Bluff ne demek?
blöf, kandırmaca · blöf yapmak, kandırmak
Telaffuz /blʌf/ · okunuşu: blaf
Bluff ne demek? Bluff kelimesinin Türkçe anlamı: blöf, kandırmaca, blöf yapmak, kandırmak (isim).
2 farklı anlam / kullanım — hepsi aşağıda.
bluff kelimesinin Türkçe anlamını, örnek cümlesini ve ezberleme tekniğini YDS · YÖKDİL sınavlarına hazırlananlar için bir araya getirdik.
1. noun · isim
blöf, kandırmaca
Kelime Kartı
bluff — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
The general's threat to attack was just a bluff to confuse the enemy.
Generalin saldırma tehdidi, sadece düşmanın kafasını karıştırmak için bir blöftü.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (blaf) BU LAF (bluff) ile herkesi kandırıp KANDIRMACA (blöf) yaptı.
Karikatürle Öğren
Soldaki Bu el blöfüm inanılmaz cesurdu.
Sağdaki Çağırmalıydım!
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
call someone's bluff pure bluff
2. verb · fiil
blöf yapmak, kandırmak
Kelime Kartı
bluff — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
He managed to bluff his way through the exam despite not studying.
Ders çalışmamasına rağmen sınavı kandırmaca/blöf yoluyla geçmeyi başardı.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (blaf) Poker masasında 'BU LAF' (bluff) yenmez diyerek BLÖF YAPTI.
Karikatürle Öğren
Soldaki Bu pazarlığı blöfle geçireceğim.
Sağdaki B planı panik.
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
bluff one's way out bluff about something
Konu / Bağlam
strategy interpersonal
Bluff ile Bir Örnek Cümle Daha
I knew he wouldn't really resign, so I decided to call his bluff.
Gerçekten istifa etmeyeceğini biliyordum, bu yüzden blöfünü görmeye karar verdim.
Bluff Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de en sık 'call someone's bluff' (birinin blöfünü görmek, blöf yaptığını ispata zorlamak) deyimiyle çıkar. 'bluff one's way out of' = blöfle bir durumdan sıyrılmak. İsim 'pure bluff' = tam bir kandırmaca; ayrıca 'yamaç/uçurum' anlamı da vardır.
Psikoloji Konusundan Diğer Kelimeler
jealous kıskanç shoulder omuz; (yol) banket · (sor… envy kıskanmak, gıpta etmek ·… overwhelm bunaltmak, ezmek, (duygu/… subtle ince, hemen göze çarpmaya… burden yük, sorumluluk, külfet ·… conscience vicdan conscious of bilinçli, farkında content with memnun, hoşnut frustration hayal kırıklığı, hüsran,… irritate kızdırmak, sinirlendirmek… irritation kızgınlık, sinirlenme, ta… Tümü: Psikoloji →
5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.