Ana Sayfa › Kelime Listesi › burden
Burden ne demek?
yük, sorumluluk, külfet · yüklemek, sıkıntı vermek
Telaffuz /ˈbɝːdən/ · okunuşu: bördın
Burden ne demek? Burden kelimesinin Türkçe anlamı: yük, sorumluluk, külfet, yüklemek, sıkıntı vermek (isim).
2 farklı anlam / kullanım — hepsi aşağıda.
YDS ve YÖKDİL sınavlarında geçen akademik kelimelerden biri de burden; anlamı ve kullanımı aşağıda.
1. noun · isim
yük, sorumluluk, külfet
Kelime Kartı
Örnek Cümle
The financial burden of the project was too great for the company to handle alone.
Projenin mali yükü, şirketin tek başına kaldıramayacağı kadar büyüktü.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü
(bördın) Sırtındaki YÜK o kadar ağırdı ki acıdan BÖĞÜRDÜN.
Karikatürle Öğren
SoldakiÇocukları tek başına büyütmek büyük bir yük.
SağdakiYalnız değilsin canım.
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
heavy burdenbear the burden
2. verb · fiil
yüklemek, sıkıntı vermek
Kelime Kartı
Örnek Cümle
I don't want to burden you with my problems.
Seni sorunlarımla yüklemek (sıkmak) istemiyorum.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü
(bördın) Ona fazla sorumluluk YÜKLEyince adam BÖĞÜRmeye başladı.
Karikatürle Öğren
SoldakiSana daha fazla yük yüklemek istemiyorum.
SağdakiDaha fazlasını yaparım!
Eş Anlamlılar
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
burden withburdened by debt
Konu / Bağlam
Psikolojigeneral
Burden ile Bir Örnek Cümle Daha
The rising cost of healthcare places an enormous burden on low-income families.
Artan sağlık maliyetleri, düşük gelirli aileler üzerinde muazzam bir yük oluşturuyor.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
reliefeasecomfort
Burden Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de fiil kalıbı 'burden someone with something' (birine bir yük yüklemek) ve isim kalıpları 'bear/carry the burden' önemlidir. Hukuk metinlerindeki 'the burden of proof' (ispat yükü) terimine ve 'a burden on' edatına dikkat.
Psikoloji Konusundan Diğer Kelimeler
submissive itaatkar, boyun eğen, pas…suggestive imalı, çağrıştıran, düşün…bully zorba, kabadayı · zorbalı…gloomy karamsar, kasvetli, loşlight-hearted kaygısız, neşeli, tasasızmoody huysuz, aksi, değişken ru…adulthood yetişkinlik, erginlik çağıapathetic ilgisiz, kayıtsız, duygus…bolster güçlendirmek, desteklemek…bystander seyirci, olaya karışmadan…come to terms over/with uzlaşmak, (zor bir durumu…diffuse yaymak, dağıtmak; yayılmışTümü: Psikoloji →
5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.