness isteklilik, gönüllülükwisdom bilgelik, hikmet, akılwithdraw from çekilmek (bir yerden/anlaşmadan),…workforce iş gücü, çalışanlarwarehouse depo, ambarwidth genişlik, enwipe silmek, kurulamak, yok etmekwhale balinawander aylak aylak dolaşmak, gezinmekwarmth sıcaklık, samimiyetworkload iş yüküwheat buğdaywish for dilemek, istemek, ummakwind sarmak, kurmak, dolamak, (yol) kı…worsen kötüleşmek, kötüleştirmekwatch for kollamak, (bir şeyi) gözlemekwidow dul kadınwire tel, kablo, (eskiden) telgrafwarfare savaş, harp (yöntemi/türü)warrant gerektirmek, haklı çıkarmak, (ara…wildlife yaban hayatı, vahşi yaşamwaterfall şelale, çağlayanweary yorgun, bıkkın, usanmışweave dokumak, örmekwicked kötü, hain, ahlaksızworship ibadet etmek, tapmakworthy of layık, değerweed yabani otwooden ahşap, tahta, (davranış) tutuk/ca…waterproof su geçirmezwhistle ıslık çalmak, düdük çalmakworn yıpranmış, eskimiş, yorgunwalnut cevizwink göz kırpmakwool yünworthless değersiz, işe yaramazwreck enkaz, mahvetmek, kaza yapmakwitch cadıwhip kırbaç, (siyasette) parti yönetic…withhold alıkoymak, saklamak, vermemekwrinkle kırışıklık, buruşmakwax cilalamak, mum (sürmek), (ay) büy…witty hazırcevap, nüktedan, espriliworkable uygulanabilir, işlenebilir, pratikworldly dünyevi, maddiwrestle güreşmek, boğuşmak (sorunla)wrestling güreşwary temkinli, dikkatli, şüpheciweighty ağır, önemli, ciddiwholesale toptan, kitle halindewig perukwilderness yaban hayatı, ıssız bölge, el değ…wit ince zeka, nüktedanlık, akılwrecked kaza yapmış, mahvolmuş, harapwrinkled kırışık, buruşukwaive vazgeçmek (haktan), feragat etmek…warden müdür (hapishane/yurt), bekçi, ko…weakness for -e karşı zaafı olmak, dayanamamakwinding kıvrımlı, dolambaçlıwreckage enkaz, kalıntıwhiten beyazlatmak, ağartmakwidower dul erkekwither solmak, kurumak, zayıflamakwould-be sözde, aday, hevesli (ancak olama…watchman bekçi, nöbetçiwearily yorgun bir halde, bıkkınlıklawrestler güreşçiwetness ıslaklık, nemwhine sızlanmak, mızmızlanmak, (motor v…wickedly haince, kötü bir şekildewield kullanmak (güç/silah), elinde tut…windmill yel değirmeniwiper silecekwarp yamulmak, eğrilmek, (zaman/mekan)…willful kasıtlı, inatçı, bile bile yapılanworshipper ibadet eden kimse, tapanwakeful uyanık, uykusuzwatchfully dikkatle, tetikte durarakwiggle kıpırdatmak, oynatmak, sıyrılmakwoolly yünlü, (düşünce vb.) bulanık/beli…wordy sözü uzatan, çok kelime kullanan,…warily temkinli bir şekilde, ihtiyatlawean sütten kesmek, (bir alışkanlıktan…woe keder, elem, dertwoo kur yapmak, ikna etmeye çalışmak,…woody ağaçlı, odunsuwhimsical kaprisli, garip, düşselwhimper sızlanmak, inlemekwobbly sallanan, titrek, kararsızwoeful acıklı, kederli, çok kötüworthily hak ederek, layıkıylawatchtower gözetleme kulesiwillfully kasten, isteyerek, inatlawithering solduran, (bakış/eleştiri için) k…woefully acınacak halde, kederle, (miktar…whirlpool girdap, anaforwry çarpık, alaycı (ifade/gülüş)wrangle over üzerine tartışmak, çekişmekwretchedly perişan bir halde, berbat bir şek…wholesomely sağlıklı bir şekilde, yararlı ola…woodenly cansız bir şekilde, ruhsuzcaworshipfully saygıyla, taparcasınawaddle paytak paytak yürümekwaylay pusuya yatmak, yolunu kesmek
X 1
Y 9
youth gençlikyell bağırmak, haykırmakyacht yat, lüks tekneyawn esnemekyeast mayayoke boyunduruk, (mecazen) baskı/esaretyonder şuradaki, ötekiyearningly özlemle, hasretleyieldingly boyun eğerek, itaatkar bir şekilde
Z 8
zip fermuar, posta kodu, sıkıştırmak…zipper fermuarzeal şevk, gayret, heveszealous gayretli, ateşli, fanatikzap yok etmek, (silahla/elektrikle) v…zealously şevkle, büyük bir gayretlezestful zevkle dolu, enerjik, heveslizestfully zevkle, neşeyle
5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.