Vice ne demek?
yardımcı, vekil · kötü alışkanlık, kusur, ahlaksızlık
Telaffuz /vaɪs/ · okunuşu: vays
Vice ne demek? Vice kelimesinin Türkçe anlamı: yardımcı, vekil, kötü alışkanlık, kusur, ahlaksızlık (sıfat).
2 farklı anlam / kullanım — hepsi aşağıda.
vice kelimesinin Türkçe anlamını, örnek cümlesini ve ezberleme tekniğini YDS · YÖKDİL sınavlarına hazırlananlar için bir araya getirdik.
1. adjective · sıfat
yardımcı, vekil
Kelime Kartı
vice — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
The Vice President took over when the President fell ill.
Başkan hastalandığında görevi Başkan Yardımcısı devraldı.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (vays) Başkan hastalanınca, 'VAY be, koltuk bana kaldı' diyen YARDIMCI hemen yerine geçti.
Karikatürle Öğren
Soldaki Teşekkürler, müdür yardımcımız çok kibar.
Sağdaki Bu ödülü hak ettin, aferin sana!
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
vice president vice chairman vice chancellor
2. noun · isim
kötü alışkanlık, kusur, ahlaksızlık
Kelime Kartı
vice — anlam, eş & zıt anlamlılar, kalıplar ve hafıza ipucu tek kartta. Büyüt 🔍
Örnek Cümle
Gambling was considered a serious vice in the 19th century.
Kumar, 19. yüzyılda ciddi bir kötü alışkanlık olarak kabul edilirdi.
Ezberleme Tekniği
🧠 Hafıza Köprüsü (vays) VAİZ efendi, cemaati kumar gibi KÖTÜ ALIŞKANLIKLARdan uzak durmaları için uyardı.
Karikatürle Öğren
Soldaki Kumar onun tek gerçek kötü alışkanlığıydı.
Sağdaki Ama onun kendisini mahvetmesine asla izin vermedi.
Kalıp Kullanımlar (Collocations)
vice squad inherent vice virtue and vice
Vice ile Bir Örnek Cümle Daha
He often said that smoking was his only real vice.
Sigaranın tek gerçek kötü alışkanlığı olduğunu sık sık söylerdi.
Zıt Anlamlılar (Antonyms)
Vice Kelimesinin YDS · YÖKDİL'de Kullanımı
YDS'de iki ayrı kullanım çıkar: isim 'vice' (kusur, kötü alışkanlık), klasik 'virtue and vice' karşıtlığında geçer; ön ek olarak 'vice-' ise 'vice president/chairman' gibi 'yardımcı/vekil' anlamı katar. İkisini bağlamdan ayırın.
Hukuk Konusundan Diğer Kelimeler
precedence öncelik, üstünlük repeal (yasa) yürürlükten kaldır… alibi mazeret, (hukukta) suç an… gag ağzını tıkamak, susturmak… inheritor mirasçı, varis mug gasp etmek, (sokakta) sal… antiquated modası geçmiş, köhne, çağ… emancipate özgürleştirmek, azat etme… impartial to yansız, tarafsız, adil implicate in bulaştırmak, (suça) karış… indictment iddianame, resmi suçlama,… perversion sapkınlık, saptırma, çarp… Tümü: Hukuk →
5000+ kelimeyi kalıcı öğren
Akıllı tekrar, quiz ve karikatürlerle YDS · YÖKDİL · ALES için tasarlandı. İlk 5 seviye ücretsiz.