Lift ne demek?
kaldırmak, yükseltmek; (yasağı) askıya almak · asansör; kaldırma; (arabayla) götürme
Telaffuz /lɪft/ · okunuşu: lift
Lift ne demek? Lift kelimesinin Türkçe anlamı: kaldırmak, yükseltmek; (yasağı) askıya almak, asansör; kaldırma; (arabayla) götürme (fiil).
2 farklı anlam / kullanım — hepsi aşağıda.
lift , YDS, YÖKDİL ve ALES sınavlarında sık karşına çıkan akademik İngilizce kelimelerden biridir.
1. verb · fiil
kaldırmak, yükseltmek; (yasağı) askıya almak
Kelime Kartı
lift — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
The government decided to lift the trade embargo on the country.
Hükümet, ülkeye uygulanan ticaret ambargosunu kaldırmaya karar verdi.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (lift) Vali, LİFT tamiri bitince asansör yasağını **KALDIRDI**.
Karikatürle Öğren
Soldaki Belediye başkanı yarın ticaret yasağını kaldıracak.
Sağdaki Sonunda, mallarımızı yine satabiliriz!
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
lift a ban lift weights lift spirits
2. noun · isim
asansör; kaldırma; (arabayla) götürme
Kelime Kartı
lift — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
Could you give me a lift to the station?
Beni istasyona (arabayla) bırakabilir misin?
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (lift) Halterci LİFini koparmamak için ağırlığı **ASANSÖR**le **KALDIRDI**.
Karikatürle Öğren
Soldaki Atla, seni eve bırakayım!
Sağdaki Aman, çok teşekkür ederim!
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
take the lift give someone a lift
Lift ile Bir Örnek Cümle Daha
The government finally lifted the travel restrictions imposed during the pandemic.
Hükümet salgın sırasında getirilen seyahat kısıtlamalarını sonunda kaldırdı.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Lift Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de en kritik anlamı 'lift a ban/sanction' (yasağı/yaptırımı kaldırmak) kalıbıdır; bu anlamda 'impose' (koymak) zıttıdır. 'give someone a lift' (birini arabayla bırakmak) deyimi de sınanır; İngilizce'de 'lift' asansör, Amerikan'da 'elevator'dur.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
raid baskın yapmak, akın etmek… sentence hüküm giydirmek, mahkum e… sue dava açmak, mahkemeye ver… eligible uygun, nitelikli, seçileb… render hale getirmek, sunmak, (h… contradictory çelişkili, tutarsız caution uyarmak, ihtar etmek certify onaylamak, tasdik etmek,… charge with suçlamak, ile görevlendir… clause madde (hukuk/anlaşma), cü… commute (ev ile iş arasında) gidi… gross brüt, iğrenç, çok kaba (h… Tümü: Hukuk →
5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.