Utter ne demek?
tam, mutlak, katıksız · söylemek, ifade etmek, ağzından kaçırmak
Telaffuz /ˈʌtɚ/ · okunuşu: átır
Utter ne demek? Utter kelimesinin Türkçe anlamı: tam, mutlak, katıksız, söylemek, ifade etmek, ağzından kaçırmak (sıfat).
2 farklı anlam / kullanım — hepsi aşağıda.
İngilizce utter kelimesi, YDS ve YÖKDİL hazırlığında öğrenmen gereken akademik kelimeler arasında yer alır.
1. adjective · sıfat
tam, mutlak, katıksız
Kelime Kartı
utter — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
The project was an utter failure from the very beginning.
Proje daha en başından tam bir fiyaskoydu.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (atır) Odanın hali TAM ve KATIKSIZ bir AT AHIRI (utter) gibiydi.
Karikatürle Öğren
Soldaki Odan tam bir karmaşa içinde!
Sağdaki Söz, bugün toparlayacağım.
Eş Anlamlılar
complete total absolute sheer
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
utter chaos utter nonsense utter despair
2. verb · fiil
söylemek, ifade etmek, ağzından kaçırmak
Kelime Kartı
utter — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
He was so shocked that he couldn't utter a single word.
O kadar şok olmuştu ki tek bir kelime bile söyleyemedi.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (atır) Sinirden ATAR yapıp ağzından kötü sözler SÖYLEMEYE ve İFADE ETMEYE başladı.
Karikatürle Öğren
Soldaki O kadar gerginim ki tek kelime söyleyemiyorum.
Sağdaki Acele etme, hiç telaş yok.
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
utter a word utter a sound
Utter ile Bir Örnek Cümle Daha
The room fell into utter silence the moment the verdict was read.
Karar okunduğu an oda mutlak bir sessizliğe gömüldü.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
partial
Utter Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
İki ayrı sözcük gibi davranır: fiil 'utter a word/sound' (ağzından söz çıkarmak) ve yalnızca isim önünde gelen mutlaklık sıfatı 'utter chaos/nonsense/despair'. Sıfat anlamı yüklem olamaz, derecelendirilemez.
Edebiyat Konusundan Diğer Kelimeler
audaciously cüretkârca, küstahça, ces… harbinger haberci, müjdeci, işaret amorous şehvetli, aşk dolu, sevda… avarice açgözlülük, para hırsı blandly yavan bir şekilde, ilgisi… anachronism tarih hatası, anakronizm… desolately kederli bir halde, perişa… entreat yalvarmak, istirham etmek… fancifully hayalperest bir şekilde,… morosely somurtkan bir şekilde, as… nonchalantly umursamazca, soğukkanlılı… wry çarpık, alaycı (ifade/gül… Tümü: Edebiyat →
5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.